ÖĞRETMENLER GÜNÜ

  Bu hafta Öğretmenler Günü idi. Bundan dolayı tüm öğretmenlerimizin gününü kutlarım. Bu haftaki sohbet konumuz öğretmenlik üzerine olacaktır. Çünkü bu meslek dünyanın en saygın mesleğidir. Öğretmenlerin değerinin düşürüldüğü toplumlarda, toplumunda değeri düşer. Öğretmenler insan yetiştiren ustalardır. Bir usta ne kadar maharetli ise ürettiği üründe o kadar maharetlidir. Şimdi genel olarak öğretmenlik mesleğinden bahsedelim. Her […]

ÖĞRETMENLER GÜNÜ

 

Bu hafta Öğretmenler Günü idi. Bundan dolayı tüm öğretmenlerimizin gününü kutlarım. Bu haftaki sohbet konumuz öğretmenlik üzerine olacaktır. Çünkü bu meslek dünyanın en saygın mesleğidir. Öğretmenlerin değerinin düşürüldüğü toplumlarda, toplumunda değeri düşer. Öğretmenler insan yetiştiren ustalardır. Bir usta ne kadar maharetli ise ürettiği üründe o kadar maharetlidir. Şimdi genel olarak öğretmenlik mesleğinden bahsedelim. Her devlet kendi vatandaşının istediği gibi olmasını ister. Bunun için değer yargıları ortaya koyar. Çocuklar ise yetiştirilecek ve gelecekteki vatandaşları oluşturacak adaylardır. Bu gelecek kuşağın yetiştirilmesi ve devletin ve toplumun istediği gibi bir insan olmaları için devletler eğitim kurumları açar ve orada seçip hazırladığı bilgileri gençlerine vermeye ve onları şekillendirmeye çalışır. Bu şekillendirmeyi ise öğretmen denilen meslek elemanları yaparlar. Bunun için öğretmenler toplumların geleceğini inşa ederler. Öğretmenlik mesleği yazının bulunduğu Sümerlere kadar gider. Sümer tabletlerinde öğretmenler ve okullar hakkında bilgiler vardır. Yazı yazmayı ve okumayı da öğretmenler öğretir. Çünkü bilgiler yazı üzerinden verilir. Her toplumda her zaman öğretmenler olmuştur. En basit bilgilerden en karmaşık bilgilere kadar tüm bilgiler öğretmenler tarafından verilmektedir.

Türkler Orta Asya’da Göktürk alfabesini kullanmışlardır. Bu alfabe ile Orhun yazıtlarını yazmışlardır. Daha sonra Uygur alfabesini kullanmışlardır. 1099 yılında ise Arap alfabesini kullanmaya başlamışlardır. Bu alfabe 1928 yılına kadar kullanılmıştır.19.y.y. içinde Sanayi devriminin başlaması ile tüketim mallarının üretimi artmış ve bu ürünler pazarlara çıkmıştır. Bu ürünlerin dolanımının artması iletişimi de arttırmıştır. Bunun için Osmanlı imparatorluğu posta teşkilatını kurmak zorunda kalmıştır. Yazışmaların çoğalması vergi sistemlerinin değişmesi, idari yapıdaki değişiklikler, v.d. yeni okulların açılmasını zorunlu kılmıştır. Bu okullarda Arap alfabesi öğretilmekte idi. Hayatın hızlanması yüzünden okuma yazmanın yaygınlaştırılması gündeme gelmiştir. Bu durum Arap alfabesinin yetersizliğini ortaya çıkarmıştır. Çünkü sesli harf yetersizliği sorun çıkarmaktadır. 19.y.y.ortalarında Latin alfabesinin alınması gündeme gelmiştir. Bu alfabede yeterli miktarda sesli harf vardır. 1860 yılında ilk defa bu fikri Azeri Türkü Ali Fethi Ahundzade ortaya atmıştır. 1911 yılında Manastır Bitola’da ilk defa Latin harfleriyle gazete çıkarılmıştır. 1922 yılında Azerbaycan  Latin harflerini kabul etmiştir.

Bizde ise 1923 yılında Cumhuriyet ilan edildikten sonra ilk olarak 1924 yılında Öğretim Birliği yasası çıkarılmıştır. Bu yasa ile tüm okullar Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlanmıştır. Okuma ve yazmanın arttırılması için 1927-1928 yılları arasında Milli Eğitim Bakanı Mustafa Necati Bey tarafından Millet Mektepleri açılmıştır. Bu çalışmalar sırasında 1.Kasım.1928 günü  yeni harfler kabul edilmiştir. Yeni harflerin kabul edilmesinden sonra 11.Kasım’da Mustafa Necati Bey Millet Mektepleri Talimnamesini hazırlamıştır. Bu talimnameyi BakanlarKurulu onayladı ve 24.Kasım.1928 de yayınladı. Okulların resmi açılışı 1.Ocak.1929 da gerçekleşti. Aynı gün Mustafa Necati Bey apansit ameliyatı sırasında Hakka yürüdü. Bu talimnamede Millet Mektepleri Başöğretmenliğine Ulu Önder Mustafa Kemal getirilmişti. Talimname 24.Kasım.1928 yayınlandığı için resmiyet kazandı.

1981 yılında alınan bir karar ile 24.Kasım gününün Öğretmenler Günü olarak kutlanmasına karar verildi. Bu tarihten sonra her yıl bu gün Öğretmenler Günü olarak kutlanmaya başlandı. 26.Kasım.1992 tarihinde Öğretmenler Günü Kutlama Yönetmenliği resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe girdi. Eskiden bu gün kutlamaları daha bir görkemli olurken son yıllarda biraz tavsamış gibi görünmektedir. Eskiden bu günde yılın öğretmeni seçimi de yapılıyordu ki zamanla bu uygulama kaldırıldı. Bu günde öğretmenlerin gerek mesleki, gerek sosyal, gerekse ekonomik sorunları görüşülür ve tartışılırdı. Basında genellikle öğretmenlerin ekonomik sorunları dile getirilirdi. Oysa son yıllarda öğretmenlik mesleğinde gerçekten bir erozyon yaşanır gibi görünmektedir. Son yıllarda atanamayan öğretmenler ortaya çıkmıştır. Öğretmenlik mesleğinde böyle bir şey olmaz olamaz. Bir insan öğretmenlik mesleğini gönülden yapar. Devlet planlama yaparak öğretmenini yetiştirmelidir. Mezun olduktan sonra eleme sınavları ileöğretmen alımı onur kırıcı gibi görünmektedir. Bu yıl ise sınavların haricinde mülakatla öğretmen alımları yapıldı. Bu ise güvenirliğe daha bir darbe vurdu. Mülakat sınavları şaibeli sınavlardır. Bu uygulamalarbu mesleğin itibarını biraz daha düşürmekten başka bir işe yaramamaktadır.

1994 yılında birde 5.Ekim günü  Dünya Öğretmenler Günü adıyla öğretmenler günü kutlamaları yapılmaya başlandı. Ülkemizde ayrıca 16.Mart Öğretmen okullarının açılış yıldönümü olması nedeniyle Öğretmenler günü kutlamaları yapılmaktadır.Saygılarımla.

Yorumlar

yorum