" />
bayan escort kuşadası
bursa escort
ümraniye escort
escort izmir
USD
3,5106
EURO
4,1972
ALTIN
145,5596

 SEVR Mİ?- LOZAN MI? 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 27. muhtarlar toplantısında lozan barış antlaşması hakkında  söylediği  “Birileri zafer diye yutturmaya çalıştı. Bağırsan sesinin duyulacağı adaları biz Lozan’da verdik, Zafer bu mu?” sözleri Devletimizin  AKP eliyle getirildiği durumu çok güzel özetlemektedir. Cumhuriyetin değerlerine ve kazanımlarına  bu kadar çok saldırıldığını hiç bir dönemde görmedik, Mustafa Kemal Atatürk ve kurduğu cumhuriyete, cumhuriyetin ilke ve inkalaplarına yapılan saldırılar nereden […]

 SEVR Mİ?- LOZAN MI? 
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 27. muhtarlar toplantısında lozan barış antlaşması hakkında  söylediği  “Birileri zafer diye yutturmaya çalıştı. Bağırsan sesinin duyulacağı adaları biz Lozan’da verdik, Zafer bu mu?” sözleri Devletimizin  AKP eliyle getirildiği durumu çok güzel özetlemektedir. Cumhuriyetin değerlerine ve kazanımlarına  bu kadar çok saldırıldığını hiç bir dönemde görmedik, Mustafa Kemal Atatürk ve kurduğu cumhuriyete, cumhuriyetin ilke ve inkalaplarına yapılan saldırılar nereden nereye dedirtecek kadar çok olunca biraz geriye doğru bakmanın gerekliliğini ortaya çıkartmıştır. Hortlatılmak istenen Osmanlıcılık ruhu çerçevesinde gördüğümüz  Lozan’a saldırı ve Lozan’ın bir başarı değil bir hezimet olduğu söylemlerinden sonra aklıma Osmanlı’nın imzaladığı “SEVR” ile Mustafa Kemal Atatürk ve dava arkadaşlarının kurtuluş savaşı sonrasında, batılı emperyalist güçlerle imzaladığı “LOZAN” antlaşmasına bir baktım. Hangisinin hezimet olduğuna okuyucularımız daha iyi karar verecektir.

            Sevr Antlaşması l. Dünya savaşı sonrasında  İtilaf devletleri ile Osmanlı İmparatorluğu hükümeti arasında 10 Ağustos 1920 tarihinde Fransa’nın Paris şehrinin bir banliyösü olan “SEVR” de imzalanmış antlaşmadır.  Sevr Antlaşması 433 maddeden oluşmaktaydı. Antlaşmanın hepsini yazmaya yerim yetişmeyeceği için bazı önemli maddelerini yazacağım. Antlaşma Biritanya imparatorluğu, Fransa, İtalya, Japonya, Ermenistan, Belçika, Yunanistan, Hicaz krallığı, Polonya, Portekiz, Romanya, Sırp, Hırvat ve Sloven krallığı, Çekeslovakya ile mağlup Osmanlı İmparatorluğu arasında imzalanmıştır. Antlaşmanın önemli maddeleri şöyleydir. 

            Sınırlar (madde 27-36): Edirne ve Kırklareli dahil olmak üzere Trakya’nın büyük bölümü Yunanistan’a; Ceyhan, Antep, Urfa, Mardin ve Cizre kent merkezleri Suriye’ye (Fransız Mandası); Musul vilayeti en kuzeydeki kazası İmadiye dahil tamamen El Cezire’ye (Birleşik krallık Mezopotamya mandası sonradan Irak), İstanbul Osmanlı Devleti’nin başkenti olarak kalacak.  Boğazlar (madde 37-61): İstanbul ve Çanakkale Boğazları ile Marmara Denizi silahtan arındırılacak, savaş ve barış zamanında bütün devletlerin gemilerine açık olacak; Boğazlar’da deniz trafiği on ülkeden oluşan uluslararası bir komisyon tarafından yönetilecek; komisyon gerekli gördüğü zaman Müttefik Devletler’in donanmalarını yardıma çağırabilecek; Kürt Bölgesi (madde 62-64): İngiliz, Fransız ve İtalyan temsilcilerinden oluşan bir komisyon Fırat’ın doğusundaki Kürt vilayetlerinde bir yerel yönetim düzeni kuracak; bir yıl sonra Kürtler dilerse Milletler Cemiyeti’ne bağımsızlık için başvurabilecek İzmir (madde 65-83): Yaklaşık olarak bugünkü İzmir ili ile sınırlı alanda Osmanlı İmparatorluğu egemenlik haklarının kullanımını beş yıl süre ile Yunanistan’a bırakacak; bu sürenin sonunda bölgenin Osmanlı veya Yunanistan’a katılması için plebisit yapılacak; Ermenistan (madde 88-93): Osmanlı, Ermenistan Cumhuriyeti’ni tanıyacak; Türk-Ermeni sınırını hakem sıfatıyla ABD Başkanı belirleyecek (ABD Başkanı Wilson 22 Kasım 1920’de verdiği kararla Trabzon, Erzurum, Van ve Bitlis illerini Ermenistan’a verdi.) Arap ülkeleri ve Adalar (madde 94-122): Osmanlı savaşta veya daha önce kaybettiği Arap ülkeleri, Kıbrıs ve Ege Adaları üzerinde hiçbir hak iddia etmeyecek; Askeri Konular (madde 152-207): Osmanlı İmparatorluğu’nun askeri kuvveti, 35.000’i jandarma, 15.000’i özel birlik, 700’ü padişahın yanındaki güvenlik birliği olmak üzere 50.700 kişiyle sınırlı olacak ve ağır silahları bulunmayacaktı. Türk donanması tasfiye edilecek, Marmara Bölgesi’nde askeri tesis bulunduramayacak, askerlik gönüllü ve paralı olacak, azınlıklar orduya katılabilecek, ordu ve jandarma Müttefik Kontrol Komisyonu tarafından denetlenecek. Savaş Suçları (madde 226-230): Savaş döneminde katliam ve tehcir suçları işlemekle suçlananlar yargılanacak; Kapitülasyonlar (madde 260-268): Osmanlı’nın 1914’te tek taraflı olarak feshettiği kapitülasyonlar müttefik devletler vatandaşları lehine yeniden kurulacak; Ticaret ve Özel Hukuk (madde 269-414): Türk hukuku ve idari düzeni hemen her alanda Müttefikler tarafından belirlenen kurallara uygun hale getirilecek. Hükümlerini içeren bir parçalanma ve yıkılış antlaşmasıdır.

            Lozan Antlaşması; Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarınca Kurtuluş savaşının kazanılması üzerine, 24 Temmuz 1923 tarihinde İsviçre’nin Lozan şehrinde, Türkiye Büyük millet meclisi temsilcileriyle Birleşik krallık, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Belçika ve Yugoslavya temsilcileri tarafından imzalanmış bir barış antlaşması ve Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş belgesidir.

LOZAN ANTLAŞMASININ ŞARTLARI

1-Fransızlarla imzalanan Ankara Anlaşması’nda çizilen sınırlar kabul edilmiştir. 2-Irak Sınırı: Musul üzerinde antlaşma sağlanamadığı için, bu konuda İngiltere ve Türkiye Hükûmeti kendi aralarında görüşüp anlaşacaklardı. 3-Türk-Yunan Sınırı: Mudanya Ateşkes Antlaşması’nda belirlenen şekliyle kabul edildi. Meriç Nehri’nin batısındaki Karaağaç istasyonu ve Bosnaköy, Yunanistan’ın Batı Anadolu’da yaptığı tahribata karşılık savaş tazminatı olarak Türkiye’ye verildi. 4-Adalar: Gökçeada ile Bozcaada özerk bir yönetime tabi tutulmak şartıyla (Türkiye antlaşmanın bu maddesini uygulamadı) Türkiye’de, diğer Ege Adaları İtalya’ya kaldı. İtalya’nın Türk sınırına yakın adaları silahsızlandırması kararlaştırıldı. Sevr Antlaşmasıyla Oniki Ada İtalya’ya diğer adalar Yunanistan’a bırakılmıştı. Oniki Ada ve Rodos 1945 yılında müttefiklerin eline geçti ve Nisan 1947’de resmen Yunanistan’a teslim edildi. 4-Türkiye-İran Sınırı: Osmanlı İmparatorluğu ile Safevî Devleti arasında 17 Mayıs 1639’da imzalanan Kasr-ı Şirin Antlaşması’na göre belirlenmiştir. 5-Kapitülasyonlar: Tamamı kaldırıldı. 6-Azınlıklar: Lozan Barış Antlaşması’nda azınlık, Müslüman olmayanlar olarak belirlenmiştir. Tüm azınlıklar Türk uyruklu kabul edildi ve hiçbir şekilde ayrıcalık tanınmayacağı belirtildi.7-Savaş tazminatları: İtilaf Devletleri, I. Dünya Savaşı nedeniyle istedikleri savaş tazminatlarından vazgeçtiler. Sadece Yunanistan savaş tazminatı olarak Karaağaç bölgesini verdi. 8-Osmanlı’nın borçları: Osmanlı borçları, Osmanlı İmparatorluğu’ndan ayrılan devletler arasında paylaştırıldı. Türkiye’ye düşen bölümün taksitlendirme ile Fransız frangı olarak ödenmesine karar verildi. Düyun-u Umumiye idare heyetinde bulunan yenik Alman İmparatorluğu ve Avusturya-Macaristan İmparatorluğu devletlerinin temsilcileri idare kurulundan çıkartılmış ve kurumun faaliyeti devam ettirilerek antlaşmayla birlikte yeni görevler verilmiştir. (Lozan Barış Antlaşması madde 45,46,47…55, 56). 9-Boğazlar: Boğazlar, görüşmeler boyunca üzerinde en çok tartışılan konudur. Sonunda geçici bir çözüm getirilmiştir. Buna göre askeri olmayan gemi ve uçaklar barış zamanında boğazlardan geçebilecekti. Boğazların her iki yakası askersizleştirilip, geçişi sağlamak amacıyla başkanı Türk olan uluslararası bir kurul oluşturuldu ve bu düzenlemelerin Milletler Cemiyeti’nin güvencesi altında sürdürülmesine karar verildi. Böylece Boğazlar bölgesine Türk askerlerinin girişi yasaklandı. Bu hüküm, 1936 yılında imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile değiştirilmiştir. 10-Yabancı okullar: Eğitimlerine Türkiye’nin koyacağı kanunlar doğrultusunda devam etmesi kararlaştırıldı. 11-Patrikhaneler: Dünya Ortodokslarının dini lideri durumundaki patrikhanenin siyasi yetkilerinden arındırılarak İstanbul’da kalmasına izin verildi.

Sevr’in mi? yoksa Lozan’ın mı hezimet olduğunu siz okurların takdirine bırakıyorum.

 

 

Yorumlar

yorum

Gazetemiz Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir. Köşe yazılarının ve reklamların sorumlulukları sahibine aittir.
© Tüm hakları saklıdır.