FAŞİZME İNAT YAŞASIN CUMHURİYET

  İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından FETÖ soruşturması kapsamında Cumhuriyet Gazetesi yönetici ve yazarlarının gözaltına alınmasını protesto etmek için CHP Edremit İlçe Başkanlığı tarafından Cumhuriyet Meydanı’nda basın açıklaması yapıldı.     Cumhuriyet Halk Partisi Edremit İlçe Başkanlığı tarafından, CHP ‘li Edremit Belediye Başkanı Kamil Saka’nında katıldığı Cumhuriyet Meydanı’ndaki basın açıklamasında Cumhuriyet Gazetesi yönetici ve yazarlarının gözaltına […]

FAŞİZME İNAT YAŞASIN CUMHURİYET

 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından FETÖ soruşturması kapsamında Cumhuriyet Gazetesi yönetici ve yazarlarının gözaltına alınmasını protesto etmek için CHP Edremit İlçe Başkanlığı tarafından Cumhuriyet Meydanı’nda basın açıklaması yapıldı.

 

 

Cumhuriyet Halk Partisi Edremit İlçe Başkanlığı tarafından, CHP ‘li Edremit Belediye Başkanı Kamil Saka’nında katıldığı Cumhuriyet Meydanı’ndaki basın açıklamasında Cumhuriyet Gazetesi yönetici ve yazarlarının gözaltına alınması protesto edildi.  Yüzlerce vatandaşın katıldığı basın açıklamasında Cumhuriyet Gazeteleri ve çeşitli dövizler açıldı. CHP gençlik Kolları’nın açtığı 10 metrelik “Faşizme inat, yaşasın Cumhuriyet” pankartı büyük ilgi ile karşılandı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasından sonra CHP Edremit İlçe Başkanı Yusuf Sel yaptığı basın açıklamasında;”Değerli Basın Çalışanları, demokrasi âşıkları, sevgili Edremit halkı, körfezimizin güzel insanları, Cumhuriyet Halk Partisi Edremit İlçe Başkanlığınca düzenlenen, özgürlüklere yapılan baskıları konu ettiğimiz bu basın açıklamasına hepiniz hoş geldiniz.

Değerli dostlar, ülkemizde hava kurşun gibi ağır, sancılı günler yaşıyoruz. Yarının nelere gebe olduğunu kestirmek zor. Baskılar artıyor. Belirsiz bir karanlığa doğru sürükleniyoruz. Cumhuriyetin kazanımları teker teker yok ediliyor. Adalet sistemi can çekişiyor, eğitim sistemi çökmüş, ekonomi tıknefes, insan hakları dibe vurmuş, uluslararası saygınlık silinmiş, her yerde kan ve gözyaşı, her gün toprağa verilen gencecik fidanlar adeta kanıksanmış, kısaca iyimser olmak için hiçbir neden yok.

Hal böyle iken, mazlum uluslara ilham veren Anadolu ihtilalinin kazanılması sonucu bağıtlanan Lozan tartışılıyor, devrimin başarısının taçlandığı Cumhuriyete saldırılıyor. Son saldırı da adını Mustafa Kemal Atatürk’ ün koyduğu Cumhuriyet Gazetesine yapıldı. Bu haberleşme, düşünceyi açıklama ve yayma, basın özgürlüklerine vurulan bir darbedir. Vakıf yöneticisi, genel yayın yönetmeni, yazarlar, karikatüristler dün itibari ile on üç kişi gözaltına alınıp tutuklandı.

Değerli dostlar, Cumhuriyet Gazetesi bir gazete olmaktan öte bir okuldur. Yunus Nadi’ nin, Nadir Nadi’nin, Mustafa Ekmekçi’nin Uğur Mumcu’nun, Bahriye Üçok’un, Cavit Orhan Tütengil’in, İlhami Soysal’ın, İlhan Selçuk’un, Mustafa Balbay’ın ve nice diğer saygın yazarın yetişip yazdığı bir okul.

Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun dile getirdiği gibi ülke bir karşı devrim sürecini yaşıyor. Buna ayrımsız olarak tüm solcuların, demokratların, liberallerin, demokrasiye inanmış herkesin karşı durması gerekiyor. Karanlık geleceğe olan kaygılarımız sadece burada toplanmış siz sevgili katılımcıları değil, bize destek vermekten gocunanları da, onların çocuklarını ve torunlarını da ilgilendiriyor.

Aramızda yetmez ama evetçileri göremiyoruz. Ekran şarlatanlarını, medya kalemşörlerini, klavye kahramanlarını göremiyoruz. Onlar görevlerini yaptılar köşelerine çekildiler. Ama ülkenin de bu hale gelmesine olan katkıları büyüktür ve tarih onları affetmeyecektir.

Dünyanın hiçbir ülkesinde bir başbakan çıkıp ” başkanlık gelmezse ülke bölünür ” demez, diyemez. Başbakanların bırakın böyle bir sözü dile getirmesi aklından bile geçirmesi düşünülemez. Adama sorarlar, nitekim dün grup toplantılarında sordular ülkeyi derleyip toparlayamayacaksan orada neden oturuyorsun dediler. Sahi bir başbakan ne için vardır. Sarayın emir eri olmaktan öte başka görevleri yok mudur?

Değerli dostlar dünya bu tek adam diktasını daha önce denedi. Biz bunu biliyoruz, Portekiz’ de Salazar’dan biliyoruz, İspanya’ da Franco’ dan biliyoruz, Almanya’ da Hitler’ den biliyoruz. Bu deneyimler halklara hep acı ve gözyaşı getirdi. Bunun ülkemizde yaşanmasını istemiyoruz. Onun için buradayız.

Cumhuriyet Gazetesi Demokrasimizin turnosal kâğıdı gibidir. Cumhuriyete ne zaman bir saldırı olsa veya kapatılsa, ülkede faşizm kol geziyor demektir. 12 Martta bunu yaşadık, 12 Eylülde bunu yaşadık, günümüzde de aynısını yaşıyoruz ve ülke karanlık bir tek adam diktasına doğru sürükleniyor. Ne yazıktır ki bazı aymazlar da hala buna destek oluyor. Kısa süre önce 15 Temmuzda yaşanan o gerici kalkışmanın baş sorumlusu onları o güne kadar koruyup kollayan, yüksek yerlere taşıyıp ellerine her türlü olanağı sunan AKP iktidarıdır. Bunu kendi içlerinde de itiraf ediyorlar. Nitekim Cemil Çiçek basına yansıyan habere göre büyük sorumluluğun kendilerine ait olduğunu itiraf etti. Cumhuriyet’ e yapılan saldırı işte bu suçtan, suçu başka taraflara yansıtarak kurtulma çabasıdır.

Değerli dostlar, sizler burada tarihi bir görevi yerine getiriyorsunuz. Bu açmazdan kurtulmanın tek yolunun sesimizi yükseltmek olduğu bilinciyle buradasınız. Günler bize küçük çıkarları, şımarık kaprisleri, kişisel egolarımızı, çıkar hesaplarımızı bir kenara bırakma zorunluluğunu dayatıyor. Gün birlik olma günüdür. Görünen odur ki biz ülkemizde özgürlükler ve demokrasi o beyaz giysisiyle nazlı bir gelin gibi salına salına dolaşana kadar bu meydanlarda olacağız. Artarak, çoğalarak, dargınlıkları küskünlükleri bir yana bırakarak bu meydanları dolduracağız. Bugün burada bizlerle birlikte olduğunuz için, bizi yalnız bırakmadığınız, gücümüze güç kattığınız için ve gelecekte mücadeleye omuz vereceğinizi bilerek hepinize çok teşekkür ediyorum. Sağ olun, var olun. Yaşasın demokrasi. Yaşasın Cumhuriyet.” dedi

 

Hüseyin EROĞLU

Yorumlar

yorum