SÜTTEN ÇIKMIŞ AK KAŞIK

Düşünmek insan olmanın en önemli unsurudur. Her insan düşünür, o düşünceler ışığında hareket eder ve kişiliği ortaya çıkar. Düşünce de sınır yoktur. Herkes dilediği gibi düşünür. Düşüncenin doğrusu yanlışı uygulaması görülünce anlaşılır. Dazı düşünceler eyleme geçince suça dönüşebilir.  O yüzden atalarımız “bin kez düşün bir kere konuş” demişler. Bu gün bu şekilde düşünürüz, yarın onun […]

SÜTTEN ÇIKMIŞ AK KAŞIK

Düşünmek insan olmanın en önemli unsurudur. Her insan düşünür, o düşünceler ışığında hareket eder ve kişiliği ortaya çıkar.

Düşünce de sınır yoktur. Herkes dilediği gibi düşünür. Düşüncenin doğrusu yanlışı uygulaması görülünce anlaşılır. Dazı düşünceler eyleme geçince suça dönüşebilir.  O yüzden atalarımız “bin kez düşün bir kere konuş” demişler. Bu gün bu şekilde düşünürüz, yarın onun öyle olmadığımızı anlar düşüncemiz değişebilir. O yüzden eylemlerin geri dönüşü yoktur.

Ülkemiz 15 Temmuz darbe girişiminden sonra farklı bir yörüngeye girdi. Sade vatandaşından Cumhurbaşkanına kadar herkes konuşuyor. Televizyonlarda yorumların ardı arkası kesilmiyor. Her insan çeşitli fikirler ileri sürüyor. Neyin doğru neyin yanlış olduğunu bize zaman gösterecek

Her şeyden habersiz, kulaktan dolma, basından öğrenilen bilgilerle vatandaş belli bir fikir sahibi oluyor, ama doğru ama yanlış.  Halkın sağlıklı doğru düşünebilmesi öncellikle doğru habere ulaşması ile sağlanabilir.  Onun içinde basın önem arz etmektedir. Basın özgürlüğü bu açıdan çok önemlidir.

Basın kuruluşlarımız çeşitli çıkar ilişkilerine göre hareket edince çeşitli ayrımlara uğruyor; Yandaş Medya, Havuz Medyası, Merkez medyası vs. vs. Bir ülkede basının böyle ayrıştırılmaları ayrı bir sorun. Farklı düşüncelere hep ayrıştırıcı baktığımız için basınımızda ayrışmaya tabi oluyor. Halk kendi fikrine yakın medyayı takip edince tek taraflı bir düşünceye sahip oluyor. Objektif değerlendirme yapamıyor.

Medyanın böyle ayrıştırılması “Toplumsal yapıyı bir mühendislik alanı olarak kabul ederek, şekillendirmeye yönelik projeleri uygulamak” olarak özetlenen toplum mühendisliğinin bir sonucudur.

Bir ülkede olan biten her şeyden İktidarlar sorumludurlar.  Halk edindiği sınırlı bilgilerle bir yere kadar doğru düşünebilir. Ama iktidar sahipleri devletin bütün istihbarat bilgilerine hakimdirler. O yüzden daha sağlıklı düşünmek ve davranmak zorundadırlar.

15 Temmuz FETÖ darbe girişiminden sonra ülkede her şey değişti. 22 Temmuzda OHAL İlan edildi. Devletin hemen hemen her kurumunda FETÖ temizliği başlatıldı, binlerce görevden almalar, tutuklamalar, okulların kapatılması vs birçok olaya tanıklık ediyoruz.

Siyasilerimizin yaptıkları beyanları, konuşmaları yıllardır izliyoruz. Hala da izliyoruz. Yıllar önce FETO’”ya methiye düzenleri hep izledik. Bu konuşmalar şimdiler de sosyal medyalarda paylaşılıyor.

Bütün bunlar ortada iken sanki Paralel yapılanma Siyasi kurumlara hiç girememiş, siyaset kurumlarımız ve siyasilerimiz sütten çıkmış ak kaşık.

Hüseyin EROĞLU

 

Yorumlar

yorum