KILAVUZ

    Ülkemizin haline bakıyorum da çok üzülüyorum. Hani battı balık yan gider derler ya, gerçekten artık ülkemiz herhalde yan gidiyor. Baksanıza iyice kutuplaştırıldık, iyice bölündük, gözümüz mü döndü ne. Bu ülkenin gidişinden memnun olmayan, ülkemiz ve insanlarımız için endişe eden, çocuklarının geleceğinden kuşku duyan insanlar, ülkeyi yönetenler ve yönetim biçimleri hakkında sürekli düşünüyor, düşündüğünü […]

KILAVUZ

 

 

Ülkemizin haline bakıyorum da çok üzülüyorum. Hani battı balık yan gider derler ya, gerçekten artık ülkemiz herhalde yan gidiyor. Baksanıza iyice kutuplaştırıldık, iyice bölündük, gözümüz mü döndü ne. Bu ülkenin gidişinden memnun olmayan, ülkemiz ve insanlarımız için endişe eden, çocuklarının geleceğinden kuşku duyan insanlar, ülkeyi yönetenler ve yönetim biçimleri hakkında sürekli düşünüyor, düşündüğünü yazıyor veya görsel medyada dile getiriyor ama ne gam. Aynı tas aynı hamam kime anlatıyorsun. Yenikapı ruhu diye bir söz atıldı ortaya, ama ne olduğunu, bu ruhtan ne beklenmesi gerektiğini hiçbir kimse topluma anlatmıyor. Çok yakında “Yenikapı ruhu” dedikleri ruh da hakka yürüyecek. Sarılacağımız umut bağlayacağımız bir ruh ta bulamayacağız! Hani rahmetli Cem Karaca’nın söylediği bir şarkı vardı “Bindik bir alamete, gidiyoz kıyamete, oğlum Cafer bez getir” diyordu ya işte o misal. Bu ülkede hiçbir kitap, makale, dergi, köşe yazısı bile okumadan herkes ordinaryüs profesör olmuş, herkes her konunun uzmanı olmuş, Kendisine yararı olmayanların peşine takılmış gidiyor. Neden gittiğini de bilmiyor. Birilerinin kılavuzluğunda oradan oraya savrulup gidiyor. Kendi ülkesinde huzur ve güven ortamını sağlayamayan, Emniyet ve asayişi temin edemeyen, ama ne hikmetse Suriye bataklığına balıklama dalanların peşinde rüzgar ne taraftan esiyorsa o tarafa savrulup gidiyorlar.

 

Kılavuz deyince de aklıma “Kılavuzu karga olanın burnu B…’tan çıkmazmış” sözü geliyor. Tıpkı ülkemiz insanı gibi. Her gün onlarca şehit, her gün onlarca yaralı var ama kime ne. Ne meydanlara çağrılıyoruz, ne selalar veriliyor, ne elde bayrak sokaklara dökülüyoruz. Bu söylediklerim için illa bir yerlerden işaret bekliyoruz.

 

Atalarımızın dediği gibi kılavuzu karga olanın burnu b..’tan çıkmaz. Bu konuya değinmişken, Kılavuz meselesi ile ilgili sevdiğim bir kıssayı da sizlerle paylaşmak istiyorum.

 

“Aslan, Tilki ve çakal sürekli olarak beraber takılır, aslanın avlanması ile beraber karnını doyuran aslandan artanlar ile de tilki ve çakal karınlarını doyururlarmış. Av öncesi aslan sürekli tilkiye dönüp;

 

-Gözlerim çakmak, çakmak oldu mu? -Tüylerim diken, diken oldu mu? Pençelerim çıktı mı? Arkam gidip geliyor mu ? Diye sorar tilkide hepsine evet dermiş. Sürekli olarak aslanın artıklarını yemekten sıkılan tilki çakala;

 

-Çakal kardeş sende aslan gibi iri cüsseli, tüylü, gözleri ateş gibi, keskin pençeleri olan bir avcısın demiş. İstesen sende aslan gibi çok rahatlıkla avlanabilirsin diye sözünü tamamlamış. Tilkinin iltifatları ile bir anda kendisini aslan gibi gören çakal bu söylenenlerin etkisi ile tilkiye dönerek hemen bir zebra sürüsü bulup avlanalım demiş…

 

-Zebra sürüsünü fark eden çakal tilkiye dönerek;

 

-Gözlerim çakmak, çakmak oldu mu? Diye sormuş. tilki yoooo demiş

 

-Tüylerim diken, diken oldu mu? Diye sormuş, tilki yoooo demiş

 

-Pençelerim çıktı mı? Diye sormuş. tilki yoooo demiş

 

-Arkam gidip geliyor mu ? Diye sormuş, tilkide yine yoooo demiş…

 

-Çakal; Olsun sen yine de hepsine evet de demiş…

 

Çakal gerilerek; Şimdi iyi seyret dedikten sonra zebranın üzerine atlamış. Zebranın çiftesi ile birlikte havada uçarak tilkinin önüne düşmüş. Az önce çakalın sorularının tamamına” yooo” diye cevap veren tilki eğilerek çakalın kulağına; Vallaha çakal kardeş az önce bütün sorularına yooo dedim ama, Şimdi hem arkan atıyor, hem tüylerin diken, diken, hem de gözlerin çakmak, çakmak demiş.

 

İnsan, kendine örnek aldığı ve peşine düştüğü, arkadaş edindiği kimseye dikkat etmelidir: Onda eğer üstün meziyetler varsa ne ala. Aksi halde kötü kimsenin arkasına düşen kişinin başı dertten kurtulmaz. Çifteyi yer ve kıçının üzerine oturur kalır.

Yorumlar

yorum