YARININ SİYASETÇİLERİ

Günümüzde siyaset genel başkan ve genel merkez odaklı. Siyasi örgütler genel merkez ve genel başkan tarafından yönlendirilir, hatta atanır, ya da seçilmiş gibi yapılır. Ama en son sözü genel merkez ve genel başkan söyler. Bu bir alışkanlık haline geldi. Hükümetimiz var, ülkedeki bütün icraatlardan hükümet ve başbakan sorumlu olduğu halde onlarda bile son sözü Cumhurbaşkanı […]

YARININ SİYASETÇİLERİ

Günümüzde siyaset genel başkan ve genel merkez odaklı. Siyasi örgütler genel merkez ve genel başkan tarafından yönlendirilir, hatta atanır, ya da seçilmiş gibi yapılır. Ama en son sözü genel merkez ve genel başkan söyler.

Bu bir alışkanlık haline geldi. Hükümetimiz var, ülkedeki bütün icraatlardan hükümet ve başbakan sorumlu olduğu halde onlarda bile son sözü Cumhurbaşkanı söylüyor. Sözüm ona her şey demokratik kurallar göre işliyor.

Siyasete girmek isteyen öncelikle sivil toplum örgütlerinde, derneklerde, sendikalarda, odalarda görev alarak siyasete ısınırlar. Küçük çaplı dernek kongrelerinde nutuklar atılarak kitle ile iletişim öğrenilmeye çalışılır ki ileride siyasete atıldığında büyük kitlere hitap denemesi olsun. Sivil toplum örgütlerinde görev alındıktan sonrada siyasette bir yerlere varılmaya çalışılır.

Bu konu ile ilgili son zamanlarda bir şey dikkatimi çekti. Siyasi parti örgütleri, dernekler, sendikalar ülke gündeminde yer olan konularla bilgili bazen gazetelere yazılı basın bildirisi gönderiyorlar. Bunda ne var? Sivil toplum örgütleri bu olaylara duyarsız mı kalsın? Tepki göstermesin mi?, diyeceksiniz. Tabiî ki hayır. Bu örgütler zaten bunun için var. Asıl sorun şu; örgütlerin yerel temsilcileri bu basın bildirilerini kendileri kaleme almıyor. Genel merkezleri kaleme alıyor, örgütlerine yayınlıyor ve diyor ki bütün örgütler bulundukları yerde eş zamanlı basın bildiri yapsın.

Yerel örgütlerde çoğu zaman kitle bile toplamadan genel merkezlerinden gelen açıklamayı gazetelere mail atıp sorumluluklarını yerine getiriyorlar. Bazı kitlesel olarak yapılan basın açıklamaları öncesi yerel temsilcilerin doğaçlama konuşmaları genel merkezlerinden gönderilerek okunan açıklamadan daha etkili oluyor.

Yani örgütlerin alt birimleri kolaycılığa alışıyor. Siz küçükte olsa yerelde bir örgüt yöneticisiniz. Genel merkezin gördüğünü, duyduğunu sizde görüyorsunuz, duyuyorsunuz okuyorsunuz. Genel merkezinizin gönderdiği açıklamayı da okuyunuz ve kendinize özgü bir basın bildirisi kaleme alınız. Demokrasinin olmazsa olması düşünmek ve kendini ifade etmektir.  Örgütler kendi içlerinde görüşür tartışır. Ve otururlar örgütleri adına bir açıklama kalem alırlar. İki satır bir bildiriyi kaleme almaya yeteneğiniz yoksa o örgütlerde işiniz ne? Siz papağan mısınız? Genel merkez yazsın sen oku, gazetelere haber ol. Oh ne ala…

Ve buralardan genel merkeze bağımlı hareket etmeye alışıyoruz. Böyle yetişen siyasetçilerde genel merkezin gözüne girmeye çalışmaktan tabanını halkı unutuyor. Böyle yetişen siyasetçi halk için ne üretebilir? O siyasilerden ne beklersiniz?

Gel vatandaş yarının siyasetçileri burada! Seç beğen al. Kaça mı? Genel merkez ne derse o.

Hüseyin EROĞLU

 

 

 

Yorumlar

yorum

Gazetemiz Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir. Köşe yazılarının ve reklamların sorumlulukları sahibine aittir.
© Tüm hakları saklıdır.
haber teması | film izle