EDREMİT CHP’DEN MİTİNGE DAVET

  CHP Edremit İlçe Başkanlığı tarafından 15 Temmuz darbe girişimini kınamak için bugün (27 Temmuz 2016 Çarşamba) Akçay Mahallesi’nde “Cumhuriyet ve Demokrasi Mitingi” düzenlenecek. CHP İlçe Başkanı Yusuf Sel, saat 19.00’da Öge Otel önünden Akçay Cumhuriyet Meydanı’na yürüyüşle başlayacak olan mitinge tüm vatandaşları davet etti.   15 Temmuz tarihinde demokrasimize yönelik darbe girişimine yönelik tepkiler […]

EDREMİT CHP’DEN MİTİNGE DAVET

 

CHP Edremit İlçe Başkanlığı tarafından 15 Temmuz darbe girişimini kınamak için bugün (27 Temmuz 2016 Çarşamba) Akçay Mahallesi’nde “Cumhuriyet ve Demokrasi Mitingi” düzenlenecek. CHP İlçe Başkanı Yusuf Sel, saat 19.00’da Öge Otel önünden Akçay Cumhuriyet Meydanı’na yürüyüşle başlayacak olan mitinge tüm vatandaşları davet etti.

 

15 Temmuz tarihinde demokrasimize yönelik darbe girişimine yönelik tepkiler devam ediyor. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi tarafından İstanbul Taksim Meydanı’nda düzenlenen Cumhuriyet ve Demokrasi mitinginin ardından Edremit İlçe Başkanlığı tarafından, darbe girişimini lanetlemek için 27 Temmuz 2016 çarşamba günü Akçay Mahallesi’nde mitingi protesto mitingi gerçekleştirilecek. Saat 19.00’da Öge Otel önünde toplanma noktası olarak belirlenirken toplanan kalabalık ardından kordon boyunu takip ederek Cumhuriyet Meydanı’na ulaşacak.

 

CHP Edremit İlçe Başkanı Yusuf Sel, “Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde ulusumuzun kanları ile kurup bizlere emanet ettiği laik demokratik cumhuriyetimize, demokratik parlamenter sisteme yönelik olarak girişilen hain darbe girişimini lanetliyoruz. Yapılan haince girişimi bir kez daha lanetlemek, demokrasimize sahip çıkmak için tüm vatandaşlarımızı Akçay mitingine bekliyoruz” dedi. Sadece Türk bayraklarının yer alacağı mitinge çok sayıda dernek, sendika ve sivil toplum örgütünün de destek vereceği ifade edildi. Miting için Edremit, Altınoluk ve Güre’den saat 18.00’da otobüsler kaldırılacak.

 

24 Temmuz 2016 Taksim Bildirisi

1) 15 Temmuz darbe girişimi parlamenter demokrasimize karşı yapılmıştır. TBMM bombalanmış; ama bombalar altına parlamento görevini yapmış ve darbeyi püskürtmüştür. Bu darbe girişiminin sorumlularını iç ve varsa dış destekçilerini kınıyor ve lanetliyoruz.

2) Bütün siyasal partiler, darbe girişimine karşı çıkmış demokrasi konusunda Türkiye’de tartışmasız bir ortak payda oluşmuştur. Bu ortak tutum ve anlayış, siyasette uzlaşma kültürünün güçlenmesine de katkı vermek zorundadır.

3) Her türlü darbeye ve parlamenter sistem üzerindeki her türlü vesayete karşı çıkmak tüm demokratların, demokrasiden yana olanların bu ülkeye namus borcudur. Hep birlikte ve her zaman ne darbe, ne dikta; yaşasın tam demokrasi demeliyiz ve söylemeye devam etmeliyiz.

4) Demokratik parlamenter sistemimize karşı yapılan darbe girişimi halkın direnme hakkını kullanmasıyla ayrı bir anlam ve boyut kazanmıştır. Direnme hakkı demokrasiyi korumanın meşru bir yolu olarak ortaya çıkmıştır.

5) Demokrasimizin teminatı olan demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti ilkesinin Türkiye için ne kadar yaşamsal olduğu bir kez daha kanıtlanmıştır. Demokratik, laik, sosyal hukuk devleti bizi çağdaş uygarlığa taşıyacak olan en temel anahtardır.

6) Bu darbe girişimi Anayasa’da, yasama yürütme ve yargı olarak yer alan güçler ayrılığı ilkesinin demokrasideki denge ve denetleme işlevinin güvencesi olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur

 

 

7) Balyoz, Ergenekon ve Casusluk gibi davalarda mağdur edilen insanların itibar ve haklarının iadesi kaçınılmaz olarak bütün siyasal partilerin gündeminde olmak zorundadır.

8) Bu darbe girişimi devlet yönetiminin liyakata dayanması gerektiğini çok açık bir biçimde ortaya koymuştur. Devletin yapılanmasında siyasal yandaşlık, akrabalık, cemaatçilik tarikatçılık değil; bilgi, birikim ve deneyim gibi ilkeler esas alınmalıdır.

Bir başka anlatımla devleti yönetme yerine, devleti ele geçirme anlayışını tarihe gömmeliyiz. Bu bağlamda devletin yeniden inşası zorunludur.

9) İnancı, kimliği yaşam tarzı ne olursa olsun bu ülkenin güzel insanları; bu ülkenin caddelerinde, sokaklarında, meydanlarında, parklarında özgürce gezebilmedir. Hiç kimse unutmasın 15 Temmuz darbe girişimi 3. sınıf demokrasinin ortaya çıkardığı bir tablodur.

Bu ülkenin insanları 3. sınıf demokrasiye değil, özgürlükçü demokrasiye yani tam demokrasiye layıktır. Türkiye tümüyle darbe hukukundan ayrılmalıdır.

10) Devlet kinle, öfkeyle, ön yargıyla yönetilmez. Darbe girişiminde bulunanlar hukuk içinde hukukun üstünlüğü ilkesine bağlı kalınarak yargılanmalıdır. Devletin vakarı ve ciddiyeti bunu zorunlu kılmaktadır. İşkence, kötü muamele, baskı tehdit, devleti darbecilerle aynı duruma düşürür. Buna izin verilmemelidir.

 

Yorumlar

yorum

Gazetemiz Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir. Köşe yazılarının ve reklamların sorumlulukları sahibine aittir.
© Tüm hakları saklıdır.
haber teması | film izle