“YILLARCA BİRLİKTE OLDUNUZ, ÖNCE SİVİL DARBE YAPTINIZ, ŞİMDİ DE DEVAM EDİYORSUNUZ”

        CHP il başkanı ENDER BİÇKİ yaptığı basın açıklamasında “Terör örgütlerinin sesinin ve eylemlerinin devletin sesinden daha çok çıkması, güvenlik açısından büyük bir alarmdır. Temel sorun, bugünkü siyasi iktidarın en büyük tehlike saydığı örgütleri yakın zamana kadar kendi elleriyle büyütmesi ve güçlendirmesidir. FETÖ’cüleri büyüten, güçlendiren, IŞİD’e ve PKK-PYD’ye taviz veren iktidar, şimdi […]

“YILLARCA BİRLİKTE OLDUNUZ,  ÖNCE SİVİL DARBE YAPTINIZ, ŞİMDİ DE DEVAM EDİYORSUNUZ”

 

 

 

 

CHP il başkanı ENDER BİÇKİ yaptığı basın açıklamasında “Terör örgütlerinin sesinin ve eylemlerinin devletin sesinden daha çok çıkması, güvenlik açısından büyük bir alarmdır. Temel sorun, bugünkü siyasi iktidarın en büyük tehlike saydığı örgütleri yakın zamana kadar kendi elleriyle büyütmesi ve güçlendirmesidir. FETÖ’cüleri büyüten, güçlendiren, IŞİD’e ve PKK-PYD’ye taviz veren iktidar, şimdi bu terör örgütlerini devletin ve milletin başına bela etmiştir” dedi.

 

Biçki açıklamasın devamında ise “Bugün, devlet, açıkça ne yapacağını şaşırmış bir iktidarın elinde yine bir maceraya sürüklenmektedir. Devlette asıl açığa alınan, liyakat, ciddiyet, hukuk ve kamusal çıkar ilkeleridir. Koruyup kolladığınız ailelere ve kişilere araziler bağışladığınız, vakıflarını beslediğiniz, ödenek aktardığınız, “bitsin bu hasret” dediğiniz, Meclis kürsüsünde övgüler yağdırdığınız, vergi istisnalarıyla ihya ettiğiniz kurumlar ve oradan yetişen, bugün darbeyle suçladığınız kuşaklar, sizin zamanınızda devlette yükseldi, asıl sizin dönemizde ticarette serpildi.  Ergenekon’dan Balyoz’a, Kumpastan Casusluk’a kadar düzmece davalarla, sahte belgelerle ordunun, emniyetin içini boşaltıp devletin omurgasını kaydırdınız, devletin ve milletin kimyasını bozdunuz. Kısacası Cumhuriyet’e karşı el ele sivil darbe yaptınız. Toplumu getirdiğiniz nokta, devlet içinde palazlanmasını sağladığınız FETÖ’cülerin darbe girişimidir. Bu darbe girişimine yıllardır attığınız yanlış adımlarla, kışlaya, camiye ve adliyelere siyaseti sokmanız nedeniyle, hukuksuz kararlarla açıkça siz sebep oldunuz. Bugün müzmin mağdur edebiyatı yapan iktidar, dünün işbirlikçisi, devleti uçuruma yuvarlayan ana aktördür.  FETÖ’yü milletin ve devletin başına bela edenler, hala hiç utanmadan devlette FETÖ’nün büyümesini başkalarına yüklemeye çalışıyorlar.  Faili meçhulleri, kopyalı sınavları, şaibeli kurum atamalarını zamanında sümenaltı edenler, hesabını sormayanlar, bugün tamamını FETÖ’ye ihale ediyor. ‘Çözüm süreci’nde valiye, askere ‘dokunmayın’ talimatı verenler, bugün terörün ve şaibenin odağını FETÖ ilan edince sorumluluktan kaçacağını sanıyor. Devleti resmen şeriatçı bir vesayete teslim ettiniz, şimdi hatalarınızın hesabını vermemek için her yanlışı FETÖ’ye fatura ediyorsunuz.”

 

İSTİHBARAT ZAAFİYETİ DERİNLEŞTİ

 

 

“İstihbarat zaafiyetinin derinleştiği, terörle mücadele eden milletin ordusunun ve askerinin can güvenliğinin sağlanamadığı ortamda, 1 günde 20 şehit vermenin derin acısını ve üzüntüsünü yaşıyoruz. Yine içimiz yanıyor, yine analar ağlıyor. Lanet olası terörden dolayı şehit olan şehitlerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve ulusumuza başsağlığı diliyorum. Terör örgütlerinin sesinin ve eylemlerinin devletin sesinden daha çok çıkması, güvenlik açısından büyük bir alarmdır. Kınama ve taziye mesajı yayınlamanın ötesine geçemeyen, terörle mücadele değil müzakere masasına oturan, Türk insanını terör saldırılarına alışmaya çağıran İçişleri Bakanı Efkan Ala, çok geç de olsa nihayet görevini bıraktı. Şimdiye kadar cereyan eden birçok terör olayından, şehit asker ve polislerimizden hiç sorumluluk duymadı, gözünü kapadı, kulağını tıkadı. İstifa etme nezaketinde bile bulunmadı. Onun görevini bıraktığı ortamda, hükümetinin hataları büyüyor, terörle mücadele ağır aksak yürüyor…

 

TERÖRÜ BÜYÜTEN İKTİDAR, TERÖRİSTİ BAŞIMIZA BELA ETTİ

 

Temel sorun, bugünkü siyasi iktidarın en büyük tehlike saydığı örgütleri yakın zamana kadar kendi elleriyle büyütmesi ve güçlendirmesidir. FETÖ’cüleri büyüten, güçlendiren, IŞİD’e ve PKK-PYD’ye taviz veren iktidar, şimdi bu terör örgütlerini devletin ve milletin başına bela etmiştir. Bir zamanlar bu örgütleri dikkate almayanlar, FETÖ örgütü için övgü düzenler, ‘ne istedilerse verdik’ diyenler, ‘Hocam gel artık bu hasret bitsin’ diyenler, öncelikle halka bunların hesabını vermelidir.

 

SOSYAL MEDYA FETÖ-AKP FLÖRTÜYLE DOLDU

 

AKP ile FETÖ’nün yıllardır süren flörtü, bugün sosyal medyayı saran geçmişteki karşılıklı iltifatları yüklü bir arşiv oldu. Dün FETÖ’yü allayıp pullayanlar, bugün aldananları oynuyor, ‘kandırıldık’ diyor. Dün Gülen’e sevgi gösterisinde bulunanlar, bugün geçmişin hesabından kaçmak için her yanlışının faturasını FETÖ’ye kesmeye kalkıyor, kendi hatalarını ve yanlışlarını görmezlikten geliyorlar.  Faili meçhulleri, kopyalı sınavları, şaibeli kurum atamalarını zamanında sümenaltı edenler, hesabını sormayanlar, bugün tamamını FETÖ’ye ihale ediyor. ‘Çözüm süreci’nde valiye, askere ‘dokunmayın’ talimatı verenler, bugün terörün ve şaibenin odağını FETÖ ilan edince sorumluluktan kaçacağını sanıyor.

 

DEVLETİN GÖVDESİ ŞERİATÇİ VESAYETE TESLİM EDİLDİ

 

Devleti elleriyle FETÖ’ye teslim eden, gövdesini şeriatçı bir vesayete kaptıran AKP kadroları, bugün her yeni hamlesiyle devlet krizini büyütmektedir. Açıkça, yıllarca şiirlerle, manilerle beraberliğinizi kutsadınız; referandumla, yasayla ve kamu ihaleleriyle birliğinizi büyüttünüz. Gözünüzü kırpmadan Cumhuriyet kurumlarını satıp savdınız, kindarca kadrolaşıp işi ehline değil tarikatlara verdiniz.

 

CUMHURİYET’E EL ELE SİVİL DARBE YAPTINIZ

 

Ergenekon’dan Balyoz’a, Kumpastan Casusluk’a kadar düzmece davalarla, sahte belgelerle ordunun, emniyetin içini boşaltıp devletin omurgasını kaydırdınız, devletin ve milletin kimyasını bozdunuz. Kısacası Cumhuriyet’e karşı el ele sivil darbe yaptınız. Toplumu getirdiğiniz nokta, devlet içinde palazlanmasını sağladığınız FETÖ’cülerin darbe girişimidir. Bu darbe girişimine yıllardır attığınız yanlış adımlarla, kışlaya, camiye ve adliyelere siyaseti sokmanız nedeniyle, hukuksuz kararlarla açıkça siz sebep oldunuz. Bugün müzmin mağdur edebiyatı yapan iktidar, dünün işbirlikçisi, devleti uçuruma yuvarlayan ana aktördür.  FETÖ’yü milletin ve devletin başına bela edenler, hala hiç utanmadan devlette FETÖ’ nün büyümesini başkalarına yüklemeye çalışıyorlar.  Siyasi hesap verme makamında olanlar, içlerindeki  birkaç FETÖ’cüyü göstermelik temizleyerek, OHAL karanlığında yeni kadrolaşmalar için Atatürkçüleri ve Laik Cumhuriyetçileri görevinden ederek bu büyük suçtan kendisini kurtaramayacaktır.  Koruyup kolladığınız ailelere ve kişilere araziler bağışladığınız, vakıflarını beslediğiniz, ödenek aktardığınız, “bitsin bu hasret” dediğiniz, Meclis kürsüsünde övgüler yağdırdığınız, vergi istisnalarıyla ihya ettiğiniz kurumlar ve oradan yetişen kuşaklar, sizin zamanınızda devlette yükseldi, asıl sizin dönemizde ticarette serpildi.

 

DARBEYE GİDEN YOLUN TAŞLARINI SİZ DÖŞEDİNİZ

 

Bir gecede masum ya da FETÖ’cü, 50 binin üzerinde kamu görevlisinin işine son verebilenler, bu listelerin kamuya giriş serüveninde, atama ve yükselmelerinde doğrudan söz sahibiydi. “Ne istediniz de vermedik” sözü, devletin bir şirket gibi bölüşülmesinin, kamu kaynaklarının parti ve tarikat ortaklığıyla iç edilmesinin tarihini anlatır. Yabancı devlet adamları FETÖ’cüler hakkındaki listelerin nasıl bu kadar çabuk hazırlandığını merak ediyor ama bilmiyorlar ki bu listelerin bir kopyası ilk günden beri AKP iktidarının  çantasında onurla taşınmış, bakanlıklar tarikata açıkça kiralanmıştır.

 

DEVLET YENİ MACERAYA SÜRÜKLENİYOR

 

Şimdi devlet, açıkça ne yapacağını şaşırmış bir iktidarın elinde yine bir maceraya sürüklenmektedir. Devlette asıl açığa alınan, liyakat, ciddiyet, hukuk ve kamusal çıkar ilkeleridir. FETÖ ile ilişiği olanların açığa alınması, tutuklanması olağandır, ancak ilişkisi var şüphesiyle açığa aldığınız bürokratları, akademisyenleri, askerleri, yargıçların soruşturulmadan ihraç edilmelerini anlamak ve kabul etmek mümkün değildir.

 

SORUŞTURMASIZ İHRAÇ KARARI HUKUKU ÇÖKERTİR

 

Soruşturma yapılmadan ve bitmeden verilen ihraç kararları, hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmaz, uluslararası ilişkilerde Türkiye’yi çok zor durumda bırakır.Ayrıca kaç para harcandığı ve harcanacağı bilinmeyen Saray camiinde zikir seanslarının yapılması ve kadın polislere türban serbestisinin böyle bir karışık dönemde yapılmasının amacını da iyi değerlendirilmesi gerekir.

 

ÜLKENİN ALTINI ÜSTÜNE GETİRDİLER

 

Bir yandan masum insanların FETÖ’cülerle aynı kefeye konarak mesleğinden atılması, diğer yandan boşalan kadrolara yeni tarikatların devreye sokularak yapılıyor olması birçok kuşkuyu ortaya çıkarmaktadır. Velhasıl, ülkenin altını üstüne getirdiler, tam bir devlet krizi yarattılar. Liyakatin devletten ihracı, bu defa yeni tarikatların darbe hazırlığına giden yolun taşlarını döşer.  Sivil darbeyi FETÖ ile birlikte Türkiye’ye getiren bu iktidar, şimdi hiç ders almadan aynı yanlışa devam ediyor. Acilen bu hatalardan dönün; devlet hiçbir cemaate ya da partiye tümüyle terk edilemez. Kısır Başkanlık hevesleriniz, darbe sonrası fırsat düşkünlüğünüz ve yandaşlarınıza yeni istihdam paketiniz için millete daha fazla kaygı yaşatmaya, on binlerce masum çalışanın ekmeğiyle, geleceğiyle oynamaya hakkınız yoktur. Bu uygulama adaletsizliği doğurur. Adaletsiz bir ülkede barış ve huzur sağlanamaz. Adalet herkese lazımdır, bir gün iktidara da lazım olacaktır. Buna göre hareket edilmesi en doğru yoldur.”

Yorumlar

yorum