CUMHURİYET’İME DOKUNMA!

Cumhuriyet’e uygulanan bu operasyonu ve faşist dalgayı Cumhuriyet değerlerine sahip çıkanlarla birlikte aşacağız.     CHP Balıkesir il Teşkilatı, Cumhuriyet Gazetesi’ne yönelik operasyonda gözaltı kararlarına tepki göstererek, Balıkesir Tüik meydanında bir basın açıklaması yaptı. Yapılan basın açıklamasında konuşan CHP Balıkesir il başkanı Ender Biçki “İktidarda olduğu 14 yıldan bu yana FETÖ ile kol kola olan […]

CUMHURİYET’İME DOKUNMA!

Cumhuriyet’e uygulanan bu operasyonu ve faşist dalgayı Cumhuriyet değerlerine sahip çıkanlarla birlikte aşacağız.

 

 

CHP Balıkesir il Teşkilatı, Cumhuriyet Gazetesi’ne yönelik operasyonda gözaltı kararlarına tepki göstererek, Balıkesir Tüik meydanında bir basın açıklaması yaptı. Yapılan basın açıklamasında konuşan CHP Balıkesir il başkanı Ender Biçki “İktidarda olduğu 14 yıldan bu yana FETÖ ile kol kola olan devletin bütün kurumlarına yerleşmesine  Zemin hazırlayan, destek veren, yardım eden AKP HÜKÜMETİ 15 Temmuz darbe girişimi sonrası AKP yıllardan beri beraber hareket ettiği FETÖ’cü kardeşlerine  operasyonlarını çok hızlı bir şekilde başlattı.CHP OLARAK Fetönün devletin tüm kurumlarından temizlenmesine ve Fetö ile mücadeleye destek verdik ve vermeye devam ediyoruz. Ancak gelinen noktada Fetö ile mücadele etmek yerine Erdoğan gibi düşünmeyen herkesin susturulmaya ve bastırılmaya çalışılması Türkiye’yi felakete götürmektedir” dedi.

 

Basın açıklamasının devamında ise Biçki “Hapishanelerinde gazeteciler, düşünce adamları ve düşünceye vurulan kelepçeler Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün Türkiye’sine yakışmamaktadır. Bu çağ dışı uygulamalarla cumhuriyetle yaşıt Cumhuriyet Gazetesi’ni kapatmayı düşünenler tarihi bir yanılgı içindedirler. 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında FETÖ ile mücadele etmek yerine muhaliflerin susturularak devletin tek adama teslim edilmesinin yolu açılarak sivil darbe yapılmak istenmektedir. Hedef alınan sadece muhalifler değil Atatürk’ün kurduğu Laik demokratik  Cumhuriyet’tir.  Bu Tutuklamalar ve İhraçlar sonunda darbenin son ayağı olan AKP ‘li SİYASİLERE gelindi derken hemen bir gündem değiştirme operasyonu ile AKP  içinde fetöcüleri arayıp bulmak yerine yıllarca Feto karşıtı yazılar yazmış, karikatürler çizmiş Atatürkçü aydım gazetecileri gözaltına almaya başladı. Oysa AKP içinde onlarca milletvekili, büyükşehir belediye başkanları, belediye başkanlarının fetö ile organik bağının olduğu ulusal basında konuşulmaktadır.

 

“AMAÇ GÜNDEMİ DEĞİŞTİRMEK”

 

İsmini Atatürk’ten alan Cumhuriyet gazetesine yapılan operasyon tamamen gündemi değiştirmek, Fetö ile yapılan mücadeleyi sulandırmak için yapılan planlı siyasi bir operasyondur. Amaç hızlıca gündemi değiştirip toplumun her kesimine korku yaymaktır. Ergenekon davasında da aynı baskılara maruz kalan yazarları şimdi kaçak olan Fetö savcıları tarafından tutuklanan, Yayın hayatı boyunca PKK ve Dinci cemaatlerle mücadele eden ve  bu uğurda, Bahriye Üçok’u, Ahmet Taner Kışlalı’yı, Cavit Orhan Tütengil’i, Server Tanilli’yi, Muammer Aksoy’u, Uğur Mumcu’yu şehit veren Cumhuriyet gazetesinin Fetö ve PKK terör örgütlerine yardım etmekle suçlanması Akıl alır gibi değil.Yandaş gazeteleriniz Cemaate övgüler düzerken Cumhuriyet Fetöye direnen gazeteydi.

Buradan bir kez daha ifade ediyorum. Asıl fetöcüler darbenin kendileri için Allahın lutfu olduğunu ifade edenlerdir. Asıl fetöcüler ‘Kandırıldık.Milletim ve Rabbim beni affetsin’ diyenlerdir.

Benim ülkem şuan yangın yeri.

Benim ülkemde herkes mutsuz,

Benim ülkemde her gün Gencecik evlatlar şehit oluyor,

Benim ülkemde köylüm fakirleşti,

Benim ülkemde işçim açlık sınırının altında ücret alıyor,

Benim ülkemde gençlerim işsiz,

Benim ülkemde emeklim aç,

Benim ülkemde adalet yok,

Benim ülkemde esnafım kepenk kapatıyor,

Hükümetin  tüm bunlara çözüm bulması gerekirken, yargıyı teslim alıp kendine muhalif gördüğü kesimlere operasyon yapması acizliğini göstermektedir.

 

“CUMHURİYET’İN HÂLÂ DİRENİYOR OLMASINA KATLANAMIYORSUNUZ”

Hiçbir karşı ses duymak istemiyorsunuz. Hiç kimse size karşı çıkmasın, farklı bir görüş yazmasın, zulmünüzün hesabını sormasın istiyorsunuz. Yükselen her farklı sesin, başkalarını cesaretlendireceğini, başkanlık yolunu engelleyeceğini düşünüyorsunuz.

Bütün o yolsuzluk dosyalarının açılmasının, “sıfırlama” konuşmalarının yayımlanmasının, damat mail’lerinin yazılmasının, yandaş işadamlarının off-shore dosyalarının açılmasının, Gülencilerle eski ortaklığınızın hatırlatılmasının acısını çıkarmak istiyorsunuz. Medyanın neredeyse tamamını satın alarak, cezalandırarak, baskı uygulayarak dize getirmişken, “son kale” Cumhuriyet’in hâlâ direniyor olmasına katlanamıyorsunuz.

Onu yıkabilirseniz, adını taşıdığı Cumhuriyetin yıkılmasında önemli bir kavşağı daha dönmüş olmayı umuyorsunuz.

Batağa saplanan dış politikanızın, dünya önünde maskenizi düşüren kirli operasyonlarınızın, ülkeyi felakete sürükleyen savaş stratejinizin deşifre olmasından tedirgin oluyorsunuz.

OHAL fırsatçılığınızı,KHK’lerle ülkeyi yönettiğinizi,meclisi devre dışı bıraktığınızı kimse yazmasın, dünya duymasın diye çırpınıyorsunuz. Her gün ülkenin ilerici güçlerine saldırırken gericiliği beslemenizi, aydınları içeri alırken saldırganları salıvermenizi, okulları, üniversiteleri, mahkemeleri birer ikişer ele geçirmenizi Türkiye’yi dünyanın utanç listesine hapsetmenizi görmezden gelelim diye uğraşıyorsunuz.

Despotik bir başkanlık rejimini inşa edecek referanduma, hiç engelsiz gitme peşindesiniz. “Cumhuriyet’i de susturursak kalan muhaliflere gözdağı vermiş oluruz” diye düşünüyorsunuz.

Karşınızda her darbede aynı baskıları defalarca yaşamış, karanlığa karşı aydınlığı savunurken kurbanlar vermiş, sizin zorlamanızla harekete geçen Fethullahçı savcılara direnmiş, asla diz çökmemiş bir gazete ve onun yöneticileri, çalışanları, yazarları, okurları, destekçileri var. Bu baskının, bizi azaltmayacağını, tersine çoğaltacağını dün gördünüz.

Bunun sizi çıldırttığını biliyoruz: Cumhuriyet’in bir türlü teslim olmamasını, tersine ona sahip çıkılmasını hazmedemiyorsunuz. “Bu kadar korkutuyoruz, hâlâ sinmiyorlar” diye öfkeleniyorsunuz. Biat kültüründen geldiğiniz için bu isyanı tanımıyorsunuz. Tanıtmak boynumuza borç olsun. Biz, susanlar kervanına katılmayacağız, ama siz, susturmaya çalışan darbecilerin, tezgâhçıların, Fethullahçıların, kirli listesinde yerinizi alacaksınız.

 

 

Yorumlar

yorum