Şairhane; HİSARLI AHMET

Şairhanemizin bu haftaki konuğu; Hisarlı Ahmet (İnegöllüoğlu) A İstanbul Sen Bir Han Mısın Varan Yiğitleri Yudan Sen Misin Gelinleri Yarsız Goyan Sen Misin Gidip De Gelmeyen Yari Ben Neyleyim Vakitsiz Açılan Gülü Ben Neyleyim   Dizeleri ve farklı tavırları ile Türk Halk Müziğinde ayrı bir değer olan Hisarlı Ahmet’i oğlu Mustafa Hisarlı’dan dinliyoruz; “Babam 1908’de […]

Şairhane; HİSARLI AHMET

Şairhanemizin bu haftaki konuğu; Hisarlı Ahmet (İnegöllüoğlu)

hisarlı ahmet 2

A İstanbul Sen Bir Han Mısın

Varan Yiğitleri Yudan Sen Misin

Gelinleri Yarsız Goyan Sen Misin

Gidip De Gelmeyen Yari Ben Neyleyim

Vakitsiz Açılan Gülü Ben Neyleyim

 

Dizeleri ve farklı tavırları ile Türk Halk Müziğinde ayrı bir değer olan Hisarlı Ahmet’i oğlu Mustafa Hisarlı’dan dinliyoruz;

“Babam 1908’de KALE BALA denilen Kütahya ilinin çekirdeğini oluşturan Yukarı Hisar’ da dünyaya gelmiş. Ayşe Hanım ile yemenici Musa Bey’in ikinci çocuklarıdır. Çocukluğunu ve gençliğini babasının yanında geçirmiş.

Delikanlılık döneminde; gençlerin evlerde toplanarak eğlendikleri ve sohbet ettikleri GEZEK’lerde üç telli bağlama ile tanışmış. Müzik gibi uğraşların gençleri haylazlığa iteceği düşünülen o devirde babasından saklı üç kile buğdaya bir bağlama edinmiş. Dedem bunu görmüş kırmış, babam gene bunu almış, gene kırılmış ama böyle devam ederken de babam bağlamayı öğrenmiş.

Örf ve adetlerin yaşatıldığı, görgü kurallarının ve birlikte yaşamanın pekiştirildiği Gezekler de müzik oyun başladığında sohbet bırakılır, yeme içme durur, derlenip toparlanılır ve sessizce dinlenilir, seyredilirdi. Kurallara uymayanlara da hoş cezalar verilirdi. Zengince olana bedensel ceza verilir, uzak bir pınardan su getirmesi istenir. Yoksul gence de mesela bir tepsi baklava alma cezası verilirdi.

Genç kızların aynı tür toplantısına da KIZLAR İÇİ denir. Gençler ablalarından hayat hakkında bilgiler alır oynayıp eğlenirlerdi.

Askerlik çağına geldiğinde koltuk altına aldığı bağlaması ile kıt’aya teslim olan babam Topçu askeri olmuş. Burada klarnet çalmayı ve okuma yazmayı öğrenmiş. Askerlik dönüşü ve dedemin vefatı ailenin geçimini ona yüklemiş. Bu arada Hacer hanımla ile evlenmiş, ağabeyim Hüseyin; ablam Huriye ve ben dünyaya gelmişiz. Hisardan yeni gelişen şehre taşındık. Ekonomik durum babama meslek değiştirir. Kahvehane açar. Üç telli bağlama duvarda asılıdır, ünü yayılmıştır. Kahvehanesi âşıkların ve onu dinlemeye gelenlerin uğrak yeridir artık. Hevesli gençlere bile ders verir. Halk evleri kurulduğunda çalışmalarını burada da sürdürür.

Muzaffer Sarısözen ‘in daveti üzerine 1942’de ekip olarak Ankara radyosuna gidilmiş. Onun sazı ve sesindeki farklı üslup ve tavır üzerine radyoda kalması teklif edilmiş ve “Fincanın dibi noktalı ile Pembeli” türküleri derlenmiş.

Ailevi nedenlerle radyoda kalmayan babamın kahvehanesi Aşık Veysel, Aşık Davut Sulari gibi gezginci ozanların ve radyo sanatçılarının uğrak yeri olmuş. Bir konser için gelen Nida Tüfekçi, Yücel Paşmakçı ondaki değişik saz tavrı ve okuyuştaki kendine has hançereyi fark etmişler. Benim yüksek öğrenim için İstanbul’da olmam ve halk müziği camiasında çalışmamın da babamda ki tüm yöre türkülerin TRT repertuarına kazandırılmasında katkısı olmuş, türküler hemen hayata geçirilmiştir. Bu arada ibadetini de bırakmayan babam “Hacı” olduktan sonra “elini eteğini çek bu işlerden” diyenlere “Ben sazımla Rabbime sizden daha yakınım” derdi. Kendimi bildiğimden beri babamın alkollü içki kullanmadığını bilirim, sigarayı da bırakan babam nefesinin güçlü oluşu sayesinde türkü söylediğinde sesini civar köylerden bile duyulduğunu söyler, bununla övünürdü.

Halk destanlarını ezbere bilir, türkülerin kaybolması ve yozlaşması endişesiyle bunları bir kitapta toplama arzusunu da ne yazık ki sağlığında yerine getiremedi. Bu arzusunu ben ve torunu İsmail Pektaş 1995 yılında “Hisarlı Ahmet yorumu ile Kütahya Türküleri” adlı kitabı güral porselen’in sponsorluğunda yayımlayarak gerçekleştirebildik. Hisarlı Ahmet 4 Ocak 1984’de vefat etmiştir.”

Hisarlı Ahmet den alınan bazı türküleri;

YAĞMUR YAĞAR HER DERELER SEL ALIR

Yağmur Yağar Amanın Aman

Her Dereler Kadınım Sel Alır Ey

Gurbete Gidenin Yarin El Alır Ey

 

El Almazsa Amanın Aman

Yanar Yanar Kadınım Kül Olur Ey

Amandı Allah Aman Al Başımdan Sevdayı

Genç Yaşımda Aman Zindan Ettin Dünyayı

 

A İSTANBUL SEN BİR HAN MISIN

A İstanbul (Beyim Aman) Sen Bir Han Mısın

Varan Yiğitleri (De Beyler Aman) Yudan Sen Misin

Gelinleri Yarsız Goyan (Bi Danem) Sen Misin

Gidip De Gelmeyen (De Beyler Aman) Yari Ben Neyleyim

Vakitsiz Açılan (Da Beyler Aman) Gülü Ben Neyleyim

 

A İstanbul (Beyim Aman) Issız Kalası

Taşına Toprağına (Da Beyler Aman) Güller Dolası

O Da Bencileyin (Aman) Yarsız Galası

Gidip De Gelmeyen (De Beyler Aman) Yari Ben Neyleyim

Vakitsiz Açılan (Da Beyler Aman) Gülü Ben Neyleyim

 

KÜTAHYA’NIN PINARLARI

Kütahya’nın Pınarları Akışır,

Devriyeler Kol Kol Olmuş Bakışır.

Asalı’ya Çuha Şalvar Yakışır,

Aman Aman Vehbi Öyle De Böyle Olur Mu.

Ah Ben Ölürsem Dünya Sana Galır Mı.

 

Salın Gelip Musallaya Dayandı,

Gar Beyaz Vehbim Al Kanlara Boyandı.

Seni Vuran Oğlan Nasıl Dayandı,

Aman Aman Vehbi Öyle De Böyle Olur Mu.

Ah Ben Ölürsem Dünya Sana Galır Mı.

 

Yorumlar

yorum