DARBE VEYA KALKIŞMA

Ülkemiz çok kötü ve karanlık günler geçiriyor diye hep yazmıştım. 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşadığımız olaylara ister darbe diyelim, isterse kalkışma, adına ne dersek diyelim geçmiş tecrübelerimiz bizlere çok kötü günlerin ülkemizi beklediğini öğretmiştir. Ülkemizde geçmiş dönemlerde yaşadığımız darbe ve muhtıralar hep sağ iktidarlar döneminde gerçekleştirilmiştir. Darbelerden sonra gördüğümüz ve yaşadıklarımız bizlere şunu da öğretmiştir. […]

DARBE VEYA KALKIŞMA

İbrahim-Kızıler[1]

Ülkemiz çok kötü ve karanlık günler geçiriyor diye hep yazmıştım. 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşadığımız olaylara ister darbe diyelim, isterse kalkışma, adına ne dersek diyelim geçmiş tecrübelerimiz bizlere çok kötü günlerin ülkemizi beklediğini öğretmiştir. Ülkemizde geçmiş dönemlerde yaşadığımız darbe ve muhtıralar hep sağ iktidarlar döneminde gerçekleştirilmiştir. Darbelerden sonra gördüğümüz ve yaşadıklarımız bizlere şunu da öğretmiştir.

Hayata soldan bakanlar, Aleviler, sosyalistler ve devrimciler için darbe sonrası yaşananlar hiç iyi bir intiba bırakmamıştır. Çünkü darbeler sağ iktidarlara karşı yapılmış olsa da ezilenler, zulme uğratılanlar, cezaevlerinde işkencelerden geçirilenler, kamudan atılanlar hep bu kesim olmuştur. Onun için çok dikkatli olmak zorunda olduğumuzu biliyoruz.

Bizler; darbelerden çok çileler çekmiş insanlar olarak, Hiçbir darbe veya darbeciden yana tavır almamamız gerektiğini biliyoruz. 15 Temmuz olayları da adına ister darbe diyelim, isterse kalkışma diyelim. Bu kişi ve grupları desteklemek veya yandaş olmak kendi ayağımıza kurşun sıkmak gibi bir şey’dir. Ülkemizde 14 yıldır devam eden AKP iktidarının bizleri ve ülkemizi getirdiği durumdan çıkarmamız gereken ders darbeden ve darbecilerden uzak durmamızdır. Demokrasiyi bir amaç değil, araç olarak görenlerin de sözlerine itibar etmemektir.

Darbenin veya kalkışmanın içeriği hakkında söylenecek çok şey olmasına rağmen, Önce uygulamaları görmemiz gerektiğine inanıyorum. Şimdilik sadece şunu yazmak istiyorum. Hiçbir kışkırtmaya veya provokasyona gelmeyelim, Hiçbir kişinin bizleri olayların içerisine çekmesine müsaade etmeyelim. Ama her şeyin olabileceğini de unutmayalım.

15 Temmuz da yaşananlar maalesef ülkemiz adına çok kötü olaylardır. Kör topal yürüyen cumhuriyetimizin tarihine kara bir leke olarak yazılacaktır. Burada değerli rahmetli ozanımız Aşık Veysel’in “Ağlayalım Atatürk’e” şiirinden birkaç mısra yazmak istedim. Sözlerini ülkemizin bugünkü haline göre düşündüğümüzde çok şey anlattığını göreceğiz.

Zannetme ağlayan gülmez

Aslan yatağı boş kalmaz

Yalınız gidenler gelmez

Felek-el mevt’in elinden

Her gelen insan ağladı

 

Uzatma Veysel bu sözü

Dayanmaz herkesin özü

Koruyalım yurdumuzu

Dost değil düşman ağladı

 

Ülkemizi korumak zorundayız, saldırı nereden gelirse gelsin, bu ülke, bu devlet bizlere atalarımızdan miras kalmıştır. Onun için korumak zorundayız. Her ülkenin olduğu gibi bizim ülkemizin de askeri, polisi vardır ve bunlar bizim evlatlarımızdır. Bundan sonra da olmaya devam edecektir. İstediğimiz tek şey herkesin yasalara, insan hak ve özgürlüklerine saygılı olmasıdır. Kanunsuzluğu ve hukuksuzluğu meşrulaştırmamamız, kanunsuzluklardan veya hukuksuzluklardan uzak durmamız  gerekmektedir.

 

“Din gibi temiz bir duygu, politika gibi kirli oyunlara alet edilemez. Din ait olduğu yerde, temiz vicdan sahnesinde yaşanmalıdır” diyen büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün sözlerinin rehberimiz olmasını diliyorum.

İbrahim Kızıler

 

 

 

Yorumlar

yorum

Gazetemiz Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir. Köşe yazılarının ve reklamların sorumlulukları sahibine aittir.
© Tüm hakları saklıdır.