HAYDİ, UZAT ELİNİ

Bir bayramı ve 9 günlük tatili daha geride bıraktık. Gurbetteki hısım akrabalar başta olmak üzere bütün eş dostla kucaklaşıp özlem giderdik. Birde bayramları buruk kutlayan, bayramı Gencecik eşlerinin, babalarının, evlatlarının mezarı başında şehitliklerde geçiren şehit aileleri, eş ve çocukları var; “Kucakları boş kalan”. Bu vesile ile Bütün şehitlerimiz bir kez daha rahmetle anıyorum. Keşke ülkedeki […]

HAYDİ, UZAT ELİNİ

Bir bayramı ve 9 günlük tatili daha geride bıraktık.

Gurbetteki hısım akrabalar başta olmak üzere bütün eş dostla kucaklaşıp özlem giderdik.

Birde bayramları buruk kutlayan, bayramı Gencecik eşlerinin, babalarının, evlatlarının mezarı başında şehitliklerde geçiren şehit aileleri, eş ve çocukları var; “Kucakları boş kalan”.

Bu vesile ile Bütün şehitlerimiz bir kez daha rahmetle anıyorum.

Keşke ülkedeki huzur güven sağlansa da herkes bayramlarını çoluk ve çocuğu ile coşkuyla kutlayabilse.

 

Bizler Uzun bir bayram tatili telaşında iken terör örgütleri boş durmadı. Mardin’de karakola 8 ton patlayıcı yüklü kamyonla saldırdı. Aktütün karayolunda yol kontrolü yapan askerlerin geçişi esnasında, önceden tuzaklanan el yapımı patlayıcı patlatıldı. Onlarca gencecik vatan evladı şehit olurken, bir o kadar evladımız da yaralandı.

 

Ülkede terör hızın hiç kesmezken bir de Suriyelilerin vatandaşlık meselesi konuşulmaya başlandı. Bütün dertlerimiz bitti de birde Suriyeli vatandaşlarımız olmak üzere. Aslında asıl amacın ne olduğu herkesçe malum yorum yapmaya gerek bile yok.

 

Ne yazık ki insanların üzerinde bir ölü toprağı var. Ülkenin bir yarısında savaş yaşanırken, bir yarısında tatil beldeleri dolup taşıyor, Ülkenin başı Başkanlık sevdası ile yanıp tutuşuyor, bu amaç için “Suriyeli vatandaşlarımızdan” medet umuyor.

 

Ülkede her gün evlatlar şehit olup yaralanırken en sade vatandaşından en tepede olanlara kadar herkes umursamaz vurdumduymaz durumundayız. “Kasap et derdinde koyun can derdinde”.

 

Bayramın ardından keşke güzel bir yazı kaleme alabilseydim. Edremit’te yaşanılan trafik çilesi ve gelen şehit haberleri ne yazık ki güzel bir yazı yazma imkânımızı elimizden aldı.

Tüplerde yeşertilen Ağaç fidanları toprakla buluşturulmadığı sürece zamanla kurumaya mahkûmdur. Toprak ağaç için ne kadar gerekli ise İnsanlar içinde vatan o kadar önemlidir.

 

“Karanlıktan şikâyet etmektense bir mum yakmak evliyadır” demiş atalarımız. Ülkenin huzura kavuşması adına Herkes şapkasını önüne koyup, ben ne yapabilirim diye düşünmeli ve “mumunu yakmalıdır” belki bir mum ışığı yetmeyebilir ama bütün mumlar yandığında her taraf aydınlanacaktır.

 

Ülkenin huzur ve güvene ihtiyacı olduğu bir dönemde birbirimiz dışlamak yerine kucaklamalıyız. Tıpkı bayramlarda olduğu gibi. “Haydi, uzat elini”, çok geç olmadan.

 

Hüseyin EROĞLU

Yorumlar

yorum