İSTANBUL’UN KURTULUŞU

      Ülkemizde Eylül ayı batı illerimizin kurtuluş ayıdır. 30.Ağustos.1922 tarihindeki Başkomutanlık Meydan Muharebesi kazanılınca Yunan ordusu kaçmaya başladı. Afyon’dan başlayan kaçışla işgal altındaki kentler birer birer kurtarılmaya başlandı. Bu kaçış sırasında çevrede bulunan Yunan kolorduları da aldıkları emirle bulundukları yerleri terk edip kaçmaya başladılar. Balıkesir’de bulunan Yunan kolordusu bu şekilde Balıkesir’den Edremit’e doğru […]

İSTANBUL’UN KURTULUŞU

 

 

 

Ülkemizde Eylül ayı batı illerimizin kurtuluş ayıdır. 30.Ağustos.1922 tarihindeki Başkomutanlık Meydan Muharebesi kazanılınca Yunan ordusu kaçmaya başladı. Afyon’dan başlayan kaçışla işgal altındaki kentler birer birer kurtarılmaya başlandı. Bu kaçış sırasında çevrede bulunan Yunan kolorduları da aldıkları emirle bulundukları yerleri terk edip kaçmaya başladılar. Balıkesir’de bulunan Yunan kolordusu bu şekilde Balıkesir’den Edremit’e doğru yola çıkmış ve Havran üzerinden geçerek Edremit ve Burhaniye’ye uğramadan Akçay iskelesine gidip gemilere binip kaçmışlardır. Bu kolorduyu takip eden müfrezeler ise Edremit ve Burhaniye ile Havran’a ilk giren müfrezeler olmuşlardır. Ülkemizde işgalden kurtulan son kent İstanbul olmuştur. İlk kent ise Afyon’dur. Şimdi İstanbul’un kısa tarihçesine ve işgallerine bir bakalım.

İstanbul M.Ö.7.y.y.da kurulmuş bir kenttir. Eski adı Licus’tur. Daha sonra yenilenmiş ve adı Bizans olarak değiştirilmiştir. Kuruluşundan M.S.330 yılına kadar önemli bir kent değildir. Bu tarihte başkentini doğuya taşımayı düşünen Roma İmparatoru Konstantin tarafından yeniden inşa edilmiştir. Konstantin kenti Roma’ya benzetmek için inceleme yaptırmış ve Roma’nın yedi tepe üzerine kurulması yüzünden İstanbul’da da yedi tepe aranmış ve bulunmuştur. Roma’nın yeni başkenti Sarayburnu çevresine inşa edilmiştir. Kentin çevresi surlarla çevrilmiştir. Çünkü İstanbul’un savunma sorunu vardır. Üç tarafında denizden faydalanılmıştır. Kentin ortasına ise yeni kabul edilecek dinin kutsal tapınağı Ayasofya inşa edilmiştir. Roma İmparatorluğu başkentini İstanbul’a taşırken dinini de değiştirmiş ve hristiyanlığı devlet dini haline getirmiştir. Bunun için 325 yılında İznik’te bir konsül toplatılmıştır.

Kent 395 yılına kadar Roma İmparatorluğuna başkentlik yapmıştır. Bu tarihte Roma İmparatorluğu ikiye ayrılınca İstanbul Doğu Roma İmparatorluğunun başkenti olmuştur. Doğu Roma İmparatorluğu ileriki yıllarda Bizans İmparatorluğu olarak anılacaktır. Kent Roma imparatorluğuna başkent olduktan sonra adı yeniden kurucusu olan Konstantin’in adından dolayı Konstantinopolis alarak anılmaya başlanmıştır. Kısaltılmış şekli Konstantiniye’dir. Doğu Roma İmparatorluğu döneminde 532 yılında Nike ayaklanması olmuş ve Konstantin’in yaptığı Ayasofya yakılmıştır. Jüstinyen Ayasofya’yı yeniden inşa ettirmiş ve yeni yapılan bina 537 yılında açılmıştır. Bugünkü Ayasofya o gün yapılan binadır. Yani yaklaşık 1500 yıllık binadır. Adı kentten anlamına gelen Stanpoli’den İstanbul’a dönmüştür. Bizans’a 1058 yıl başkentlik yapmıştır. Bizans döneminde kentin büyümesi ile kent surları da geriye çekilmiş ve bugünkü yerine kadar gelmiştir. Bugünkü kent surları doğal sınırındadır. Haliç’in sonudur. Kent yıllar içinde pek çok defa Balkanlardan gelen kavimler tarafından kuşatılmıştır. 450 yılları sırasında Attila’da İstanbul’u titretmiştir. Peçenekler ve Kumanlar kenti kuşatan Türk kavimleridirler. Fakat başarılı olamamışlardır. 678 yılında ilk defa Araplar kenti kuşatmıştır. Araplar kuşatması Emeviler döneminde olmuştur. Kenti kuşatan Emevi komutanı Muaviye’nin oğlu Hz.Hüseyin’in katili Kerbela olayının faili Yezit’tir. Eyüp Sultan bu kuşatma sırasında gelmiş ve surların önünde şehit olmuştur. Daha sonra Emeviler birkaç defa daha kenti kuşatmışlar fakat başarılı olamamışlardır. Bizanslılar bu kuşatmalar sırasında Grejuva ateşini bulmuşlar ve surları üç kata çıkarmışlardır. 1204 yılında batıdan gelen haçlı ordusu İstanbul’a gelince kentten çıkmamış ve kenti işgal etmiştir. İstanbul bu tarihten sonra Latin İmparatorluğu’nun başkenti olmuştur. Bizanslılar ise İznik’e çekilmişler ve İstanbul’u kurtarmanın derdine düşmüşlerdir. 1261 yılında Bizanslılar kenti tekrar kurtarmayı başarmışlardır. Dolayısı ile İstanbul 57 yılda Latin İmparatorluğu’na başkentlik yapmıştır.

1402 yılında kenti almak için Osmanlı sultanı Yıldırım Beyazıt Anadolu hisarını yaptırmış ve sonra kenti kuşatmıştır. Fakat Timur’un geldiğini öğrenince kuşatmayı kaldırmak zorunda kalmıştır. Anadolu hisarının yapılmasının sebebi Karadeniz’den gelecek yardımları önlemektir. 1453 yılında Fatih Sultan Mehmet Anadolu hisarının karşısına Rumeli hisarını yaptırmış ve boğazı kontrol altına almıştır. Çanakkale Boğazında da gerekli tedbirleri almış ve kenti kuşatmıştır. Kuşatma sonunda kent fethedilmiş ve Osmanlı imparatorluğuna başkentlik yapmaya başlamıştır. Ayasofya’da camiye çevrilmiş ve İmparatorluk  camisi olmuştur.

Osmanlılar döneminde kent kuşatılmamıştır. 19.y.y. içinde surların bir önemi kalmamıştır. Bunun üzerine kenti Akdeniz’den gelecek saldırılara karşı korumak için Çanakkale bölgesine tabyalar yapılmıştır. 1915 yılında İstanbul’un işgal edilebilmesi için İtilaf devletleri saldırmış ve ünlü Çanakkale savaşları yaşanmıştır. Bu savaşlarda Ulu önder Atatürk kendini kanıtlamıştır.1918 yılında imzalanan Mondros Ateşkes Anlaşması hükümlerine göre boğaz açılmış ve İtilaf donanması 13.Kasım.1918 tarihinde İstanbul önlerine gelmiştir. 1920 yılı başında Meclisi Mebusan’ın toplanması ve Misak-ı Milli’yi kabul etmesi üzerine 16.Mart.1920 tarihinde İstanbul İngilizler tarafından işgal edilmiştir. Bu arada Kurtuluş Savaşı başlamış ve 9.Eylül.1922 tarihinde İzmir’in kurtarılması ile savaş fiilen sona ermiştir. Akabinde Mudanya Ateşkes Anlaşması imzalanmış ve Trakya kurtarılmıştır. 24.Temmuz.1923 tarihinde ise Lozan anlaşması imzalanmıştır. Lozan anlaşmasının imzalanmasından sonra sıra İstanbul’un boşaltılmasına gelmiştir. 4.Ekim.1923 tarihinde İngilizler İstanbul’u terk etmişler ve 6.Ekim.1923 tarihinde şanlı ordumuz İstanbul’a girerek kenti kurtarmıştır. Yani İstanbul’un ikinci Fatihi Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’tür.

Bundan dolayı kentin fethi yerine kentin kurtuluşunu kutlamamız gerekir. Saygılarımla.

 

Yorumlar

yorum