SOLCU

SOLCU İnsanın insanı, ulusların başka ulusları sömürmesine karşıydılar. Haksızlıkların önlenmesi, adaletin sağlanması için canlarını verdiler. Bütün dünyada devam eden savaşların sona ermesi, barışın egemen olması ve sürekliliğinin sağlanması için örgütlendiler, insanları, ulusları bilinçlendirmeye çalıştılar. Var olan eşitsizliklerin giderilmesi onların ana rotalarından birisiydi. Kısacası hak, adalet, hukuk, eşitlik ve barışın peşindeydiler. Solculardan bahsettiğimi anlamışsınızdır. Hani birkaç […]

SOLCU

SOLCU

İnsanın insanı, ulusların başka ulusları sömürmesine karşıydılar.

Haksızlıkların önlenmesi, adaletin sağlanması için canlarını verdiler.

Bütün dünyada devam eden savaşların sona ermesi, barışın egemen olması ve sürekliliğinin sağlanması için örgütlendiler, insanları, ulusları bilinçlendirmeye çalıştılar.

Var olan eşitsizliklerin giderilmesi onların ana rotalarından birisiydi.

Kısacası hak, adalet, hukuk, eşitlik ve barışın peşindeydiler.

Solculardan bahsettiğimi anlamışsınızdır. Hani birkaç gün önce meclis araştırma komisyonunda görüşlerine başvurulan sağın önemli kalelerinden bir olan Mehmet Ağar’ın “biz yanılmışız, aslında solcular iyi çocuktular, vatanlarını, uluslarını seviyorlardı, gereksiz yere onları öldürdük, kovaladık, haksızlık ettik” dediği solcular.

Gecikmiş bir itiraf olsa da gerçeğin sergilenmesi adına önemli bir gelişme sayılır. Bir zamanlar bu ülkedeki sağcı gençlere öncülük edenlerin bu şekilde vicdan muhasebesine girip hatalarını ortaya dökmesi gelecek kuşaklar adına bir kazanımdır.

Bu ülkede neredeyse üççeyrek asırdır devlet eliyle korunup kollanan sağcı militanlar açıkçası neyi savunduklarını, kime hizmet ettiklerinin de farkında değillerdi. Açlık sınırında ya da altında yaşayan yoksul insanlar sokaklara dökülüp adil bir ücret dağılımı istediklerinde karşılarında kendine ülkücü denen militanları buldular. Bu militanlar yetmedi devletin polisi bu yoksul insanlara coplarla, biber gazlarıyla, silahla saldırdı. Oysa kendileri de aynı sınıfın insanlarıydılar. Kendisi de açtı, kendisi de şehrin varoşlarında yaşamaya mahkumdu. Kendi haklarını korkusuzca savunan masum insanlara kendilerini inkar edercesine ezmeye çalıştılar. Ezmeye de devam ediyorlar.

Bu görüşü savunan siyasi liderleri de iş başına getirmeyi ihmal etmediler. O sağcı gençler sokaklarda insanları dövüp sayıp katlederken iktidardaki temsilcileri de “bana sağcılar suç işliyor dedirtemezsiniz” gibi vecize sözlerin de altına imza atıyorlardı.

Aynı görüşün temsilcileri bu ülkede Atatürk’ün devrimleri yarım kaldı, mevcut iktidarlar emperyalizme hizmet ediyorlar, biz devrimleri yarım kaldığı yerden devam edeceğiz, ülkeyi Mustafa Kemal Atatürk’ün hedeflediği tam bağımsız hale getireceğiz dedikleri için dönemim solcu gençlik liderleri Menderes ve arkadaşlarına karşılık sırf intikam olsun diye ve suçsuz yere idam ettirdiler.

Zulme, baskıya, hırsızlıklara, yolsuzluklara artık dur diyen milyonlar bir haziran ayında sokağa döküldüğünde aynı fedailer ellerinde sopalar, satırlar ile bu masum isteklerde bulunanlara saldırdılar. Saldırdıklarından bazılarını yaraladılar, bazılarını ise sokak ortasında öldürdüler. Bunların içlerinden daha 15 yaşında evinden çıkıp ekmek almaya giden masum bir çocuk, sokakta elleri sopalarla dolu caniler tarafından katledilen daha 19 yaşındaki Ali İsmail gibi tertemiz gençler de vardı.

Yurdunu seven bu çocukları öldürenlerin temsilcileri mecliste hatalarını kabul ederken ne yazık ki hala dersini almayan asıl sorumlular ise zulümlerini artırarak devam ettirmekte bir sakınca görmüyorlar. Gezi olaylarında katledenleri hala daha devlet tarafından koruma altına alıyor, olan da yoksul, fakir milyonlarca insana oluyor.

Hızını alamayan bu sağcı militanlar yurdumuzdaki solcuları bıraktılar, bütün dünyanın saygı ile andığı, Amerikan emperyalizmine kafa tutmuş marka solcularından Che’ye de laf atmaktan utanmadılar. Ne de olsa Deniz Gezmiş ve tayfası ülkenin bağımsızlığı için mücadele ederken kendileri de Amerikan uşaklığına soyunuyorlar ve İstanbul’da karaya çıkan Amerikan deniz piyadelerine zamanında alkış tutuyorlardı. Aradan yarım yüzyıl geçmesine rağmen üzerlerine düşen Amerikan uşaklığına hala devam ediyorlar.

Solcu dendiği zaman akla hümanizm geliyor. Solcu; İnsanı, doğayı, hayvanları seven, çevreyi koruyan kişidir. Dogmalara karşıdır. Din tacirlerinin düşmanıdır. Muhafazakarlığa karşıdır. Sürekli yenilenme, gelişme ve çağdaş değerlerin savunucusudur. Bilimin yanındadır.

Şimdi tekrar biz Mehmet Ağar’ın günah çıkarma seansına dönelim. Kendisi artık ihtiyarladığından mı yoksa son darbe girişiminde solcuların demokrasiden yana taraf olmasından etkilendiğin midir bilinmeyiz bu itirafların nedenini ama bu ülkenin solcu nesilleri kendilerine karşı yıllarca devlet destekli yapılan faşist saldırıları, karalamaları ve devletin içindeki en büyük tetikçisi olduğunu unutmayacaktır. Kendisinin başı eğiktir ama yıllarca ezdiği solcu gençlik her zaman başı dik ayakta durmaya devam ediyor.

Yorumlar

yorum