UNUTMA, UNUTTURMA

  Balıkesir Alevi Güç Birliği bileşeni, 29 vakıf ve dernek ile Balıkesir’deki çeşitli parti,  sendika, dernek ve demokratik kitle örgütleri Sivas olayları ile ilgili yazılı basın açıklamasında bulundu.   Güç birliği adına yapılan yazılı açıklamada şöyle denildi;”İnsanoğlu mağara devrini yaşarken ateşi buldu. 10 bin yıl önce ateş bulunduğunda, yeni bir çağ başlayacaktı. Onunla yemekler pişecek, […]

UNUTMA, UNUTTURMA

 

Balıkesir Alevi Güç Birliği bileşeni, 29 vakıf ve dernek ile Balıkesir’deki çeşitli parti,  sendika, dernek ve demokratik kitle örgütleri Sivas olayları ile ilgili yazılı basın açıklamasında bulundu.

 

Güç birliği adına yapılan yazılı açıklamada şöyle denildi;”İnsanoğlu mağara devrini yaşarken ateşi buldu. 10 bin yıl önce ateş bulunduğunda, yeni bir çağ başlayacaktı. Onunla yemekler pişecek, madenler eritilecek, soğuktan korunulacaktı. Ateş bulunduğunda ne tanrı ne de din vardı. Ateş din oldu, tanrı oldu. İnsanlar ateşe taptılar. Taptıkları ateşe kurban verdiler. On bin yıl önceki ortaçağ gericiliği bugün de hüküm sürüyor. On bin yıl önce ateşe kurban verenler, bugün de insanları ateşte yakmaktan çekinmiyorlar. 23 yıl önce Cumhuriyetin temellerinin atıldığı Sivas’ta 35 can cayır cayır yakıldı. Katil sürüsü yobazlar, Allah ile aldatanlar, din tacirlerinin yönlendirdiği ortaçağ mahlûkları, 35 canı, cayır cayır yaktı. Sevgili Canlar; Sivas katliamının yirmi üçüncü yılında; Yanan canlarımızı anıyor, katilleri lanetliyoruz. Şeriatçı yobaz sürülerinin amacı, Cumhuriyet’in kurulduğu Sivas’ta, Cumhuriyet’ten öc almaktı. Aydın olmak, sanatçı olmak, yazar olmak onlar için hiçbir anlam ifade etmiyor. Cumhuriyet’ten yanaysan, soldan yanaysan, özgürlüklerden yanaysan eğer, yanmalısın. Sivas’ta canları yakanlar, katilleri yönlendirenler, kışkırtanlar, savunanlar tümü bugün AKP’de Bir çoğu milletvekili bakan, Bugün Sivas’ı yakanlar ile gezi parkını yıkanlar, tomalarla, gaz bombalarıyla halka saldıranlar, emir verenler aynı. İnsanları yakanlar ile emperyalizmin kucağında oturanlar aynı. İnsanları yakanlar ile bir gün barıştan, öbür gün savaştan nemalananlar hep aynı. İsrail’e Vanminut diyenler ile İsrail’in korunması için füze kalkanı kuranlar aynı ve bugün İsrail’den af dileyerek barışanlar gene aynı. Esad’a kardeşim diyerek, arkadan hançerleyenler ve bugün çıkmaza düşüp, tıpki İsrail’e olduğu gibi çark edipEsad’a dost olacak olanlar gene aynı. Kaddafi’ye kardeşim diyerek, haçlı ordusuyla bir olup arkadan vuranlar aynı. Yaradılanı severim, yaradandan ötürü diyerek, yaradanı da yaradılanı da dolandıran hep aynı. İslam diye diye İslam coğrafyasını yangın yerine çeviren’de, ABD ve İsrail’in taşeronluğunu üstlenen, haçlı ordularına taşeronluk yapan gene aynı. Cem evlerine cümbüş evi diyen de, ABD ve İsrail cümbüşlerinde orta doğuda kıvırtanlar  gene aynı. Dün aydınları yakanlar ile bugün aydınları cezaevine dolduranlar aynı. Cumhuriyet sayesinde yönetim erkini ele geçirip, Cumhuriyet düşmanlığı yapanlar aynı. Maraş’ta – Sivas’ta – Çorum’da katliamcılar ile aynı yerlerde bugün Işid yerleşim birimleri kuranlar aynı. Biz bunları tanıyoruz. Bunlar dinciliği kullanan insanlık düşmanlarıdır. Bu alçaklar, bu katil sürüleri, bu yobazlar, Allah ile aldatanlar, din tacirleri, vatansızlar. Yuh size…Eğilmeyeceğiz, bükülmeyeceğiz, çağdaş düşünceden asla vazgeçmeyeceğiz, doğru bildiklerimizi söylemeye devam edeceğiz. Bu ateş sönmeyecek. 23 yıl unutturamadınız, 23 asır unutmayacağız. Yanan ateşler yolumuzu ve insanlığımızı aydınlatmaya devam edecek. Gün mücadele günü, gün birlikte mücadele günü. Gün birleşerek büyüme günü, gün halkların ve Cumhuriyet’in düşmanlarını demokratik usullerle, direnişlerle yıkma günü. Özel olarak ABD ve İsrail ajan ve kuruluşlarınca eğitilip, ülkemizin başına bela edilen gerici, islamo faşist kadro; Ülkemizi iç savaşa ve Ortadoğu bataklığına sürüklemek için ellerinden geleni yaptılar. Tüm devlet aygıtlarını tek elde toplayıp, acımasızca saldırıyorlar. Cebir ve şiddet ile, halkın üzerine kara basan gibi abanıp, her türlü yalan ve hile ile saldırıyorlar. İktidarı kaybetme korkusu ile her türlü hukuksuzluğu yapıyorlar. Yolun sonunu görmeleri nedeniyle, ele geçirdikleri yargıyı, ele geçirdikleri emniyeti, ele geçirdikleri eğitim sistemini, ele geçirdikleri orduyu ve tüm kurumları pervasızca kullanıyorlar. Satmadık köprü, baraj, fabrika, liman ve iktisadi teşebbüs bırakmayan, ülke kaynaklarını ayakkabı kutularına istifleyen islamo faşist ittifak, yolun sonunu gördükçe parçalanmaya, ayrışmaya devam ediyorlarsa da, çeşme başını tutmaya ve halkı iliklerine kadar soymaya devam ediyorlar. Soygunda zorlandıkları, inandırıcılıklarını kaybettikleri her an ve koşulda Allah ile aldatıp, kirli elleriyle miting alanlarında Kuran-ı Kerim taşımaları, korkularının düzeyini göstermektedir. Kandan beslenen, halkların ortak düşmanı olan, ilericilerin, devrimcilerin, demokratların, namuslu vatandaşların ortak düşmanı olan bu, dinci görünümlü yobazlar, ülkemizi ve halkımızı savaşa ve yoksulluğa sürüklemekte asla tereddüt etmemektedir.  Bugün bize her zamankinden daha çok ihtiyaç var.  Bakınız; Cumhuriyet ve demokrasi ne hallere düştü. Güçler ayrılığı, güçler birliği oldu. Kokuşmayan, çürümeyen kurum kalmadı. Yaşadığımız bunca katliamlara, asimilasyonlara, yakılmalara karşın, 1000 yılda en çok rahat ettiğimiz sistem Cumhuriyet sistemidir. Bunların ışığında; Gezi süreci ile başlayan, günümüze gelen süreçte, demokrasi güçleri olarak birleşe birleşe büyümeyi başarma konusunda oldukça önemli deneyimler edindik. Ülkemizin birçok yerinde demokrasi güçleri birlikte hareket ediyor. Güç birlikleri, eylem birlikleri, sivilleşme çalışmaları, sendikal emek mücadelelerinde bir hayli mesafe alındı. Tüm demokrasi güçleri olarak, düşüncemiz, partimiz ne olursa olsun; Dini duyguları hassas olan halkımızı kandırmaları hiç zor olmuyor. Baş secdeye değiyorsa eğer, hırsızlık, namussuzluk, ırz düşmanlığı, her şey mubah. Bulgurcuk Köyü Elazığ/Karakoçan ilçesine bağlı 20 erkeğin 8 yaşındaki kız çocuğuna 7 yıl boyunca tecavüz ettiği köy. Yeni Türkiye’nin dindar nesli bu köy işte, Allah belanızı versin. Demek ki bu köyde ramazanda sigara içilmez ama çocuklara topluca tecavüz edilebilir. Bu köyde 2011 seçim sonuçlarına göre AKP 342, Has Parti 111, Saadet Partisi 43, CHP 3, MHP 1, Hepar 1, Türk Parti 1 oy alıyor. Allah ile din ile kitap ile aldata aldata, kandırdıkları, etkiledikleri insanların vicdanlarını da sıfırladılar. Etkiledikleri, taraftar ettikleri insanların Işid gibi vampirleşmelerini sağlamaya büyük gayret gösteriyorlar. Dindar nesil yetiştiriyoruz…. Diyorlar. Ahlakı, namusu, insanlığı sıfırlıyor bunlar. Ama sıfırlanamayan şeyler var ülkede. Kulaklarına kadar kızararak yırtınıyorlar. Tank ile, top ile, gaz ile saldırıyorlar. Hukuksuzluklar ile saldırıyorlar. Din ile, kitap ile saldırıyorlar. Yalan ile saldırıyorlar. Ama bir türlü sıfırlayamıyorlar. Sıfırlayamayacaklar. Neyi? Bizi. Sıfırlanmayacağız. Devrimcileri, demokratları, yurtseverleri, barış yanlılarını, emek dostlarını sıfırlayamayacaklar. Yaşasın devrimci – demokrat mücadelelerimiz. Yaşasın halkların kardeşliği.

  • Memleketimizi soyup soğana çeviren hırsızları sıfırlamak,
  • Allah ile aldatıp, dini hırsızlıklara alet edenleri sıfırlamak,
  • Işid ile iş birliği yapıp insanlığı gırtlaklayan yobazlığı sıfırlamak,
  • İktidar olmak için papaz cübbesi giyip, demokrasi tramvayından inip, faşizmi adım adım kurumsallaştıranları sıfırlamak,
  • Anti emperyalist kurtuluş savaşımızda düşmanla işbirliği yapıp, sinsi sinsi örgütlenen emperyalist işgalcilerin genlerini taşıyan Atatürk düşmanlarını, Laiklik düşmanlarını sıfırlamak, Boynumuzun borcu olsun. Birleşe birleşe kazanacağız. Nefretimiz ve mücadelemiz sadece Anadolu topraklarında değil, sınır ötesindeki halklara da düşman; Kürt – Alevi – Türkmen – Süryani kanlarına elleri bulaşmış, emperyalizmin uşaklığını yapan, dinleri, imanları para, sömürü ve baskı olan, haram ile beslenen yeni Osmanlıcılar, dolayısıyla çocuk tecavüzcüleri, dolayısıyla vatan düşmanları, dolayısıyla Allah ile aldatanlardır. Bu arada Allah ile aldatan şarlatan vatan hainlerinden bahsederken geçtiğimiz hafta yıldızlara yolladığımız aydın din alimi Yaşar Nuri Öztürk hoca’yı sevgi ile anıyoruz. Işıklar içinde yatasınız hocam. Eşit yurttaşlık hakkı; Bu ülkenin tüm insanlarına hak olmalı. Cem evlerinin yasal statüye kavuşması; Avrupa insan hakları mahkemesinin de hükmettiği bir zorunluluk ve haktır. Tam bağımsız, tam demokratik, gerçek laik Cumhuriyet; ortak talebimizdir. Emperyalist oyunlar oynanmaya devam ediyor. Bu ülkeyi bölmeye parçalamaya çoktan karar vermişler. Ama çok iyi bildikleri bir şey onları çok fazla rahatsız ediyor. Alevi toplumunu halen bölemediler. Asırlardır bölemediler, bölemeyecekler. Ateş olup yansakta biz dönmeyiz doğruluktan. Atatürkçü çağdaş yoldan hiçbir güç bizi alıkoyamayacak. Toplumumuzun diğer tüm kesimleriyle birlikte Atatürkçü yolda yürümeye devam edeceğiz.

Yorumlar

yorum

Gazetemiz Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir. Köşe yazılarının ve reklamların sorumlulukları sahibine aittir.
© Tüm hakları saklıdır.
haber teması | film izle