CUMHURİYET BAYRAMI

  Bu hafta Cumhuriyet Bayramını kutlayacağız. Bunun için hazırlıklar yapılırken Ankara valiliği tarafından bir ay süreyle kutlamalar yasaklandı. Yurtseverler bu duruma tepki gösterince valilik geri adım attı. Son yıllarda hükümet tarafından özellikle ulusal bayramlarda adeta bir yasaklama yaşanmaktadır. Sanki bir el ulusal bayramları unutturmaya çalışmaktadır. Oysa ulusal bayramları olmayan uluslar dini bayramlarını esaret altında kutlarlar.Tabi […]

CUMHURİYET BAYRAMI

 

Bu hafta Cumhuriyet Bayramını kutlayacağız. Bunun için hazırlıklar yapılırken Ankara valiliği tarafından bir ay süreyle kutlamalar yasaklandı. Yurtseverler bu duruma tepki gösterince valilik geri adım attı. Son yıllarda hükümet tarafından özellikle ulusal bayramlarda adeta bir yasaklama yaşanmaktadır. Sanki bir el ulusal bayramları unutturmaya çalışmaktadır. Oysa ulusal bayramları olmayan uluslar dini bayramlarını esaret altında kutlarlar.Tabi egemenlerin izin verdikleri kadar. Ulusal bayramlar özgürlüğün, kendine güvenin ve emniyetin bayramıdır. Kendi topraklarımızda özgürce dini ve milli bayramlarımızı kutlarız. Bundan dolayı bu hafta Cumhuriyet Bayramı üzerinde sohbetedeceğiz.

Cumhuriyet cumhurun kendi kendini yönetmesi demektir. Cumhur ise halk demektir. Eskiden tek adam olan padişahın yönetiminde yönetiliyorduk. Bu tür yönetimlere mutlakiyet veya monarşi adı verilir. Osmanlı imparatorluğu monarşik bir devletti. 1789 yılındaki Fransız ihtilalinden sonra ülkelerde ulusalcılık gelişti ve zaman içinde cumhuriyetler çoğaldı. Osmanlı İmparatorluğu dünyadaki bu gelişmelerden etkilendi. 1839 yılındaki Tanzimat Fermanı ile padişahın yetkileri sınırlandı. 1876 yılında ise meclis toplanarak Meşrutiyet idaresine geçildi. Meşrutiyet idaresinde toplanan meclis padişaha danışmanlık yapıyordu. Ülke yönetiminde gerekli olan kanunları hazırlar ve padişaha sunardı. Padişahın onaylaması ile kanun yürürlüğe girerdi. 1.Meşrutiyet çok kısa sürdü. 2.Abdülhamit meclisi kapattı ve tekrar monarşiye döndü. 1908 yılında 2.Meşrutiyet ilan edildi. Toplanan meclis görevini 1920 yılına kadar yaptı. l914 yılında 1.Dünya savaşı çıkınca Osmanlı İmparatorluğu da savaşa girdi. 1918 yılında savaşın sona erdiği yıla kadar meclis görevini yürüttü. 1918 yılında meclisin süresi dolduğundan dağıldı. Aynı yıl Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandı. Bu antlaşmaya dayanarak Yunanlılar İzmir’i işgal ettiler. Ulu Önder Mustafa Kemal’de 19.Mayıs.1919 günü Samsun’a çıktı ve Kurtuluş Savaşı’nı başlattı. Aynı yıl içinde yurtseverlerin baskısı ile seçimler yenilendi ve meclis tekrar toplandı. 1920 yılı başında toplanan meclisin ilk kararı ülkenin kurtarılması konusunda oldu ve Misak-ı Milli’yi kabul etti. Bunun üzerine İngilizler  meclisi basarak dağıttılar. Bunun üzerine seçimler yenilenerek meclis 23.Nisan.1920 günü Ankara’da açıldı. Kendisine Mustafa Kemal’i başkan seçti. Bu Meclis Kurtuluş Savaşını yürütmeye başladı. 1921 yılında Teşkilatı Esasiye’yi kabul etti. Bu meclis hükümeti seçerken bakanlar meclis tarafından tek tek önerilerek seçiliyordu.  9.Eylül.1922 günü şanlı ordumuz İzmir’e girerek zaferi kazandı. Ardından Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalandı. Bu antlaşma ile Trakya kurtarıldı. Artık sıra barış anlaşmasına gelmişti.      Bunun için 1923 yılı başında İsviçre’nin Lozan kentinde barış anlaşması toplantısı başladı. Fakat görüşmelerden bir sonuç çıkmayınca toplantı dağıldı. TBMM’de ise birinci dönem milletvekilleri 1.Nisan.1923 tarihinde yeni seçim kararı alarak dağıldılar. Bu tarihlerde Lozan’da ikinci görüşmeler başlamış bulunuyordu. Yeni seçimler yapıldı ve meclis yenilendi. 24.Temmuz.1923 tarihinde Lozan anlaşması imzalandı ve devletimiz dünya devletleri tarafından resmen tanındı. Lozan anlaşması imzalandığı sıralarda İstanbul İngilizlerin işgali altında idi. Lozan anlaşması imzalandıktan sonra sıra İstanbul’un kurtarılmasına gelmişti. İngilizler 4.Ekim.1923 günü şehri terk ettiler. Şanlı ordumuz 6.Ekim.1923 günü şehre girerek kurtardı. İstanbul’un kurtarılmasından sonra gündeme başkent sorunu geldi. Gelenekselciler başkentin tekrar İstanbul’a taşınmasını istiyorlardı. Bunun üzerine 9.Ekim.1923 günü İsmet Paşa bir önerge vererek devletin başkentinin Ankara olmasını istedi. TBMM bunu uygun görüp onayladı ve devletin başkent sorunu çözüldü. Sırada devletin yönetim şeklinin belirlenmesi vardı. Sıra ona gelmişti. Bunun için hazırlıklar başladı. 1921 Anayasasında “Hakimiyet  kayıtsız şartsız milletindir” yazıyordu. Zaten bu söz dahi yönetim şeklinin cumhuriyet olduğunu gösteriyordu. Ayrıca hükümeti seçmede zorluklar yaşanmaktaydı. 25.Ekim.1923’te Başbakan Ali Fethi Okyar istifa etti. 28.Ekim’de bazı anayasa maddeleri değiştirildi. 29.Ekim.1923 günü önerge meclise getirildi ve meclisin kabulü ile Cumhuriyet ilan edildi. Cumhuriyetin ilanı 101 pare top atışı ile duyuruldu. Ulu Önder Mustafa Kemal Cumhurbaşkanı seçildi. Hükümet kurma görevini İsmet İnönü’ye verdi. O da bakanları seçerek hazırladığı hükümeti Cumhurbaşkanı’na sundu. Onun onayı ile hükümet göreve başladı.

1924 yılında Cumhuriyetin ilanı şenliklerle kutlandı. 1925 yılında ise bir önerge verilerek Cumhuriyetin ilanının bayram olarak kutlanması kararlaştırıldı ve Cumhuriyet Bayramı olarak kutlanmaya başlandı. Bu bayramımız  her yıl çoşkuyla kutlanır. Ne mutlu bu bayramı bizlere hediye edenlere. Ne mutlu bu bayrama sıdkı sadakatla sahip çıkanlara. Hepimizin Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun. Saygılarımla.

Yorumlar

yorum