MEHMET TÜM; “BÖYLE BİR AYRIM YAPILAMAZ”

TBMM ‘de Suriyeli Sığınmacılara vatandaşlık verilmesi konusunda gündem dışı söz alan, CHP Balıkesir Milletvekili ve PM Üyesi Mehmet TÜM, Suriye’deki Savaştan Mağdur olmuş 3 milyon Sığınmacıya Türkiye’nin kapılarını açmış olması doğru bir tutumdur. Bunu destekliyoruz. Bizler herkesin yurttaşlık hakkına saygılıyız. Ancak Biliyoruz ki bu sorun vatandaşlık verilerek halledilecek bir sorun çoktan olmaktan çıkmıştır. Suriye sorununun […]

MEHMET TÜM; “BÖYLE BİR AYRIM YAPILAMAZ”

TBMM ‘de Suriyeli Sığınmacılara vatandaşlık verilmesi konusunda gündem dışı söz alan, CHP Balıkesir Milletvekili ve PM Üyesi Mehmet TÜM, Suriye’deki Savaştan Mağdur olmuş 3 milyon Sığınmacıya Türkiye’nin kapılarını açmış olması doğru bir tutumdur. Bunu destekliyoruz. Bizler herkesin yurttaşlık hakkına saygılıyız. Ancak Biliyoruz ki bu sorun vatandaşlık verilerek halledilecek bir sorun çoktan olmaktan çıkmıştır. Suriye sorununun nedeni Suriye halkı değildir. Suriye’de son yüz yılın en ağır dramlarından birisi yaşanmaktadır. Halk Göçe, yoksulluğa ve açlığa mahkum edilmiştir. Bu sorunun temel çözümü Suriye’de kalıcı barışın bir an önce sağlanmasından geçer. dedi. Tüm konuşmasında şu görüşlere yer verdi. Suriye’deki Savaştan Mağdur olmuş 3 milyon Sığınmacıya Türkiye’nin kapılarını açmış olması doğru bir tutumdur. Bunu destekliyoruz. Şimdi Sayın Cumhurbaşkanının söylemi ile “vatandaş ”lığa alınmaları gündeme geldi. Bizler, savaş mağduru insanlara, her türlü insani yardımın ve yaşam koşullarının sağlanmasından yanayız. Bunu ısrarla savunuyoruz. Evrensel İnsan Hakları Beyannamesinin 14.cü Maddesinde belirtildiği gibi, Herkesin Zulüm altında başka ülkelere sığınma hakkı vardır. Yine 15 Maddeye göre Herkesin bir yurttaşlığa hakkı vardır. Bizlerde herkesin yurttaşlık hakkına saygılıyız. Ancak Biliyoruz ki bu sorun vatandaşlık verilerek halledilecek bir sorun olmaktan çıkmıştır. Suriye sorununun nedeni Suriye halkı değildir. Suriye’de son yüz yılın en ağır dramlarından birisi yaşanmaktadır. Halk Göçe , yoksulluğa ve açlığa mahkum edilmiştir. Bu sorunun temel çözümü Suriye’de kalıcı barışın bir an önce sağlanmasından geçer. Bunların arasından nitelikli olanlarına vatandaşlık vermek, İnsan onurunu incitici bir uygulamadır. Bunun söylemi bile doğru değildir. Çünkü İnsanların Yurttaşlık haklarını niteliklerine göre belirlemek, ayrımcılıktır. Hukuksuzluktur. İnsan onurunu taşıyan her kişi bu özelliği dolayısı ile niteliklidir. Böyle bir ayrım yapılamaz. Türkiye, çok kimlikli, çok kültürlü bir ülkedir. Bu olay karşısında nasıl tutum alacağına dair , deneyimlere sahiptir. Bu deneyimlerini iyi kullanmalıdır. Bu deneyimler gösteriyor ki ; Suriye konusundaki yanlış politikalarınızı vatandaşlık gibi çok hassas bir konu ile düzeltemezsiniz. Bu konu öncelikle Türkiye için var olan sorunlara yenilerini ekleyecektir. Bunu göz ardı etmek Türkiye gerçeklerini bilmemektir. Yeni sorunlara kapı aralamaktır. Ayrıca Suriyeliler, Yüzyıllardır, o topraklarda yaşamaktadırlar. Bunların Vatanı Suriye’dir. Geçmişleri, tarihleri aileleri ve gelenekleri o topraklarda yoğrulmuştur. Gelecekleri de o topraklardadır. Bu Kardeşlerimizi Kendi topraklarından koparmak, en başta onlara haksızlıktır. Bu insanlar, ekonomik rakamların, iktidar oyunlarının ucuz iş gücünün, mezhepçi bir yaklaşımın malzemesi haline getirilmemelidir. Bizler buna asla izin vermemeliyiz. Bu politik çabalar öncelikle bu insanlara haksızlıktır. Yabancı Düşmanlığını körükleyen bir tavırdır. Sayın Cumhurbaşkanının ,niyetini sorgulamak istemiyorum. Ancak Sayın Cumhurbaşkanına şu çağrıyı yapmak isterim. “Rusya ile olan krize son vermek üzere, adım attınız, Putin’e el uzattınız ve özür dilediniz. İsrail’le el sıkıştınız. Bağış aldınız. Devletler arasında küskünlük olamayacağı ilkesinden hareketle, Neden Esat’a el uzatmıyorsunuz. Ortadoğu’nun, Türkiye’nin ve 3 milyon Suriyelinin barışı ve güvenliğini istiyorsanız Esat’la barışın. Daha önce Kardeşim diyordunuz, bunu demek istemiyorsanız, Şimdi biraderim deyin. Bundan da rahatsız olursanız komşu deyin, Ne derseniz deyin ama barışın. Şimdiye kadar Savaş savaş diyerek hiç bir sorunu çözemediniz. Bakınız Barış dediniz, Rusya ile, kriz bitti. İsrail’le ilişkiler normalleşme yoluna girdi. Gazze’ye yardım gemileri gitti. Bir kez daha Barış derseniz, Suriyeliler Şama, Halep’e kendi yurtlarına geri döneceklerdir. Barıştan korkmayın, Ülkemizdeki yurttaşlarla da barışın, Herkesin Cumhurbaşkanı, Hükümeti olmak istiyorsanız, hiç kimseyi düşman görmeyin. Alevi köylerine Mülteci kampları yapmaktan vazgeçin. Demografik yapı ile oynamayın. Sadece yüzde 50’nin Cumhurbaşkanı ve hükümeti yerine, 78 milyonun Cumhurbaşkanı ve Hükümeti olun. Çünkü 78 milyon Yurttaş , Yurtta ve Dünyada barış istiyor. Halkın barış sesine kulak veriniz. Esat’la iletişim kurun. Gidin, Emevi Camisinde Bir Cuma günü birlikte barış namazı kılın. Eşlerinizle birlikte daha önce yaptığınız gibi tatile çıkın. Ülkemizin güzel tatil beldeleri var, İstediğiniz yere gidin halkımız sizi barış adına ağırlayacaktır. Bu sorunları konuşun ve çözülsün. Bu mezhepçi anlayışınızdan ve kininizden vazgeçiniz. Bakınız Suriye ile eninde sonunda barışacaksınız Tıpkı İsrail’le ve Rusya ile barıştığınız gibi. Bunu bir an önce yapın. Suriyeliler sizden bunu bekliyor. Vatandaşlık yerine kendi vatanlarına dönmek istiyorlar. Bizim Halkımız sizden bunu bekliyor. Yaşanan olumsuz olayları biliyorsunuz, daha vahim sonuçlar doğuracak olaylara meydan vermeyiniz. Vatandaşlık verilerek bu güne kadar çözülen hiçbir mülteci sorunu yoktur. İktidar bir önce aklını, hırslarının önüne almalıdır. Bölgedeki terörü bitirmenin yolu öncelikle Suriye’ye barış getirmekten geçer. Suriye’de barış olmadan, ne IŞİD nede benzeri Vahşi terör örgütleri asla bitmeyecektir.

Yorumlar

yorum