EDREMİT CHP’DEN DARBEYE LANET..

  CHP’nin Akçay’dan sonra Altınoluk’ta düzenlediği “Cumhuriyet ve Demokrasi Mitingi” binlerce vatandaşı bir araya getirdi. Edremit Belediye Başkanı Kamil Saka, Parti Meclisi Üyesi Perihan Karasu, CHP Milletvekilleri Namık Havutça ve Mehmet Tüm, CHP İl Başkanı Ender Biçki’nin de katıldığı mitingde 15 Temmuz darbe girişimine ve devleti ele geçirmeye çalışan FETÖ terör örgütüne lanet yağdı. CHP […]

EDREMİT CHP’DEN DARBEYE LANET..

 

CHP’nin Akçay’dan sonra Altınoluk’ta düzenlediği “Cumhuriyet ve Demokrasi Mitingi” binlerce vatandaşı bir araya getirdi. Edremit Belediye Başkanı Kamil Saka, Parti Meclisi Üyesi Perihan Karasu, CHP Milletvekilleri Namık Havutça ve Mehmet Tüm, CHP İl Başkanı Ender Biçki’nin de katıldığı mitingde 15 Temmuz darbe girişimine ve devleti ele geçirmeye çalışan FETÖ terör örgütüne lanet yağdı. CHP yöneticileri ve Milletvekilleri, OHAL kapsamında TBMM’nin devre dışı bırakıldığına dikkat çekti. Mitingde Hükümet’in OHAL kararları ve özellikle TSK ile ilgili kararlar eleştirilirken, laiklik vurgusu yapıldı.

CHP Edremit İlçe Örgütü’nün düzenlediği demokrasi mitinglerinin ikincisi Altınoluk’ta gerçekleşti. Geçen hafta Akçay’da düzenlenen mitinge binlerce yurttaş katılmış, darbe teşebbüsü ve darbeciler lanetlenmişti.
Altınoluk Cumhuriyet Meydanı’ndaki mitingde de yine FETÖ/PDY’nin darbe girişimi protesto edilirken, laik, demokrat, sosyal hukuk devleti ilkelerinden taviz verilmeyeceği haykırıldı. Altınoluk Şahinderesi Köprübaşı bölgesinden meydana yürüyen kalabalık kortejde CHP Edremit İlçe Örgütü’nün yanı sıra Edremit Belediye Başkanı Kamil Saka, CHP parti Meclis Üyesi Perihan Karasu, CHP Balıkesir Milletvekilleri Namık Havutça, Mehmet Tüm, CHP İlçe Başkanı Ender Biçki, parti yöneticileri ve binlerce vatandaş katıldı. Kortejin yürüyüşü Cumhuriyet Meydanı’nda sona erdi. Kortej boyunca “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganları atıldı.

OMUZ OMUZA MEYDANLARDA OLMA ZAMANI
Altınoluk Cumhuriyet Meydanı miting için bayraklarla süslenirken, parti bayrakları ve flamalara yer verilmediği gözlendi. “Darbeye de diktaya da karşıyız” yazılı pankartların yer aldığı mitingde ilk konuşmayı Edremit CHP İlçe Başkanı Yusuf Sel yaptı. Başkan Sel, “Şimdi kişisel hırslardan, heveslerden sıyrılıp omuz omuza meydanlarda olma zamanı” diye seslendi. Edremit CHP İlçe Başkanı Yusuf Sel şöyle konuştu: “Taksim ve Akçay’dan sonra şimdi de Altınoluk’tayız. Perşembe günü İzmir Gündoğdu Meydanı’nda bir arada olacağız. Demokrasimize, cumhuriyetimize sahip çıkıyoruz. Geçmiş darbelerden farklı olarak bu darbe girişimini ekranlardan naklen izledik. Ordumuzun içine sızdırılmış küçümsenmeyecek bir grup dışarıdaki işbirlikçileriyle beraber ülkeyi terörize ettiler, ancak bu hain darbe girişimi bu kez başarıya ulaşamadı. Millet darbe girişimini önledi. Şimdi artık derlenip toparlanma zamanı. Bize çok iş düşüyor. Şimdi kişisel hırslardan, heveslerden sıyrılıp omuz omuza meydanlarda olma zamanı.”

MİLLETVEKİLLERİ İÇİNDE FETÖ’CÜ VAR MI?
Ordu içerisinde gizlenen ve 15 Temmuz darbe girişimini yapan FETÖ’cüleri TSK içinden ayıklarken özen gösterilmesi gerektiğini, FETÖ ile ilişkisi olmayan askerlerin de aynı potaya atılmamasını isteyen Sel, “Bugün gerçek anlamda milletin ordusuna olan ihtiyacımız her zamankinden daha fazla. Meydanlarda seslendirdiğimiz ‘Mustafa Kemal’in askerleriyiz’ deyişi bu noktada daha bir anlam kazanıyor. Suçlular yakalansın, hak ettikleri cezaya çarptırılsınlar, bunu hepimiz istiyoruz. Ancak muhalif olan herkesi susturmaya kalkmak eni olumsuzlukları beraberinde getirir. Suçlu olanlar adil şekilde yargılanmalı. Ergenekon, Balyoz, askeri casusluk, Oda Tv gibi davalarda yaşanan hukuksuzluklar olmamalı” şeklinde konuştu.
Edremit CHP İlçe Başkanı Yusuf Sel ayrıca tüm kurumlarda sürdürülen FETÖ operasyonlarının siyasi ayağı olması gerektiğine de dikkat çekti, “Öncelikle TBMM’de görev yapan 550 Milletvekili arasında bu unsurlar varsa, dokunulmazlıkları kaldırılmalı ve Meclis’ten temizlenmelidirler” dedi. Başkan Sel, savaşların en yakıcı dönemlerinde bile Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kapalı olmadığını, Mustafa Kemal’in Meclis’i her zaman açık tuttuğunu, önemli kararların Meclis’te tartışılarak alındığını da hatırlatarak kanun hükmünde kararname uygulamalarının da Meclis’te görüşülerek karara bağlanması gerektiğini söyledi.

SAKA: “ATATÜRK 90 YIL ÖNCESİNDE BUGÜNLERİ GÖRÜP BİZİ UYARIYOR”
Altınoluk mitingine katılan binlerce vatandaşa seslenen CHP’li Edremit Belediye Başkanı Kamil Saka ise, yurtseverlerin demokrasi mücadelesi verirken ağır bedeller ödediğine dikkat çekti. Darbe girişimini lanetlediğini, Türk halkının direnişiyle darbenin önlendiğini belirten Başkan Saka, Mustafa Kemal Atatürk’ün 1927’de Ankara’da yaptığı konuşmadan örnek verdi. Atatürk’ün “Efendiler, biz tekke ve zaviyeleri din düşmanı olduğumuz için değil, bilakis bu gibi yapılar din ve devlet düşmanı oldukları, Selçuklu ve Osmanlı’yı bu yüzden batırdığı için yasakladık. Çok değil yüzyıla kalmadan eğer bu sözlerime dikkat etmezseniz göreceksiniz ki, bazı kişiler bazı cemaatlerle bir araya gelerek bizlerin din düşmanı olduğunu öne sürecek, sizlerin oyunu alarak başa geçecek, ama sıra devleti bölüşmeye geldiğinde birbirlerine düşeceklerdir. Ayrıca unutmayın ki, o gün geldiğinde, her bir taraf diğerini dinsizlikle ve vatan hainliği ile suçlamaktan geri kalmayacaktır” sözlerini hatırlatarak, Mustafa Kemal’in bugünleri 90 yıl öncesinden görüp Türk milletini uyardığını söyledi.
Saka şöyle konuştu: “Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir diye buradan haykırıyoruz. 15 Temmuz gecesi Türkiye’de bir darbe hareketine kalkışıldı. Fakat milletin tepkisiyle darbe girişimi başarısızlıkla sonuçlandı. Bu konuda çaba harcayan, canını ortaya koyan vatandaşlarımıza minnet borçluyuz. Darbeye karşı direnirken yaşamını yitiren şehitlerimize de Allah’tan rahmet diliyoruz. Bu kalkışma karşısında milletimiz dünyaya örnek olacak şekilde bir karşı duruş sergiledi, kahpe darbe girişimini engelleyerek cumhuriyeti, demokrasiyi canı pahasına korudu”

DEMOKRASİ UĞRUNA ÇOK AĞIR BEDELLER ÖDEDİK
Laiklik, hukukun üstünlüğü ve demokrasiyi korumanın herkesin görevi olduğuna dikkat çeken Saka, bu değerlere saldıranlara, darbeyle yok etmeye çalışanlara karşı direnme hakkının meşru olduğunu belirtti. Saka şunları söyledi: “Türkiye Cumhuriyeti Devleti bize altın tepside sunulmadı. Devlet acısıyla, gözyaşıyla, kanla kuruldu. Verilen mücadelede tüm dünyanın saygısını kazandı. Emperyalist emellere karşı verilen mücadele pek çok ulus için örnek teşkil etti. Biz demokrasi adına çok ağır bedeller ödedik. Her darbe döneminde bu ülkenin yurtseverleri ağır bedel ödedi. Yine bedel ödüyoruz. Bugünler tüm halkımızın birlik beraberlik içinde olması gereken günler. Hiç kimse bugünkü koşullardan pay kapma bu durumu siyasi ranta dönüştürme adına hareket etmemeli. Demokrasi, hukukun üstünlüğünü, laikliği savunmak hepimizin ortak görevi. Kuşkusuz 15 Temmuz’da demokrasiye yapılan saldırıyı da açıkça lanetliyorum.
Atatürk 90 yıl öncesinden bizleri bugünler için uyarıyor. Bu anlamda iktidar sahipleri hareketlerinde daha demokrat davranmak zorundalar. Dün bu halk darbeye karşı direnme hakkını kullandı. Hukukun üstünlüğünün reddedildiği hallerde, örneğin darbeyle demokrasiyi ortadan kaldırma girişimlerinde direnme hakkının ne kadar meşru olduğunu da gördük”

“BİZİ KANDIRDILAR DİYE İŞİN İÇİNDEN SIYRILAMAZLAR”
Halkın darbeye karşı direnişinin yanı sıra medyanın da önemli bir direnç göstererek demokrasiden yana tavır koyduğuna dikkat çeken Saka, “Her türlü eziyete rağmen, yasağa rağmen özgürlüğü, demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü korumaya çalışan medya darbecilerin yolunu kapattı, özgürlüğün yomunu gösterdi. Ekran başında otururken bu gerçeği bir kez daha gördük” dedi. FETÖ terör örgütünü Türkiye’nin başına musallat edenin bugünkü iktidar olduğunu da belirten Saka konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “Bu FETÖ terör örgütünü başımıza musallat edenler, yıllarca işbirliği yaparak iktidarı kullananlar da bunun bedelini ödemek zorunda. Biz kandırıldık diye işin içinden sıyrılamazlar. Sorumlular bedelini ödemeli. İktidar artık cemaatlere tarikatlara değil halka dayanmalı. Bu meydanlarda bu kadar yurtsever toplanıyorsa Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün bize bıraktığı laik, demokratik cumhuriyet ilelebet yaşayacaktır”

FETÖ’YÜ DEVLETİN KURUMLARINA KİMLER YERLEŞTİRDİ?
CHP Balıkesir İl Başkanı Ender Biçki ise, darbe girişiminden sonra Türkiye’nin parlamenter sisteme daha fazla sahip çıkmak zorunda olduğuna vurgu yaptı. FETÖ’cü yapıyı devletin kurumlarına AK Parti iktidarının yerleştirdiğini söyleyen Biçki, “Şimdi bunları sormak, söylemek bizim hakkımız değil mi” diye konuştu. Biçki şunları söyledi:
“Bu ülkenin birlik ve bütünlüğü için canını veren askerlerimizin, mehmetçiklerimizin, kahramanlarımızın mekanı cennet olsun. 15 Temmuz gecesi sanıyorlar ki bir kişiye ya da partiye darbe girişimi yapıldı. Halbuki 15 Temmuz gecesi yapılan şey, Atatürk’ün kurduğu cumhuriyete son verme kalkışmasıdır. Fethullah Gülen Terör Örütü bizi kandırdı diyorlar, aldattı diyorlar. Bu Fethullah, bu FETÖ kimdir? Türkiye’nin bütün kurumlarına, milli eğitimine, askeriyesine, adliyesine, bakanlıklarına, sağlık kurumlarına nasıl girdi, kimler tarafından yerleştirildi? Şimdi bunları sormak, burada dile getirmek en doğal hakkımız değil mi?

“FETÖ ÜLKEYİ ELE GEÇİRECEK” DEDİK VATAN HAİNİ OLDUK…
Biz bu FETÖ’cülerin, bu terör örgütünün Türkiye’yi ele geçirmek istediğini yıllardır söylüyoruz. Yıllardır anlatıyoruz. Bunları söylediğimizde bize vatan haini dediler, din düşmanı dediler. Zaman bizi haklı çıkardı. Şimdi o yüzden sesimiz daha gür çıkıyor. Ergenekon ve Balyoz davalarında kumpas kuruyorlar, FETÖ kumpas kuruyor dediğimizde, ‘Ateş olmayan yerden duman çıkmaz’ diye karşılık verdiler. “Bu FETÖ bir ur gibi Türkiye’yi sarıyor” diye konuştuğumuzda üzerimize saldırdılar, ‘O çok değerli bir din adamıdır’ dediler. Bugün gelinen noktada hepsi koro halinde FETÖ terör örgütü diyor, daha ileriye gidip O’nu asmak istiyor. Şimdi şunu çok iyi bilelim; Türkiye Cumhuriyeti’nin yapısı belli, gideceği yol belli. Bizi kurtaracak olan rabia ruhu değil Kuva-yı Milliye ruhudur. Şimdi bizler bu hükümete ne yapması gerektiğini anlatacağız. Ancak bugüne kadar söz dinlemediler, artık bunları söyleme hakkımız var. Türkiye Cumhuriyeti’nin parlamenter yapısına, çoğulcu demokrasisine sahip çıkmamız gerekiyor. Ötekileştirmeden, dayatmalar yapmadan, laik ve demokratik yapıya sahip çıkmamız gerekiyor. Şimdi ‘Başkomutan benim’ diyor. Başkomutan olmak için Çanakkale’den gelmek lazım, Anafartalar’dan, Sakarya’dan, Dumlupınar’dan, Conkbayırı’ndan gelmek lazım. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesinden gelmek lazım. Bir başkomutan var, O da Mustafa Kemal”

TÜRKİYE’NİN KABESİNİ BOMBALAYAN HAİNLERE LANET OLSUN
CHP Balıkesir Milletvekili Namık Havutça ise FETÖ’cü darbe girişiminin hiç bir zaman unutulmayacağını, her zaman lanetle anılacağını söyledi. Türkiye’deki darbe süreçlerine dikkat çeken Havutça, “15 Temmuz gecesi Türkiye karanlık bir süreçten geçti. Alışmadığımız, görmediğimiz bir darbe girişimi oldu bu. 60 darbesini görmedim, ama 12 Eylül 1980 darbesini çok iyi hatırlıyorum. Sabah Hasan Mutlucan’ın türküleriyle uyandık. Sokağa çıkma yasağı var, rejim değişmiş, Ecevit Zincirbozan’da, Demirel şapkasını alıp gitmiş. Bütün devrimciler, solcular, Atatürkçüler sanki sorumluymuş gibi cezaevlerine tıkılmış. Biz darbenin ne demek olduğunu çok iyi biliriz. Bu yüzden CHP’den darbeci, FETÖ’cü çıkmaz. O gece TBMM’ye bomba yağdıran hainlere, darbecilere lanet olsun diyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi, bu ülkenin kalbidir, kabesidir. O gece ben de meclisteydim. Genel Başkanımız tüm milletvekillerini Meclis’e çağırdı. Bu ülkenin Millet Meclisi savaşlarda bile düşman tarafından bombalanmadı. Bu halk bunları unutmayacak, her zaman lanetle anacak. Darbenin bastırılmasında sokaklarda direnen halkımıza helal olsun diyoruz. O darbeciler en ağır cezayı alacaklar” diye konuştu.

DARBEYE DİRENENLER MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİDİR
Darbe girişimini yapanların Türk askeri olamayacağını, hain olarak anılacaklarını, darbeye direnenlerin ise Mustafa Kemal’in askerleri olduğunu belirten Havutça, “Darbeye kalkışanlar en ağır cezayı alsınlar; Ancak anasının babasının kuzusu, vatani görevini yapan, yaptıkları şeyin tatbikat olduğuna inandırılan çocuklarımızı, mehmetçiklerimizi linç edenlere de hakkımızı helal etmeyeceğiz” dedi. Havutça, “TSK’da görev yapan darbeciler Türk askeri olamaz, FETÖ’cü hainlerdir, darbeyi önleyenler ise Mustafa Kemal’in askerleridir” şeklinde konuştu.
Hükümet’in darbe girişimi sonrasında helallik istediğini de belirten Havutça, “Helalleşelim, ayrışmayalım, hesaplaşmayalım, birleşelim, ama nasıl? Hükümet yetkililerinin verdiği mesajlara bakın, nasıl helalleşeceğiz? Darbeyi yapanlar, Meclis’e bombayı atanlar Gezi eylemlerine katılanlar mı? Genelkurmay Başkanı’nı, kuvvet komutanlarını rehin alanlar Geziciler mi? Gezi Parkı’na gelmiş, Taksim’e kışla yapacakmış. Bu insanlar mı hedefiniz, nasıl helalleşeceksiniz? FETÖ’nün darbesinden başka bir darbe mi yaratmak istiyorsunuz? Demokratik, laik bir ülkede mi, yoksa başka bir Türkiye’de mi yaşamak istiyorsunuz? Helalleşeceksek, önce onların hesabını yapacağız” dedi.

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI’NI DA YASAKLADILAR
Konuşmasında olağanüstü hal koşulları nedeniyle 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın kutlanmamasıyla ilgili karara dikkat çeken Havutça şunları söyledi: “30 Ağustos Zafer Bayramı’nı da yasakladılar. 29 Ekim’i de yasakladılar. Anıtkabir’e gitmemizi yasakladılar. 23 Nisan’ı yasakladılar. 19 Mayıs’ı yasakladılar. Hep yasak. Cumhuriyet Bayramı’nı kutlayamıyoruz. 19 Mayısları kutlayamıyoruz. 30 Ağustos ne? Emperyalizme karşı kazanılan zaferin yıldönümü. Niye yasaklıyorsun?”

BU DARBECİ ÇETELERİ ÇOK İYİ TANIYORUZ
CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm ise “Bizler bu  darbeci çeteleri çok iyi tanıyoruz. Bunlar bugün  ortaya çıkmadı. Kurtuluş Savaşında emperyalistlerle işbirliği yaparak  Kuva-yı Milliye’nin karşısında olan bunlardır. Bunlar, Menemen’de , Öğretmen Kubilay’ın başını kesenlerdir. Bunlar; 27 Mayıs’ta Başbakanı ve bakanları idam edenlerdir. Bunlar 12 Mart’ta, Bağımsız Türkiye özlemi ile Emperyalizme karşı çıkan, Deniz Gezmiş ve yoldaşlarını darağacına gönderenlerdir. Bunlar, 12 Eylül’de Erdal Eren’i yaşını büyüterek asanlardır. Bunlar 15 Temmuz’da halkın üzerine tankları sürenlerdir.  Bunlar Gazi’nin kurduğu Meclis’i bombalayanlardır” diye konuştu. Konuşmasında laiklik vurgusu yapan Tüm; “Türkiye Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi, şeyhlerin, dervişlerin ülkesi olamaz. Türkiye laik demokrat, çağdaş, ilerici Cumhuriyeti savunanların  ülkesidir. Bizler; Bundan asla  geri adım atmayacağız. Ödün vermeyeceğiz” dedi.

CUMHURİYETİ VE DEMOKRASİYİ İÇLERİNE SİNDİREMEDİLER
CHP Milletvekili Mehmet Tüm sözlerini şöyle sürdürdü: “15 Temmuz’da bu darbeci çeteler, gözü dönmüş vatan hainleri, Devleti ele geçirmek istediler. Bunlar laik cumhuriyetimizi ortadan kaldırmak için  asker, polis, sivil demeden, tüm halkımızı hedef aldılar ve katliam yaptılar. Bu çeteleri bir kez daha lanetliyoruz. Bu darbe girişiminde yaşamını yitiren, asker, polis, sivil tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralı yurttaşlarımıza acil şifalar diliyorum. Bu Darbecilerin, gericilerin içlerine sindiremediği tek şey Laik Türkiye Cumhuriyeti’dir.  Ama unuttukları bir şey var; halkımızın cumhuriyete  ve demokrasiye olan tam inancı. Cumhuriyetimizi sonsuza dek yaşatacağımıza hiç kimsenin şüphesi olmasın.

İKTİDAR DARBE GİRİŞİMİNDEN DERS ÇIKARMALI
15 Temmuz’dan hepimiz gerekli dersleri çıkarmalıyız.  Bundan en büyük ders çıkaracak olan da  iktidarın ta kendisidir. Çünkü bu FETÖ’cü çeteler bu iktidar döneminde Devleti ele geçirdiler. Bugün binlerce kişi  görevden uzaklaştırılıyor. Buradan iktidara soruyorum; Bu çeteleri bu görevlere kimler getirdi? Valiler, rektörler görevden alınıyor tutuklanıyor. Bu insanların tamamı sizin  döneminizde vali ve rektör yapıldı. Şimdi binlerce okul kapatıldı.  Bu okulları kimlerin açtığını çok iyi biliyoruz. Bunları bu görevlere getirenler, bunun hesabını halkımıza mutlaka vermelidirler. Hükümet bunun siyasi sorumluluğunu mutlaka üstlenmelidir.  İktidar halkımızdan özür dilemelidir. Hükümet bu sorumluluktan asla kaçamaz.

CEMAAT VE TARİKATLARA AİT TÜM OKUL VE YURTLAR KAPATILSIN
Burada Amacımız geçmişe  değil geleceğe bakmaktır. Ancak geçmişteki hatalardan ders çıkaramazsak geleceğimizi doğru kuramayız. Çağdaş, ilerici, demokrat insanlar ve halkın seçtiği milletvekilleri olarak binlerce defa hükümeti uyardık, bu gericilere çocuklarımızı teslim etmeyin, laiklikten ödün vermeyin dedik. Ama her defasında iktidar, bu halkın çocukları dinini öğrenmelidir diye bizlere karşı çıktılar. Şimdi soruyorum sizlere, FETÖ’cuların  öğrettiği  hangi dindir?  hangi inançtır? Hangi vicdandır? Bu nasıl bir inanç ve vicdan ki, kendi halkına bomba yağdırdılar ve acımasızca insanlarımızı katlettiler. Hükümet tüm bu yaşananları dikkate alarak, acilen laik eğitime geri dönmelidir. Cemaat ve tarikat okulları ve  yurtlarının adı ne olursa olsun tümü kapatılmalıdır.

HÜKÜMET OHAL’İ FIRSATA DÖNÜŞTÜRMEK İSTİYOR
15 Temmuz sonrası ülkemizde   OHAL ilan edildi. Meclis’i yok sayan bu anlayışı doğru bulmuyoruz. Şimdi görüyoruz ki, iktidar OHAL’i kendisi için bir fırsata dönüştürmek istiyor. Devlet organlarını istediği gibi, hiç bir demokratik tartışmaya imkan tanımadan, değiştiriyorlar. Darbeleri önlemenin yöntemi bu  değildir.  İktidarı bir kez daha buradan uyarıyoruz; Askeri okulları kapatarak darbeleri önleyemezsiniz. Bunun yerine başta muhalefet olmak üzere her kesimi dikkate almak zorundasınız. Ülkemizde  bir daha darbelerin yaşanmaması için daha çok demokrasi  demeliyiz. Çünkü darbelerin panzehiri, tüm kurum ve kuralları ile yerleşmiş tam demokrasidir.”

Yorumlar

yorum