ŞEKER DE YİYEBİLSİNLER

Çalıyorum kapınızı, teyze, amca, bir imza ver. Çocuklar öldürülmesin şeker de yiyebilsinler. Bu dizeleri 1956 yılında Nazım Hikmet yazdı; Çocukların gülüp oynaması, su istimal edilmemesi adına. Masumiyetin, saflığın, duruluğun simgesi çocuklar. Şeker yemesi gereken, koşup oynaması gereken çocuklar. Ülkemiz ne hallere geldi? Üzülmemek elde değil.  Şiddete, tacize maruz kalan çocuklardan Canlı bomba çocuklara, patlatılan bombalarla […]

ŞEKER DE YİYEBİLSİNLER

Çalıyorum kapınızı,
teyze, amca, bir imza ver.
Çocuklar öldürülmesin
şeker de yiyebilsinler.

Bu dizeleri 1956 yılında Nazım Hikmet yazdı; Çocukların gülüp oynaması, su istimal edilmemesi adına.

Masumiyetin, saflığın, duruluğun simgesi çocuklar. Şeker yemesi gereken, koşup oynaması gereken çocuklar.

Ülkemiz ne hallere geldi? Üzülmemek elde değil.  Şiddete, tacize maruz kalan çocuklardan Canlı bomba çocuklara, patlatılan bombalarla canlarından olan çocuklara geldik. Çocuklar hep istismar konusu ülkemizde. Üzülmemek elde değil.

Ve Gaziantep patlaması; “29 ‘U ÇOCUK…..51 ÖLÜ…..”

Yayın yasağı! Meydanlar bom boş herkes sus pus! Nereye kadar?

Konuyla İlgili Çocuk Doktoru arkadaşım Gonca Bulut  “facebook” sayfasında tepkisini şu ifadelerle dile getirmiş. Benimde duygularıma tercüman olmuş bir bakıma. Onun izniyle aynen yayılıyorum ifadelerini;

“Ölülerin Yarısından Çoğu ÇOCUK !!!!!!!

Büyükler, her şeyden habersiz küçüklere mi bedel ödetiyor…

Onlar Sadece Çocuk….

Bunun Dini Yok…Irkı Yok….

Kendi Tercihleri Yok…..

Onlar Çocuk….

Yapacaksak Kendi Aramızda Yapalım…

Karıştırmayın Küçücük Bedenleri…..

Bu Kadar Alçalmayın….

Bu Kadar Acımasızlaşmayın….. “

Evet, Meydanlar bom boş herkes sus pus! Sesimizi duyurmak, tepkimizi dile getirmek için birilerinin emir ve talimat mı vermesi gerekiyor?

Hüseyin EROĞLU

Yorumlar

yorum