HEMEN KADIN BEDENİ ÜZERİNDEN SİYASET YAPIYORLAR

CHP Kadın Kolları tarafından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Doğum Kontrol ile ilgili açıklamalarına yönelik Türkiye’nin 81 ilinde aynı anda basın açıklaması yapıldı. Edremit İlçe Kadın Kolları Başkanı Songül Toplamaoğlu, “Biz CHP’li kadınlar Cumhurbaşkanının “Doğuran kadın kadındır, doğuramayan yarımdır” sözünü şiddetle kınıyoruz” dedi.   Edremit ilçesinde CHP Edremit İlçe Kadınları Başkanı Songül Toplamaoğlu tarafından yapılan basın […]

HEMEN KADIN BEDENİ ÜZERİNDEN SİYASET YAPIYORLAR

CHP Kadın Kolları tarafından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Doğum Kontrol ile ilgili açıklamalarına yönelik Türkiye’nin 81 ilinde aynı anda basın açıklaması yapıldı. Edremit İlçe Kadın Kolları Başkanı Songül Toplamaoğlu, “Biz CHP’li kadınlar Cumhurbaşkanının “Doğuran kadın kadındır, doğuramayan yarımdır” sözünü şiddetle kınıyoruz” dedi.

 

Edremit ilçesinde CHP Edremit İlçe Kadınları Başkanı Songül Toplamaoğlu tarafından yapılan basın açıklamasında şöyle denildi;  Biz CHP’li kadınlar Cumhurbaşkanının “Doğuran kadın kadındır, doğuramayan yarımdır” sözünü şiddetle kınıyoruz. Anayasamızın 10.maddesi: ’’Herkes dil, ırk, renk, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ayrımı gözetmeksizin kanun önünde eşittir. Kadınlar ve Erkekler eşit haklara sahiptirler. Devlet bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar” demektedir. Ancak bu devlet kurumlarının en tepesinde bulunan eşitliği sağlamakla yükümlü olan kişinin kullandığı ayrıştırıcı, ötekileştirici dil kabul edilemez. İktidara geldiği günden beri AKP’nin kadınlarla ilgili uyguladığı politikalar; kadını tamamen günlük hayattan iş ve toplum hayatından soyutlamaya yönelik politikalardır. AKP hükümeti ne zaman gündem değiştirmek istese hemen kadın bedeni üzerinden siyaset yapmayı seçti. Kadına karşı yapılan her tür haksızlıkta hep kadını suçladı. Kadın bir yerde tacize veya tecavüze uğrasa, “ o kadının orada ne işi vardı, ya da o saatte orada ne işi vardı” diye sordu. Taciz ve tecavüzü yapanı hiç sorgulamadı. Biz Atatürk ve Cumhuriyet değerlerini benimsemiş kadınlar, kadın haklarını insan hakları olarak değerlendiren kadınlar; buna şaşırdık mı? Hayır! Çünkü AKP zihniyetine göre tecavüze uğrayan kadının recm edilerek öldürülmesi adaletin taa kendisi! Bu türlü bir zihniyetten “toplumsal cinsiyet eşitliğinden hareketle kadın-erkek eşitliğini beklememiz, zaten eşyanın tabiatına aykırı bir durum olur. Bu günlerde Cumhurbaşkanının Üniversite mezunu olmadığı, diplomasının olup olmadığı, basında ve Sosyal medyada daha çok sorgulanmaya, bu konuda davalar açılmaya başlayınca; cumhurbaşkanı her zamanki gibi kamuoyunun dikkatini başka tarafa çekmek adına, en bildiği şeyi yaptı. Kadınlara sataşmayı. Zira eğer diploması olsaydı:’’ Eeey üniversite diploması yok diyenler’’ diye sallaya sallaya gösterir, gözümüze sokardı. Eğer size birisi diplomanızı sorarsa normal olanı çıkarıp gösterirsiniz, şimdi bizim yaptığımız gibi. İşi mezun olduğumuz okula havale edip “ benim diplomamı bulupta gösteriver” demezsiniz. İşte Cumhurbaşkanı bu nedenden dolayı yine gündem değiştirme çabasında. Kadınları bölüyor; anne olanlar, anne olmayanlar diye. Bu bir kere anne olamayan kadınlarımıza karşı büyük saygısızlıktır. Sayın Cumhurbaşkanı 14 yıldır dillendirdiğiniz bu nefret söyleminden hala bıkmadınız mı? Yorulmadınız mı? Bir yanda “Ey Kahraman Türk Kadını! Sen yerlerde sürünmeye değil; omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın” diyen, kadının toplumsal yaşamın tam ortasında olmasını isteyen; Mustafa Kemal Atatürk, diğer yanda “Kadın-erkek eşit değildir fıtrata ters, çocuk yapmayan kadın yarımdır” diye kadınları aşağılayan bir cumhurbaşkanı ve zihniyeti… Siz bu söylemlerinizle ne kadar aşağılasanız da; kadını toplum dışına itip yok saymaya, kadını sadece cinsel bir obje olarak göstermeye çalışsanız da, biz kadınlar varız, nüfusun yarısıyız ve bu zihniyetle mücadele etmek için buradayız… Kadınlarla uğraşıp, toplumda nefret tohumları ekeceğinize, üzerinize düşeni yapıp, dışarıdan adeta bir iç savaş varmış gibi görünen ülkemizde; çözüm süreci ile zirveye tırmanan terörü engelleyerek, daha fazla anaların ağlamasına engel olun. Yine yüreğimiz yanıyor. Yine İstanbul’da terör saldırısı. Yine Mardin’de terör saldırısı ve sönen ocaklar, Şehitler…. Mekânları cennet, ruhları şad olsun. Hayatlarını kaybedenlerin anaları evlatlarını kaybederek asıl şimdi yarım kaldı, hatta yok oldu. Onları dünyaya getirerek  “yarım kadın olmadıklarını ispatlayan!” analarına Allah dayanma gücü ve sabır ver

Yorumlar

yorum