" />
kuşadası escort
bursa escort
ümraniye escort
escort izmir

YİNE KAN, YİNE GÖZYAŞI, YİNE PROVOKASYON

Öncelikle İstanbul Veznedar da ve Mardin Midyat da meydana gelen bombalı araç saldırılarında hayatını kaybeden şehitlerimize yüce Tanrıdan Rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. -11 Mayıs 2013 tarihinde Hatay ili Reyhanlı ilçesinde resmi rakamlara göre 52 kişinin hayatını kaybettiği, 146 kişinin de yaralandığı 2 bombalı araç saldırısı ile başlayan süreç, -06 Ocak 2015 de İstanbul Sultanahmet […]

YİNE KAN, YİNE GÖZYAŞI, YİNE PROVOKASYON

Öncelikle İstanbul Veznedar da ve Mardin Midyat da meydana gelen bombalı araç saldırılarında hayatını kaybeden şehitlerimize yüce Tanrıdan Rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.

-11 Mayıs 2013 tarihinde Hatay ili Reyhanlı ilçesinde resmi rakamlara göre 52 kişinin hayatını kaybettiği, 146 kişinin de yaralandığı 2 bombalı araç saldırısı ile başlayan süreç,

-06 Ocak 2015 de İstanbul Sultanahmet de bir IŞİD militanının elindeki el bombasını patlatmış 1 polis memuru şehit olmuş 1 polis ise yaralanmış.

-05 Haziran 2015 tarihinde Diyarbakır da HDP mitinginde patlama 4 kişi öldü 184 kişi yaralandı.

-20 Temmuz 2015 tarihinde Şanlıurfa Suruç’ta yaşanan patlamada üzerinde bomba yüklü olan şahıs, bir grup gencin yaptığı basın açıklamasında kendini patlattı. 34 kişinin öldüğü saldırıda 103 kişi de yaralandı.

-02 Ağustos 2015 tarihinde Ağrı Doğubayazıt’ta Karabulak Jandarma Karakol’una 2 ton bomba yüklü traktörle yapılan intihar saldırısında 2 asker şehit oldu, 24 kişi de yaralandı. Patlamada yüzlerce metre uzağa fırlayan parçaların isabet ettiği köylülerden hafif yaralananlar oldu.

-10 Ekim 2015 tarihinde Ankara Garı’nda Barış Mitingine  düzenlenen saldırı, Türkiye tarihinin en kanlı bombalı terör eylemi oldu. Hain saldırıda 103 kişi ölürken, 48’i ağır 238 kişi yaralandı. Türkiye günlerce bu saldırıyı konuştu.

-12 Ocak 2016 tarihinde Sultanahmet Meydanı’ndaki canlı bomba saldırısında 11 kişi öldü, 15 kişi de yaralandı.

-17 Şubat 2016 tarihinde Ankara’da Genelkurmay Başkanlığı, kuvvet komutanlıkları ve lojmanlarının bulunduğu Devlet Mahallesi’nde bomba yüklü araç trafik ışıklarında bekleyen servis araçlarının yakınında patladı. 28 kişinin öldüğü saldırıda 61 kişi yaralandı.

-13 Mart 2016 tarihinde Ankara Kızılay meydanında Güven parkta bomba yüklü araçla düzenlenen patlamada 34 kişi öldü 125 kişi yaralandı.

-31 Mart 2016 tarihinde Diyarbakır’da polis servis aracının geçişi sırasında bomba yüklü araçla saldırı düzenlendi. Olayda 7 polis şehit oldu, aralarında sivillerin de olduğu 27 kişi yaralandı.

-10 Mayıs 2016 tarihinde yine Diyarbakır da merkez Bağlar ilçesindeki Dicle Bulvarında Diyarbakır- Elazığ yolundaki 7. Kolordu’nun yakınlarında, PKK’ya yönelik düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 7 şüpheliyi hastaneye sağlık kontrolüne götüren zırhlı polis midibüsüne saldırı düzenlendi. Saldırıda 3 kişi öldü, 12’si polis 45 kişi yaralandı.

Bu örnekleri çoğaltabiliriz. AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana giderek artan terör olayları beraberinde hem şehitlerimizin hem de sivil halktan ölümlerin sayısını gün geçtikçe arttırmıştır. Sanki bir el ülkemizde Kürtler ve Türklerin aynı coğrafyada barış ve kardeşçe yaşamalarını engellemek için terörü tırmandırıyor. AKP iktidarı ile birlikte ülkenin yönetimi TBMM’sinden gizlenmeye başlamıştır. AKP iktidarı kendi içerisinde meclisi devre dışı bırakarak, önce Oslo’da terör örgütü PKK yöneticileri ile görüşmüş, ardından bugün asker ve polislerimizi şehit eden PKK militanlarını Habur’dan yollarına kırmızı halılar sererek ülkemize almıştır. Çadır mahkemeler kurup içeri aldığı PKK’lıları aklamıştır. PKK bu serbest ortamda sürekli tahkimat yapmış, silah ve cephane yığmış, yerleşim birimlerine mobese kameralar kurmuş, asker alma daireleri tesis etmiş, yerleşim birimlerinde tahkimatlarını güçlendirmiştir. TSK’nın PKK’nın bu faaliyetlerine karşı operasyon yapma istekleri maalesef geri çevrilmiştir.

AKP iktidarı ülkemizi bugün içinde bulunduğumuz karanlık girdaba sürüklerken, devamlı olarak muhalefeti özelliklede CHP’yi suçlamıştır. Oslo’da PKK yöneticileri ile görüştükleri CHP’liler tarafından gündeme taşınınca koro halinde “terör örgütüyle görüşen şerefsizdir” bunu ispat edemeyende şerefsizdir mealinde açıklamalar yapmaya başlamışlardır. Habur’dan PKK’lıları ülkemize aldıklarında da kendilerini sorgulayan ve halka şikayet eden CHP’lileri ülkede barış karşıtı olmakla suçlamışlardır. Açılım süreci denen pazarlıklar döneminde de İmralı’da terörist başı Öcalan ile görüştüklerinde CHP “Kürt sorununun çözüleceği ve görüşüleceği yer İmralı değil TBMM’sidir” dedikçe CHP’yi Kürt sorunu karşıtıymış gibi göstermeye, Ülkemizde barış ve kardeşliğin önünde engel olarak gösterme çabası içine girmişlerdir.

Şimdi ülke içinden çıkılamaz hale gelince, Fırat’ın doğusuna siviller serbestçe geçemez olunca, Doğu ve Güneydoğudan gelen Şehit sayısı arttıkça, zevahiri kurtarmak adına milliyetçi söylemlere başladılar. Sanki bizler “Biz her türlü milliyetçiliği, ayaklarının altına almış bir iktidarız.” sözünü, Şehitlerimize “Kelle” tabirini kullanarak “sayın Öcalan aldığı kellerin hesabını veriyor” sözlerini unutmuşuz gibi. 2016 yılının başından itibaren artan terör karşısında,7 Haziran seçimlerinden sonra tek başına iktidar olamayınca bana 400 milletvekili verseydiniz bunlar başınıza gelmezdi sözünü de unutmadık.

Son günlerde suçluluktan halk nezdinde kurtulmak için, medya desteği ile ülkenin bu hale gelmesinin müsebbibi olarak yine CHP’yi koro halinde suçlamaya başladılar. Şehit cenazeleri CHP genel başkanı sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nu protesto ve yuhalatma gayretkeşliğine sahne oluyor.

Son söz olarak “Yavuz hırsız ev sahibini bastırır” atasözümüzü bizlere hatırlatan bu davranışları bizler değil, sadece yandaşları alkışlıyor. Bizler biliyoruz ki Ülkemizin kurtuluşu, tekrar barış ve kardeşliğin tesisi ancak ve ancak AKP iktidarından kurtulmakla mümkündür. CHP genel başkanını yuhalayan ve protesto edenler önce Şehitlere “Kelle” diyenleri “biz her türlü milliyetçiliği, ayaklarının altına almış bir iktidarız” diyenleri bir protesto etsinler de görelim o cenazelerde hallerini.

İbrahim Kızıler

Yorumlar

yorum

Gazetemiz Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir. Köşe yazılarının ve reklamların sorumlulukları sahibine aittir.
© Tüm hakları saklıdır.