ACİLLER ÇÖPÇATANLIK YERİ DEĞİLDİR!

Sağlık Emekçileri Sendikası Edremit Temsilcisi Bünyamin Karataş Başbakan Binali Yıldırım’ın Hastane Acil servisleri ile ilgili sarf ettiği sözler üzerine yazılı basın açıklaması yaptı. SES adına yayınlanan Yazılı basın açıklamasında şu ifadeler kullanıldı; “Saygıdeğer Halkımız, Sağlık Emekçileri ve Basın Emekçileri, Başbakan Binali Yıldırım  “Artık hastaneler o kadar şirin hale geldi ki, vatandaşlar oğullarını, kızlarını evlendirmek için […]

ACİLLER ÇÖPÇATANLIK YERİ DEĞİLDİR!

Sağlık Emekçileri Sendikası Edremit Temsilcisi Bünyamin Karataş Başbakan Binali Yıldırım’ın Hastane Acil servisleri ile ilgili sarf ettiği sözler üzerine yazılı basın açıklaması yaptı.

SES adına yayınlanan Yazılı basın açıklamasında şu ifadeler kullanıldı; “Saygıdeğer Halkımız, Sağlık Emekçileri ve Basın Emekçileri,

Başbakan Binali Yıldırım  “Artık hastaneler o kadar şirin hale geldi ki, vatandaşlar oğullarını, kızlarını evlendirmek için acil servislere gidiyorlar. Acil servisler artık sadece sağlık hizmeti vermiyor, yuva kurmak için de hizmet veriyor” sözlerini AKP grup toplantısında sarf etti.

Sayın Başbakan acil servisler ölüm ve yaşam arasındaki ince bir çizgidir. Uzun bir süredir acil servislere gitmediğiniz anlaşılmaktadır.

Acil servisler magazinleştirilmiş bir paparazzi haber konusu değildir. Acil servislerde hizmet sunan sağlık emekçileri sizin sunduğunuz pembe tablo içerisinde yaşamamaktadır. Acil servislere kimler başvurur tek tek anlatalım:

Yılda 115 milyon insan başvurur acil servislere… Bu rakam nüfusumuzdan daha fazladır.

Cepten ödemelerin her geçen gün arttırıldığı sağlık sisteminde, bu ödemeyi yapamayacak olanlar acil servislere gelir.

Genel Sağlık Sigortası prim borçluları ve sağlık güvencesi olmayan pek çok yurttaşımız acil olmayan sebeplerle acil servislere başvurur.

Trafik kazalarında yaralananlar, maganda kurşununa hedef olanlar, kalp krizi geçirenler başvururlar.

Belki unutmuşsunuzdur, Ethem Sarısülükler, Ali İhsan Korkmazlar ölümcül yaralarıyla getirilirler acil servislere. Sokağa çıkma yasağı ilan edilen ilçelerde ellerinde beyaz bayraklarla hastanelere ulaşmak isteyen Güneydoğulu yurttaşlarımız başvururlar.

Sayın Başbakan, acil servis çalışanları yoğun baskı ve tehdit altındadır. Acil servislerde çalışan sağlık emekçileri fiziksel ve ruhsal yıpranma yaşarlar. Tehdit edilirler, fiziksel şiddete en sık oranda maruz kalırlar, ağır iş yükü, aşırı sayıda nöbetler, yanlış kadro politikaları, döner sermaye ve performans kaygıları nedeniyle yıpranırlar. Acil servisler gibi hasta ve hasta yakınlarıyla doğrudan ve yoğun biçimde temas içinde olunan birimlerde çalışan çok sayıda sağlık emekçisi arkadaşımız şiddet nedeniyle hayatını kaybetmiş ve yaralanmıştır. Fiziksel ve ruhsal yıpranma oranlarının en çok acil servislerde görevli sağlık çalışanlarında görülmektedir. Acil Tıp Anabilim Dalında görevli Asistan Dr. Melike Erdem’in yaşadığı tükenmişlik nedeniyle hayatına son vermesi bu konudaki en acı örneğimizdir. Dr. Mustafa Bilgiç’in acil servis görevinde iken geçirdiği iş kazası nedeniyle 28 yaşında hayatını kaybetmesi bizlere sağlık çalışanlarının çalışma koşullarının ne derece sağlıksız olduğunu göstermiştir.  Başbakan tarafından oldukça anlaşılmaz biçimde “kız bakma yeri” olarak tarif edilen acil servisler özellikle kadın sağlık emekçilerine yönelik şiddetin ve tacizin en yoğun yaşandığı birimlerin başında gelmektedir. Böylesi açıklamalar, üslup sorununun da ötesinde, özellikle mevcut sorunların üzerini örtme gayretiyle yapılmaktadır. Acil servisler ve hastaneler başbakanın bahsettiği gibi “şirin” yerler değil, yıllardır çözüm üretilmeyen ve AKP’nin politikaları nedeniyle de sorunların patlama noktasına geldiği yerlerdir. Acil Tıp Anabilim Dallarında asistan eğitiminde kabul edilemez eksiklikler bulunmaktadır.

Sağlık ortamı ile ilgili gayrı ciddi hiçbir yorum ve uygulamaya sessiz kalmayacağız. “Başbakan’ı acil servislerde görevli sağlık çalışanlarından özür dilemeye ve hepsinden ötesi ciddiyete davet ediyoruz. Başbakan Binali Yıldırım’ın sözlerini grup toplantısında dinleyen Sağlık Bakanı bile başını eğerek dinlemiştir. Ve sanırız sözlerinize üzülmüştür. Bu açıklamalarla Başbakan sadece sağlık ve sosyal hizmet emekçilerini değil, acil sağlık hizmetine ihtiyaç duyan vatandaşları da zan altında bırakmıştır. Vatandaş ile sağlık emekçisini karşı karşıya getiren, sağlık emekçilerini özellikle de kadın sağlık emekçilerini itibarsızlaştıran bu magazinsel üslup nedeniyle hem bu servisleri kullanan vatandaşlardan hem de sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinden derhal özür dilenmelidir.

Sayın Başbakana buradan sesleniyoruz: Acil servis çalışanları bu magazinleştirilmiş açıklamalarınıza üzülmüştür. Danışmanlarınızın sizlere sunduğu pembe tablo gerçeği yansıtmamaktadır. Acil servislerde görev yapan hekimler, sağlık ve sosyal hizmet emekçileri şiddete, fiziksel, kimyasal ve biyolojik risklere rağmen hizmet üretmeye çalışmaktadır. Acil Servisler ve yoğun bakım birimlerinde çalışan hekimler ve tüm sağlık emekçilerinin özlük haklarında iyileştirme yapmak görevinizdir. Ağır iş yükü nedeniyle yıpranan bu sağlık emekçilerinin tazminatlarında ve ücretlendirilmelerinde hak ettiklerini veriniz. Emekliliklerinde ve yıllık izinlerinde bu yıpranma paylarını ve fiili hizmet zamlarını göz önüne alınız. Diğer 18 işkolunda tanıdığınız hakları acil servis ve yoğun bakım birimlerinde çalışan sağlık emekçilerine de tanıyınız. Acil Serviste çalışan sağlık emekçilerinin yıpranmalarının iki kat nöbet ücretleri ile karşılanamaz duruma geldiğini her defasında dile getirdik. Böylece basit bir özür dilemenin ötesinde sağlık emekçilerinin haklarını vermenizi talep ediyoruz.”

 

Hüseyin EROĞLU

Yorumlar

yorum