“MÜJDENİN ADI; ALDATMACA”

          DİSK’e bağlı Tüm Emekliler Sendikası, 30 yıldan fazla çalışmış memurların ikramiye hakları ve Emeklilerin maaş aldıkları bankalardan Proromosyan beklentileri hakkındaki değerlendirmelerini basın açıklaması yaparak kamuoyu ile paylaştı. Tüm Emekliler Sendikası Edremit Şube Başkanı Özden Demirel tarafından yapılan yazılı açıklamada şu görüşlere yer verildi; Bilindiği üzere, 5502 Sayılı Kanunla Sosyal Güvenlik […]

“MÜJDENİN ADI; ALDATMACA”

 

 

 

 

 

DİSK’e bağlı Tüm Emekliler Sendikası, 30 yıldan fazla çalışmış memurların ikramiye hakları ve Emeklilerin maaş aldıkları bankalardan Proromosyan beklentileri hakkındaki değerlendirmelerini basın açıklaması yaparak kamuoyu ile paylaştı.

Tüm Emekliler Sendikası Edremit Şube Başkanı Özden Demirel tarafından yapılan yazılı açıklamada şu görüşlere yer verildi; Bilindiği üzere, 5502 Sayılı Kanunla Sosyal Güvenlik Kurumuna devredilen, 5434 Sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu’nun 89/4. maddesinde yazılı kuruma bağlı çalışanın emekliliğinde “verilecek emekli ikramiyesinin hesabında 30 fiili hizmet yılından fazla süreler dikkate alınmaz” ibaresi Anayasa Mahkemesince 25.12.2014 tarih ve Esas 2013/111 – karar 2014/195 sayılı kararıyla iptal edilmiş ve karar 07.01.2015 tarih ve 29229 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

Anayasa Mahkemesinin yukarıda yazılı kararı uyarınca ortaya çıkmış olan hukuki durum göz önüne alınıp, kurumdan emekli aylığı alanların, 30 yıl üzerindeki hizmet yıllarına ait emekli ikramiyeleri güncel değerleri üzerinden kendilerine ödenmesi gerekirken, bu yapılmadığı için, on binlerce, emekli ikramiyesinin ödenmesi talebiyle Sosyal Güvenlik Kurumuna başvurmuştur. Kurum ise Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye doğru işlemeyeceğine dair, Anayasanın 153. maddesini gerekçe göstermiş ve başvuruları geri çevirmiştir.

 

Kurumun haklı başvuruları geri çevirmesi üzerine, hak sahipleri tarafından açılan davaları karar bağlayan mahkemeler, SGK ve hükümetin itirazına rağmen emeklileri haklı buldular. Memur emeklilerinin dava sayısı 40 bini aşınca SGK’nın artan masrafların dikkat çekti ve en az 400 bin emeklinin de daha dava açacağı belirlendi. Bunun üzerine AKP hükümeti, kendini yasa çıkarmak zorunda hissetti ve Bakanlar Kurulu’nca hazırlanan bir kanun tasarısı TBMM’ye sevk edildi. Emekliye ikramiye müjdesi diye sunulan Kanun tasarısına göre; 30 yıldan fazla hizmet süresi olup da fazla süreler için emekli ikramiyesi almamış olanlara alamadıkları ikramiyeler verilecektir. Bunun için tasarının yasalaşması sonrasında 1 yıl içinde başvurmak yeterli olacak ve hesaplanacak ikramiyenin 7500 liraya kadar olan kısmı başvurudan itibaren 3 ay içinde, kalan kısmı ise faiziyle birlikte 2017 yılının aynı ayı içinde ödenecektir. Tasarıya göre; ikramiye farkı ödemeleri, emeklilerin görevden ayrıldıkları tarihteki katsayılar esas alınarak ödenecektir.

MÜJDENİN ADI BİR KEZ DAHA ALDATMACA;

Bu kanun düzenlemesi kamuoyuna emekli memurlara ikramiye müjdesi olarak lanse edilse de, tasarının ayrıntıları incelendiğinde, anayasal eşitlik ilkesi ile adalet ilkesinin göz ardı edildiği ve emekli memurlara haksızlık yapıldığı görülmektedir. Devletin kendi alacağı olduğunda, ilk günden işlettiği yasal faiz uygulamasını, geriye dönük emekli ikramiyesi hesaplamasında göz ardı etmesi ve ödeme yapmaya başladığı günden itibaren faiz işletmesi, geçmişe dönük hak edişleri enflasyon karşısında yok edecektir. Örneğin 2000 yılında emekli olan bir memur o günkü katsayıya göre sadece 1000 TL alacakken bugünkü katsayısından hesaplama yapılsa bu miktar 10 Bin TL’nîn üstüne çıkacaktır. Ortaya çıkan bu haksızlığın göz ardı edilmesine anlam vermek mümkün değildir.

Zira emekli ikramiyelerinin ödenmesinde emekli olunan tarihteki memur katsayısının esas alınmasının haksızlığa neden olacaktır Dolayısıyla yılar önce emekli olmuş emeklilere haksızlık yapılmaması için, aradan geçen yıllardaki enflasyon oranları hesaba dâhil edilmeli veya bugünkü memur maaş katsayıları üzerinden ödeme yapılmalıdır.

Bu yapılmayıp, bundan önceki birçok uygulamasında yaptığı gibi, emekliye ikramiye müjdesi diyerek, hak ettiği ikramiyesini gününde alamamış ve kayba uğramış olan yüz binlerce emekliye, emekli ikramiyesini, emekli olduğu tarihteki değerlerle ödemesi, 13 yıllık AKP iktidarının bundan önceki uygulamalarında yaptığı gibi, yargı kararlarının arkasından dolanması ve uygulamaması olarak önümüze çıkmaktadır.

BİTMEYEN ŞARKI PROMOSYON ALDATMACASI

İktidarın emeklilere ilişkin aldatmacası bununla da sınırlı değildir. Yıllardır alışık olduğumuz üzere, bir kez daha yandaş basında emeklilere promosyon müjdesi şeklinde haberler çıkmaya

başladı. Öncelikle şunu belirtmeliyiz, emeklilere promosyon ödenmesi yıllardır, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanının masasında duran ve hükümetin, gündem değiştirmek ihtiyacı hissettiğinde gündeme getirerek, milyonlarca emekliyi hayal kırıklığına uğrattığı bir konudur.

Bitmeyen şarkı promosyon aldatmacası bir kez daha gündemde;

Basında yer alan haberlere göre bankalar 3 yıl için 600 TL. vermeyi kabul etmişler ancak bakanlık onu 900 TL’ye çıkarmaya çalışıyormuş. Yani emeklilere promosyon verilmesi, bakanlıkla bankalar arasında tüccar mal sahibi pazarlığına dönmüş bulunuyor. Önümüzde promosyon ödenmesine ilişkin düzenleme ve uygulamalar varken, böylesi bir pazarlığın yapılmış olmasını anlamak mümkün değildir. Daha önce defalarca söyledik, anlamayanlar anlasınlar diye bir kez daha söyleyelim, 2007 yılında yayınlanan 2007/21 sayılı Başbakanlık genelgesi neyi içeriyor ve bu genelgeyle kamu çalışanlarına hangi esaslar çerçevesinde, ne kaç lira promosyon ödeniyorsa emeklilere de aynı miktar da promosyon ödenmelidir. Gerisi laf güzaftır, emekliyi seçim malzemesi olarak görmek ve oyalamaktır.

Aslında fazla lafa gerek yok, AKP iktidarı bundan önceki yıllarda, başvurduğu ve her seferinde yandaş medya aracılığıyla, emeklilere müjde diye lanse ettiği, emeklileri aldatma ve oyalama taktiğini bir kez daha devreye sokmuş bulunuyor. Bu taktikle her seferinde emeklilerin oyunu alan AKP’nin aynı taktiği devreye sokmuş olması insanın aklına acaba ufukta seçim mi var? Sorusunu getiriyor.”

 

Hüseyin EROĞLU

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

yorum