Yılmaz BÜYÜKERŞEN’NİN YENİDEN YARATTIĞI ESKİŞEHİR II

Bugünkü yazımda,  geçen hafta İpek Tur’la yaptığım Eskişehir gezisinin ikinci gününde görülen yerleri ve izlenimlerimi paylaşmaya devam edeceğim. İkinci gün hava sıcaktı ama insanı bunaltan bir sıcaklık yoktu. Bahara özgü, ılıman bir hava vardı.  Dolayısıyla, daha rahat hareket ediyorduk. Çok yeni, çok temiz ve rahat yatağa sahip bir otelde konakladık. Aynı otelde açık büfe olarak […]

Yılmaz BÜYÜKERŞEN’NİN YENİDEN YARATTIĞI ESKİŞEHİR II

Bugünkü yazımda,  geçen hafta İpek Tur’la yaptığım Eskişehir gezisinin ikinci gününde görülen yerleri ve izlenimlerimi paylaşmaya devam edeceğim.

İkinci gün hava sıcaktı ama insanı bunaltan bir sıcaklık yoktu. Bahara özgü, ılıman bir hava vardı.  Dolayısıyla, daha rahat hareket ediyorduk. Çok yeni, çok temiz ve rahat yatağa sahip bir otelde konakladık. Aynı otelde açık büfe olarak yapılan sabah kahvaltısından sonra Eskişehir’in merkezinden uzak Sazova bölgesinde Sazova bilim, kültür, sanat parkına gittik. Orada, önce Eti sualtı dünyası denen bir yere girdik. Çok büyük bir akvaryum vardı. Yürüyen merdivenle aşağıya indik. Sağlı sollu bölümlerden oluşan odalarda değişik balıkların sergilendiği bir yer. Girişten itibaren sağlı sollu 15-20 odadan sonra köpek balıklarının yüzdüğü ayrı bir akvaryuma geçtik. Üstümüzdeki camın içinde neredeyse başımıza değecek sayısız balığın yüzdüğünü görmek ilginçti. Oradan ayrılıp, aynı parkın içindeki Bilim deney merkezinin ve Uzay evinin önünden geçtik. Çünkü burada ancak önceden izin alıp gelen öğrenciler inceleme, eğitim ve deney çalışmaları yapabiliyorlardı.

Daha sonra Eskişehir’in yüksek bir yerinde kurulan Şelale Parkına gidildi. Geniş bir alana kurulan ve Eskişehir’in önemli bir kısmını yüksekten görecek şekilde düzenlenmiş; içinde büyük bir çay bahçesi, girişte sol tarafta suni bir şelale, sağ tarafta yel değirmeni, Donkişot heykeli yapılmış. Parkın şehre doğru tarafı ise ağaçlandırılmış, yeşillendirilmiş ve tamamı kullanılabilir hale getirilmiş. Bu haliyle Eskişehir için parklar şehri dense yeridir.

Öğle yemeği ve serbest zamandan sonra, teknelerle tur yapılır hale getirilmiş Porsuk çayına geçtik. Dışarıda kuyruk vardı. Tekneler 34 kişi alabiliyordu. Yarım saat bekledikten sonra sıra bize geldi. Yaklaşık 3 km’lik ve 18 dakikalık bir tekne turu yaptık. Porsuk çayının kenarları taşlarla örülmüş, üstüne demir parmaklıklar yapılmış ve kenarları yeşillendirilmiş. İstanbul’daki boğaz turu gibi olmuştu.

Zamanın nasıl geçtiğini anlamadık. Eskişehir’in yapay plajıyla ünlü Kentparkı’na gittik.  Ana yolun üzerindeydi. Yolun bir tarafında Eskişehirspor futbol Stadyumu vardı. Stadyum’un yanındaki otoparkı plaja araçlarıyla gelenlerde kullanabiliyordu. Yolun karşısındaki Kentpark’ın içinde bir köprü yapılmış.  Köprünün sağında ve solunda 200 metre uzunluğunda bir havuz ve havuzun çevresine Ayvalık’tan getirilen kumun serildiği bir yapay plaj oluşturulmuş. Havuzun çevresi ağaçlandırılmış ve yeşillendirilmişti. Bu güzel yeşilliğin içinde küçük ve şirin çay bahçeleri vardı.  Oldukça sessiz, sakin ve huzur verici bir yerdi.

Teşekkür ediyorum Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Yılmaz Büyükerşen. Adın unutulmazların içinde olacak çünkü Eskişehir’i yeni baştan yaratıp yaşanabilir bir kent haline getirdin.  Teşekkür ediyorum rehberimiz Bayram Özbal. Eskişehir’i bize gezdirdin, anlattın,  bilgilendirdin. Teşekkür ediyorum bu geziyi düzenleyen İpek Tur. Güzel Eskişehir’i gezdik, gördük, öğrendik …

 

 

Yorumlar

yorum