" />
bayan escort kuşadası
bursa escort
ümraniye escort
escort izmir
USD
3,5197
EURO
4,1818
ALTIN
146,5289

KALPAKSIZ KUVVACI

  Bu hafta Kalpaksız Kuvvacı Uğur Mumcu’nun katledilişinin 24.yıldönümü idi. Akçay’da Uğur Mumcu parkında CHP anma etkinliği düzenledi. Etkinliğe katıldım ve konuşmaları dinledim. Uğur Mumcu’nun faillerinin hala bulunamadığı ve aslında faillerinin belli olduğu üzerinde duruldu. Maalesef ülkemizde zor yetişen aydınlar çabuk yok ediliyorlar. Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Turan Dursun, Ahmet Taner Kışlalı, Necip Hablemitoğlu, Eşref […]

KALPAKSIZ KUVVACI
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

 

Bu hafta Kalpaksız Kuvvacı Uğur Mumcu’nun katledilişinin 24.yıldönümü idi. Akçay’da Uğur Mumcu parkında CHP anma etkinliği düzenledi. Etkinliğe katıldım ve konuşmaları dinledim. Uğur Mumcu’nun faillerinin hala bulunamadığı ve aslında faillerinin belli olduğu üzerinde duruldu. Maalesef ülkemizde zor yetişen aydınlar çabuk yok ediliyorlar. Muammer Aksoy, Bahriye Üçok, Turan Dursun, Ahmet Taner Kışlalı, Necip Hablemitoğlu, Eşref Bitlis, Gaffan Okan, v.d. hepsi zor yetişen aydınlarımız idi. Oysa çok çabuk kaybettik. Aydınlarına sahip olamayan toplumlar karanlıklarda kalırlar. Bu tür toplumlar gelişmiş toplumların payı haline gelirler. Onların yerine aslında işbirlikçi olan ama kendini aydın olarak lanse eden tipler çıkar. Bugün her akşam televizyonlarda aydın geçinen ve prof ünvanlı pek çok algı yöneticisi toplumun kafasını karıştırmaktadır. Söylediklerini mahalle kahvesinde söylesen adama gülerler. Devam edersen de döverler. Oysa bu kişiler kendilerini aydın olarak gösterip toplumu belli bir fikri kabule hazırlamakla görevli kişilerdir. Bunlar aydın değil aydın görünüşlü karanlık kişilerdir.

Uğur Mumcu toplumumuzun yetiştirdiği ender aydınlardan idi. 1942 yılında Kırşehir’de dünyaya geldi. Aslen Ankaralıdır. Annesi Nadire Hanım, babası Tapu Kadastro memuru Hakkı Şinasi Bey’dir. İlk ve ortaokul ile liseyi Ankara Bahçelievler Deneme lisesinde bitirdi. Daha sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesine girdi. Bu fakülteyi 1965 yılında bitirdi. Öğrenci iken 1962 yılında Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan “Türk Sosyalizmi” isimli makalesi ile Yunus Nadi ödülünü aldı. 1969-1972 yılları arasında kendi okulunda asistan olarak çalıştı. 12.Mart döneminde bir yazısında “Ordu uyanık olmalı” dediği için hapse girdi bir yıl hapis yattı. 7 yıl hapis cezası almıştı. Yargıtay cezayı bozunca serbest kaldı. 1972-1974 yılları arasında yedek subay olması gerekirken sakıncalı görüldüğünden yedek subaylık hakkı verilmedi ve askerliğini er olarak Ağrı Patnos’ta yaptı. Daha sonra Sakıncalı Piyade isimli kitabını yazdı. Askerlik dönüşü Yeni Ortam gazetesinde çalışmaya başladı. Bu gazetede köşe yazarlığı yaparken 1975 yılında Cumhuriyet gazetesine geçti ve Gözlem başlıklı köşe yazıları yazmaya başladı. 1990 yılında Cumhuriyet gazetesine bazı art niyetliler tarafından operasyon yapılıp gazete ele geçirilince İlhan Selçuk ile beraber gazeteden ayrıldı. Daha sonra gazetenin işgali sona erince tekrar geri gazetesine döndü. 24.Ocak.1993 günü Ankara’da işine gitmek için arabasına binip kontağı açınca hazırlanmış bomba patladı ve Hakka yürüdü. Arabanın parçaları alel acele toplandı. Patlama karakolun hemen yakınında oldu. Daha sonraları yetkililer katillerin bulunacağını söylediler. Bunun için namus meselesi dediler ama failler bulunamadı. Söz verenlerin ise çoğu Hakka yürüyerek dünyadan geçtiler. Ekim.1994 ‘te eşi Güldal Mumcu “Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı”nı kurdu. Güldal Mumcu daha sonra milletvekili seçildi. Abisi Ceyhan Mumcu ise Avukattır.

        1990’lı yılların başında Cumhuriyet düşmanlığı yükselmeye başlamıştı. Cumhuriyeti savunanlar din düşmanı olarak algılanıyordu. Bir televizyon programında Uğur Mumcu karşısında bir yobaz ile tartışıyordu. Program sunucusu programın sonunda birer şarkı isteyebileceklerini söyledi. Uğur Mumcu “Ankara’nın Taşına Bak” türküsünü istedi. Yobaz şaşırdığını ifade etti. Zaten şaşırırlar. Onlar hiçbir zaman bizleri tanımadı ve tanımayacaklarda. Ekranda rahmetli Ruhi Su’nun o güzel sesi yankılandı.

    Yine bir yazısında Kuvvayı Milliye’nin o dönem için kalpak taktığını ve kalpağın bir simge haline geldiğini belirtmişti. Bugün Kuvvayı Milliye’cilerin fikirlerini taşıyanların ise artık kalpak takılmadığı için Kalpaksız Kuvvacı olduklarını belirtmişti. Bundan dolayı kendisine Kalpaksız Kuvvacı adı verilmişti. Türkiye’nin yetiştirdiği ender araştırmacı gazetecilerindendi. Son dönemlerde PKK ve onun arkasındakileri inceliyordu. 1980 yılında Tarikat-ticaret ve siyaset konularında yazılar yazmış ve toplumu aydınlatmıştı. Onun köşesini her gün merakla okurdum. Gazeteyi aldığım zaman önce onun köşesini okur daha sonra diğer yazılara geçerdim.

      Katledilmesinden sonra tüm toplum şok geçirdi. Cenazesine milyonlar katıldı. Cenazesinde o televizyon programında istediği Ankara’nın taşına bak isimli türkü okundu. Daha sonra Selda Bağcan’ın seslendirdiği “Uğurlar Olsun” isimli parça bestelendi ve okunmaya başlandı. Parçanın nakaratı “Uğurlar olsun, Uğurlar olsun, Hüzünlü bulutlar yoldaşın olsun, Bir keskin kalem, bir kırık gözlük Yürekli yiğitlere hatıran olsun”.

     Uğur Mumcu’dan sonrada onun hatırasını ele alan gazeteciler yetişti. Yazdıkları kitaplar daha yayınlanmadan önlenmeye çalışılıyor. Çoğu Uğur Mumcu gibi cezaevlerine atılıyor. Yine de pes etmiyorlar ve yazmaya devam ediyorlar. Huzur içinde yat Uğur Mumcu. Vurulduk ey halkım unutma beni dedin. Biz seni hiç unutmadık ki. Saygılarımla.

 

 

 

28.Ocak.2017

Sinan Kahyaoğlu

Yorumlar

yorum

Gazetemiz Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir. Köşe yazılarının ve reklamların sorumlulukları sahibine aittir.
© Tüm hakları saklıdır.