TERÖRE LANET

Cumhuriyet Halk Partisi Edremit İlçe Başkanlığı Edremit Cumhuriyet meydanında ülkemizde yaşanan terör olaylarını protesto etmek için kitlesel basın açıklaması gerçekleştiler. Basın açıklamasını okuyan Edremit CHP ilçe başkanı Yusuf Sel “Ülkemiz zor bir dönemi yaşıyor. Bir yandan alçakça bir kalkışmayla devlet düzenimiz sarsılıyor, diğer yandan hain terör saldırıları insanlarımızın ocaklarını söndürüyor. Kayıplarımızı sayısal olarak ifade etmeye […]

TERÖRE LANET

20160824_123816

Cumhuriyet Halk Partisi Edremit İlçe Başkanlığı Edremit Cumhuriyet meydanında ülkemizde yaşanan terör olaylarını protesto etmek için kitlesel basın açıklaması gerçekleştiler. Basın açıklamasını okuyan Edremit CHP ilçe başkanı Yusuf Sel “Ülkemiz zor bir dönemi yaşıyor. Bir yandan alçakça bir kalkışmayla devlet düzenimiz sarsılıyor, diğer yandan hain terör saldırıları insanlarımızın ocaklarını söndürüyor. Kayıplarımızı sayısal olarak ifade etmeye dilimiz varmıyor. Çünkü yaşamlarını kaybedenler birer insan, sayı değil. İstatiksel sonuçlarmış gibi yaklaşmak insanlık düşüncemize aykırı” dedi.

 

 

 

Edremit Cumhuriyet meydanında gerçekleşen protestoya CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm, Edremit Belediye Başkanı Kamil Saka, partililer, STK’lar ve çok sayıda yurttaş katıldı. Basın açıklamasını seslendiren CHP Edremit ilçe başkanı Yusuf Sel açıklamada şu ifadeleri kullandı. “Ülkemiz zor bir dönemi yaşıyor. Bir yandan alçakça bir kalkışmayla devlet düzenimiz sarsılıyor, diğer yandan hain terör saldırıları insanlarımızın ocaklarını söndürüyor. Kayıplarımızı sayısal olarak ifade etmeye dilimiz varmıyor. Çünkü yaşamlarını kaybedenler birer insan, sayı değil. İstatiksel sonuçlarmış gibi yaklaşmak insanlık düşüncemize aykırı. Son bir yılda 5 Haziran Diyarbakır, 20 Temmuz Suruç, 10 Ekim Ankara, 23 Aralık Sabiha Gökçen, 12 Ocak Sultanahmet, 17 Şubat ve 13 Mart Ankara, 19 Mart Taksim, 27 Nisan Bursa, 1 Mayıs Gaziantep, 12 Mayıs Diyarbakır, 7 Haziran Vezneciler İstanbul, 8 Haziran Mardin, 28 Haziran Atatürk Hava Limanı, 15 Temmuz bütün Türkiye, 10 Ağustos Diyarbakır ve Kızıltepe, 17 Ağustos Van, 18 Ağustos Elazığ, 20 Ağustos Gaziantep onlarca insanımızı kaybettiğimiz tarihler. İçimiz yanıyor. Terörü lanetlemek yetmiyor, kökünün kurutulmasını istiyoruz.

Değerli dostlar, üç yanı denizlerle çevrili ülkemiz, dört yanı düşmanlarla çevrili hale geldi. Biz daha önce yapmış olduğumuz açıklamalarımızda, ülkenin kötü yönetildiğini söylemiştik. Daha sonra işlerin çığırından çıktığını dile getirerek Türkiye’ nin yönetilemediğini, dalgalı denizde dümeni kırık bir gemi gibi savrulduğunu dile getirdik. Samimiyetle söylüyorum; keşke bu öngörülerimiz, bu tespitlerimiz yanlış olsaydı. Yaptığımız yanlışın mahcubiyeti ile boynumuz eğik dolaşsaydık. Ancak dediklerimizin hepsi doğru çıktı. Her platformda, her ortamda dile getirdiğimiz kaygılarımız kulak ardı edildi. Stratejik derinlik bizi terörizmin batağına sapladı. Şimdi FETÖ ve IŞİD adlı dinsel terörü PKK denen etnik terörü birlikte yaşıyoruz. Karanlık odaklarda kurulan tezgahlarla ülkemize dört bir yandan saldırılıyor, emparyalizmin çıkarları doğrultusunda bölünüp parçalanmak isteniyor.

Devlet yönetimi ciddi bir iştir. Kamu görevlileri görevlerini yaparken yetkiyi kanunlardan alırlar ve halkın çıkarlarını gözetmek zorundadırlar. Görevlerini yaparken kanun yerine tarikat şeyhinin direktiflerini, veya dini kuralları esas almak suçtur. Bu suç yıllardan bu yana işlenmektedir. Bunun sonucu olarak devlet kadroları cemaatin müritleri tarafından işgale uğramıştır. Bu kadroların bilime, akla, liyakata ve sadakate dayanmayan kararları ülkeyi bu noktaya getirmiştir. Her gün acaba nerede bir acı yaşayacağız diyerek yaşar hale geldik. Cumhuriyetin kuruluş felsefesinden uzaklaşmak, Atatürk ilke ve devrimlerinden ayrılmak bizi bu hallere düşürmüştür. Ülkenin ulusça yeniden 1923 ruhunu canlandırması, fabrika ayarlarına geri dönülmesi zorunlu hale gelmiştir. Yolumuz anti emperyalist çizgide yurtta barış dünyada barış ilkesine sıkı sıkı sarılmak olmalıdır.

Değerli dostlar bu durum hükümet sorunu olmaktan çıkmış, geleceğimizi yok eden bir devlet sorunu haline gelmiştir. Adalet ve Kalkınma Partisinin bu durumun baş sorumlusu olarak bunu altından kalkması zor görünmektedir. Bu nedenle sağlam ilkelere dayalı bir meclis hükümetinin kurulması, bir milli mutabakat hükümeti kurularak içerden ve dışardan gelecek saldırılara ülkenin bütün kaynakları seferber edilerek karşı konulması sağlanmalıdır.

Son FETÖ kalkışmasından sonra bir dizi önlemler alınmakta ve FETÖ unsuru olduğu belirtilen kadrolar tasfiye edilmektedir. Bu yapılırken özenli davranılmak, suçlular yakalanırken günahsız insanlar zarar görmemelidir. Şunu da söylemeden geçemeyeceğim. Devlet kararlarla kararnamelerle yönetilir. Bu kadrolara atamalarda kararnamelerin altında imzası bulunanlar en azından görevi kötüye kullanma suçu işlemişlerdir ve göz ardı edilmemelidir.

Ordu ve güvenlik güçlerimiz itibarsızlaştırılmamalıdır. Şu unutulmasın ki yaşadığımız coğrafya güçlü bir orduya sahip olmayı gerekli kılmaktadır. Ülke savunmasında canını feda eden güvenlik güçlerimize layık olduğu değer verilmelidir. Askeri ve sivil bürokraside FETÖ cü oldukları için görevden alınanların yerine başka tarikat üyeleri doldurulmamalıdır. Liyakat, sadakat, akıl ve bilim esas alınmalıdır.

Ülkede aidiyet, vatandaşlık duygusu yaratılmalıdır. Mezhep, tarikat, ırk, cins, cinsiyet, bölgecilik gibi kimlik siyaseti bütün siyasi gruplarca ve partilerce terkedilmelidir. Ülke Kanun Hükmünde Kararnamelerle değil meclis açık tutularak kanunlar çerçevesinde yönetilmelidir. Çok örselenen ve güvenirlik sorunu yaşayan yargı sistemi bağımsız bir yapıya kavuşturulmalıdır. Yaz boz tahtası yapılan eğitim sistemi bilimsel zeminde yeniden yapılandırılmalıdır. Çocuklar biat eden değil, soran sorgulayan bireyler olarak yetiştirilmelidir.

Bugün hakkımızı saklı tutarak sorgulamak yerine uzlaşı çağırışı yapıyoruz. Ülkemizin içinde bulunduğu durum sorumluluğumuz gereği birlikteliği, dayanışmayı, tek yürek olmayı gerektiriyor. Yurtseverliğimiz bunu gerektiriyor.

Çağırımıza uyup geldiğiniz, acılarımızı paylaştığınız, teröre karşı isyanımıza katıldığınız için hepinize sonsuz teşekkürler ediyor saygılarımı sunuyorum.”

Yorumlar

yorum