" />
bayan escort kuşadası
bursa escort
ümraniye escort
escort izmir
USD
3,5091
EURO
4,1880
ALTIN
145,7434

YENİ ANAYASA REFERANDUMU 

MHP eliyle getirilip dayatılan ve AKP’nin balıklama üstüne atladığı Yeni Anayasa değişiklik teklifi TBMM sinde 339 kabul oyuyla geçti. Ama ne geçiş, Muhalefetin sesi kesilmiş, TBMM televizyonu yok, Milletten kaçırılırcasına, sille tokat darbelerle  geçmiştir. Şimdi ise cumhurbaşkanının onayına müteakip referandum süreci başlayacaktır. OHAL sürecinde nasıl bir referandum yapılabilecektir. Her kesimin serbestçe düşüncelerini halka yansıtmasına müsaade […]

YENİ ANAYASA REFERANDUMU 
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

MHP eliyle getirilip dayatılan ve AKP’nin balıklama üstüne atladığı Yeni Anayasa değişiklik teklifi TBMM sinde 339 kabul oyuyla geçti. Ama ne geçiş, Muhalefetin sesi kesilmiş, TBMM televizyonu yok, Milletten kaçırılırcasına, sille tokat darbelerle  geçmiştir.

Şimdi ise cumhurbaşkanının onayına müteakip referandum süreci başlayacaktır. OHAL sürecinde nasıl bir referandum yapılabilecektir. Her kesimin serbestçe düşüncelerini halka yansıtmasına müsaade edilecekmidir. OHAL şartlarında mitingler yapılabilecekmidir. Yazılı ve görsel basın eşit ve hakkaniyet ölçülerinde kullanılabilecek mi? Cumhurbaşkanı tarafsız olacak mı, yazılı ve görsel medya da taraf olup halka mesajlar mı verecek, yoksa devlet olanaklarıyla meydanlara inip herhangi bir vesileyle propaganda yapacak mı? Yani eşit şartlarda bir referandum süreci yaşanacak mı, yaşanmayacak mı? Öncelikle merakımız bu yöndedir.

Bizler yani, Laik, Demokratik, evrensel hukuk kurallarının hakim olduğu bir devlet yapılanmasından yana olanlar, yazılı ve görsel medya organlarından takip ettiğimiz TBMM’si görüşmelerinden sonra referandumda HAYIR demeyi düşünüyoruz. Çünkü çok büyük kaygılarımız var. Bunları ifade etmeye çalışırsak;

1-Yeni Anayasa, İnsan hak ve özgürlüklerinin önündeki yasal ve fiili bütün engelleri yok ettiği gibi geliştirilmesine de olanak sağlamalı, bütün etnik, dinsel ve kültürel kesimler arasında diyalogların geliştirilerek barış ve kardeşliği sağlayacak nitelikte olmalı, Evrensel insan hakları beyannamesindeki tüm hakları güvence altına alabilen bir Anayasa olmalı diyoruz.

2-Yeni Anayasa; Birleşmiş Milletler sözleşmeleri, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi gibi evrensel sözleşmelerle güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklere aykırı hiçbir hüküm içermemelidir diyoruz.

3-Yeni Anayasa vatandaşlar arasında dil, din, etnik köken, her türlü düşünce, cinsiyet, yaş, medeni hal, cinsel kimlik gibi farklılıklara dayalı her türlü ayırımcılığı yasaklamalı ve bu ayrımcılıklara karşı vatandaşları eşit ve etkili şekillerde korumalıdır. Yine din, dil ve etnik köken eksenli olarak ortaya çıkan nefret suçlarına karşı caydırıcı cezai yaptırımlar arttırılmalıdır diyoruz.

4-Yeni Anayasa, Laikliği yasal güvence altına almalı, bu yaklaşıma uygun olarak Diyanet İşleri Başkanlığı Anayasal bir kurum olmaktan çıkartmalı veya kaldırmalıdır diyoruz.

5-Yeni Anayasa, çalışanların ve memurların örgütlenme, toplu sözleşme, grev yapma ve iş güvencesi hakları önündeki engelleri kaldırmalı, Yasama, yürütme ve yargının tek elde toplanmasını değil, yasama, yürütme ve yargı arasındaki kuvvetler ayrılığı prensibini güvence altına alacak şekilde düzenlenmeli, silahlı  kurumların toplumsal hayata müdahalesini engelleyici yaptırımlar koymalı, siyasi partiler yasası başta olmak üzere, sendikal ve mesleki örgütlenmeler önündeki engeller tamamen kaldırılmalıdır diyoruz.

6-Lozan anlaşmasından bu yana kullanılan ve ayrımcılığa dönüşen “azınlık” kavramı kaldırılarak, her gruba “eşit yurttaşlık hakkı”  tanınmalıdır diyoruz.

Oysa izlediğimiz ve okuduğumuz metinler bizlere getirilmek istenen anayasa değişikliğinin bırakın isteklerimizi karşılamayı, tam tersi bir durumla karşı karşıya kaldığımızı gösteriyor. Bizler % 51 in seçtiği değil, % 100’ün seçtiği milletvekillerimizin içinde yer aldığı ve her türlü kararda söz sahibi olduğu bir TBMM’si tarafından yönetilmek istiyoruz. Ülke yönetiminde en üst iradenin TBMM’si olması gerektiğine inanıyoruz ve savunuyoruz.

Bir tek kişinin yargıya, yürütmeye ve yasamaya yön vermesinin anti demokratik ve tek’çi bir yönetim tarzı olduğuna inanıyoruz. Cumhurbaşkanı tarafından fes edilebilecek bir TBMM’sini kabul etmiyoruz, Cumhurbaşkanı tarafından atanacak üyelerle yargı bağımsızlığının sağlanacağına da inanmamızı bizlerden hiçbir kimse beklemesin.

Bizler getirilmek istenen anayasa değişiklikleri ile 94 yıllık cumhuriyet kazanımlarımızın elimizden alınmak istendiğine inanıyoruz. Laik, Demokrat, Hukukun üstünlüğüne inananlar, çağdaş ve modern yaşam tarzından yana olanların bu değişikliğe evet diyeceğini hiç mi hiç zannetmiyoruz. İktidarın tüm çabalarına karşın Cumhurbaşkanlığı görünümlü Başkanlık sisteminin Terörü bitireceğine, İşsizliği azaltacağına, Ekonomik krizi yok ederek ekonomide istikrarı sağlayacağına, Yurttaşların gelecek kaygılarını sona erdireceğine, Paramızın değer kazanacağına, Adaletsizliklerin sona ereceğine, Eğitim ve öğretimin dini olmaktan çıkarılarak akıl ve bilim sürecine sokulacağına, Alevilerin ve diğer inanç gruplarının inanç ve ibadet özgürlüğüne kavuşturulacağına, Ülkede emniyet ve asayişin sağlanacağına, Hiçbir kimsenin yaşam tarzına müdahale edilmeyeceğine inanmıyoruz.

Bizler ucuz can pazarlarında bütün yiğit aydınlarını katliamlara kurban vermiş bir milletin bireyleri olarak; Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Millet ve memleket adına ve hesabına tek başvurulacak yer burasıdır; yani Yüksek Meclisinizdir. Bu yasal hakkı, bu milli hakkı, bu doğal hakkı hiçbir sebep ve bahane ile ve hiçbir düşünce ile, hiçbir kimseye ve hiçbir kurula terk edemeyiz.” sözünün arkasındayız. Onun için meclis çoğunluğuna güvenerek bizlere dayatılan Anayasa Değişiklik paketine HAYIR diyeceğiz. Bizlerin EVET dememiz için önümüze Toplumsal mutabakatla hazırlanmış bir Anayasa paketi ile gelinmesi gerekmektedir.

Yorumlar

yorum

Gazetemiz Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir. Köşe yazılarının ve reklamların sorumlulukları sahibine aittir.
© Tüm hakları saklıdır.