1921 ANAYASASI

Yazar Hakkında Son YazılarıAbout Sinan KAHYAOĞLU15-TEMMUZ – 17 Temmuz 2017 LAİKLİK GÜNÜ – 10 Nisan 2017ANAYASA – 3 Nisan 2017ÇANAKKALE ZAFERİ – 20 Mart 2017İSTİKLAL MARŞI – 13 Mart 2017HALİFELİĞİN KALDIRILMASI VE İZMİR İKTİSAT KONGRESİ – 6 Mart 2017SABAHATTİN ALİ VE HOCALI KATLİAMI – 27 Şubat 2017KÖPRÜLÜ HAMDİ BEY – 20 Şubat 2017DEVE GÜREŞLERİ – 13 […]

1921 ANAYASASI

Sinan KAHYAOĞLU

About Sinan KAHYAOĞLU

 

Dünyada devlet yönetimlerinde  halkın can ve mal güvenliğinin sağlanması kolay olmamıştır. Devletler ilk çağlardan itibaren monarşik bir yapıyla yönetilmiştir. Monarşide devlet bir kralın idaresindedir. Kral görevlileri atar. Beğenmezse görevden alır ve yargılamadan mahkum edebilir. Bu durum pek çok haksızlığa neden olmuştur. Bunu önlemek için pek çok mücadele yapılmış ve sonunda anayasa kabul edilmiştir. Dünyada kabul edilen ilk anayasa 1215 yılında kabul edilen MagnaCarta’dır. Bu sözleşme ile kralın yetkileri sınırlanmıştır. Daha sonra 1781 yılında ABD’de  ilk anayasa kabul edilmiştir.

Osmanlı İmparatorluğunda ise anayasanın öncüsü olarak Sened-i İttifak kabul edilir. Sened-i İttifak ayanlar ile 2. Mahmut arasında imzalanmıştır. Anlaşmayı  Alemdar Mustafa Paşa sağlamıştır. Bu sözleşme ile padişahın yetkileri sınırlanmıştır. Böylece monarşik yapıdan ilk ayrılma başlamıştır. 1839 yılında Abdülmecit döneminde ise Mustafa Reşit Paşa tarafından Tanzimat Fermanı okunmuştur. Bu ferman ilede padişaha karşı halkın can ve mal güvenliği sağlanmıştır. Daha sonra 1856 yılında Islahat Fermanı okunmuş ve halkın hakları daha da güçlendirilmiştir.

Tanzimat Fermanının okunmasından sonra Avrupa’ya giden aydınlar oradan etkilenerek meşruti bir yönetim düşünmeye başlamışlardır.  Bunun için mücadeleye girişmişlerdir. Namık Kemal, Ziya Paşa, Mithat Paşa v. d.  ülkede meşrutiyet yönetimi ile sorunların çözüleceğine inanmışlardır. Bu arada Fransız ihtilalinden sonra Avrupa’da milliyetçilik rüzgarları esmeye başlamış ve bu rüzgarlardan en fazla etkilenenler ise çok uluslu imparatorluklar olmuştur.  Osmanlı İmparatorluğu’dabu imparatorluklardan birsidir ve bu tür gelişmelerden etkilenmektedir. Avarupa’nın gelişmiş devletleri ise Osmanlı İmparatorluğu içindeki ulusları kışkırtmaktadırlar. Bu yüzden ülkede karışıklıklar vardır. Osmanlı aydınları meşruti yönetim ile bu karışıklıkların sona ereceğine inanmaktadırlar. Onlara göre meşrutiyet ilan edilince ülkedeki tüm farklı uluslar Osmanlı ulusu olacaklardır. Bu aydınlara Genç Osmanlılar adı verilir.

Genç Osmanlılar 1876 yılında Abdülaziz’i devirerek Meşrutiyeti ilan ettirirler. Abdülaziz’in yerine Meşrutiyeti ilan eden 2. Abdülhamit geçer. Meclis toplanır ve ilk defa Kanun-i Esasi kabul edilir. Bu ilk Anayasadır. Bu anayasa padişaha anayasayı fesh etme yetkisi vermektedir. 1877 yılı içinde 2. Abdülhanit Osmanlı-Rus savaşını bahane ederek meclisi fesheder ve Kanun-i Esasiyi rafa kaldırır. Ülke tekrar katı bir monarşiye döner. Buna karşı mücadeleler başlar. Bunu önlemek için 2. Abdülhamit  jurnal teşkilatını kurar. Abdülhamit’e karşı  meşrutiyet mücadelesi veren aydınlara ise Jön Türkler adı verilir. Jön Türkler daha sonra İttihat ve Terakki Cemiyetini kurarlar. Bu cemiyetin mücadeleleri sonunda 1908 yılında 2. Abdülhamit 2. Meşrutiyeti ian etmek zorunda kalır. Kanun-i Esasi tekrar yürürlüğe konur. Meclis açılır. 1909 yılında bir karşı isyan olur. Bu olaya 31. Mart isyanı adı verilir. Bu isyanın bastırılmasından sonra 2. Abdülhamit tahttan indirilir ve yerine Mehmet  Reşat getirilir. Kanun-i esasi’de de esaslı değişiklik  yapılarak padişahın meclisi feshetmesi iyice zorlaştırılır.

Ülke 1. Dünya savaşına bu meclis ile girmiştir.  Meclis her dört yılda bir seçimle kendini yenilemiştir. 1915 yılında Çanakkale savaşları sırasında Meclis-i Mebusan üyeleri cepheyi gezip bilgiler almışlardır.  1918 yılında Mondros Ateşkes Antlaşması ile Osmanlı yenilmiştir. Bu yıl seçimlerin yenilenmesi gerektiğinden padişah olan Vahdettin meclisi dağıtmıştır. Ardından olağanüstü durum var diye seçimler yenilenip meclis tekrar açılmamıştır. Ülkede Kanun-i Esasi rafa kalkmamış ama işlemez hale gelmiştir. 1919 yılı içinde  Yunan ordusu İzmir’i işgal etmiş İtalyanlar Antalya’ya asker çıkarmışlardır. İngilizler  ise gerekli gördükleri yerlere asker göndermişlerdir.  Ülke ise fiili monarşiye dönmüştür.

  1. Mayıs. 1919’da Samsun’a çıkan Ulu Önde Mustafa Kemal ise seçimlerin yapılıp meclisin tekrar açılmasından yanadır. Bu yıl içinde Müdafa-i Hukukçuların çalışmaları ile yıl sonunda seçimler yenilenir ve meclis 1920 yılı ocak ayında toplanır. Toplanan meclis 20. Ocak. 1920 tarihinde Mondros Ateşkes Antlaşmasının imzalandığı sınırları Milli sınır olarak kabul eder. İtilaf devletleri çoktan bu anlaşmayı ihlal etmişlerdir. Meclisin bu kararı üzerine İngilizler 16. Mar. 1920’de İstanbul’u işgal ederek Meclisi basarlar ve yakaladıkları mebusları Malta’ya sürerler. Ülke tekrar monarşiye döner. Bunun üzerine Ulu Önder Mustafa Kemal Ankara’da yeni bir Meclis’in toplanmasını ister. Yeniden seçimler yenilenir ve 23. Nisan. 1920 tarihinde Ankara’da TBMM’si açılır. Bu Meclis  Kurtuluş savaşı verecektir. Kanun-i Esasi bu duruma yanıt verecek durumda değildir. Yeni bir Anayasa zorunluluğu ortaya çıkar. 1921 yılı Ocak ayı başında Yunan ordusu İnönü mevzilerine dayanmıştır. Yeni kurulan düzenli ordu Yunan ordusunu İnönü mevzilerinde karşılarken bir yandan da Çerkez Ethem isyanı  veKoçgiri isyanı ile de uğraşmaktadır. Hem isyanlar bastırılır, hem Yunan ordusu yenilir. Bu arada 20. Ocak. 1921 tarihinde Meclis’te  1921 Anayasası kabul edilir. Bu anayasaya Teşkilat-ı Esasiye adıda verilir. Ne mutlu bu devrimleri yapanlara. Saygılarımla.

Yorumlar

yorum

Gazetemiz Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir. Köşe yazılarının ve reklamların sorumlulukları sahibine aittir.
© Tüm hakları saklıdır.