" />
bayan escort kuşadası
bursa escort
ümraniye escort
escort izmir
USD
3,5202
EURO
4,1825
ALTIN
146,5495

Şairhane; NEYZEN TEVFİK

                    Bu haftaki konuğumuz;” Tevfik Kolaylı, ya da yaygın bilinen adıyla Neyzen Tevfik” Neyzen Tevfik  taşlamalarıyla tanınan neyzen ve şairimizidir. Taşlama kitaplarının yanı sıra, çeşitli taksimler ve saz semailerinin bestecisi olarak da bilinir   24 Mart 1879’da Bodrum’da doğdu. Babasının görevleri bulunduğu Urla kasabasında amatör bir […]

Şairhane; NEYZEN TEVFİK
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haftaki konuğumuz;” Tevfik Kolaylı, ya da yaygın bilinen adıyla Neyzen Tevfik” Neyzen Tevfik  taşlamalarıyla tanınan neyzen ve şairimizidir. Taşlama kitaplarının yanı sıra, çeşitli taksimler ve saz semailerinin bestecisi olarak da bilinir

 

24 Mart 1879’da Bodrum’da doğdu. Babasının görevleri bulunduğu Urla kasabasında amatör bir neyzenden nota ve usul bilgileri öğrenerek başladığı ney çalışmalarını kendi kendine ilerletti. İzmir İdadisi’ne girdiyse de bitirmeden ayrıldı. Bu arada gene kendi kendine Farsça öğrendi. İzmir Mevlevihanesi’ne girdi. Daha sonra İstanbul’a yerleşerek Galata ve Kasımpaşa Mevlevihanelerine devam etti. 1902’de Bektaşi tarikatından nasip alarak Bektaşi dervişi oldu. Bir yandan da şiirle ilgileniyordu. Eşref’le ve Mehmet Akif’le tanıştı ve şiir konusunda her ikisinden de etkilendi. 1908’den sonra bir süre Mısır’da bulundu 1913’te İstanbul’a döndü.

Neyzen Tevfik genellikle toplum kurallarına uymadan yaşamını sürdürmüştür. Sazını bir geçim kapısı haline geçirmemek için direnmiş, yalnızca içinden geldiği zaman ney üflemiştir. Neyzenliğini geliştirmek kaygısı duymamış, sanat değeri kalıcı bir müzikçi olmak için uğraşmamıştır. Neydeki başlıca ustalığı sazı iyi üflemesiydi. Belirli müzik kurallarının dışına çıkar, ama hep duyarak çalar ve dinleyenleri etkilerdi. Kendi açıklamasına göre yüze yakın plak doldurmuştur.

Neyzenliğinin yanı sıra adını yergi ve taşlamaları ile de duyurmuştur. Kimi eleştirmenleri göre bu türün Nef’î ve Eşref’ten sonra üçüncü önemli temsilcisi sayılır. Ününün yaygınlaşmasında halk tarafından çok sevilmesinin de çok büyük payı vardır. Ancak oldukça eski bir dil kullanması nedeniyle güç anlaşılan ve biçimsel açıdan yetersiz kalan bu şiirleri pek kalıcı olmamıştır. Yergilerini genellikle siyasal ve dinsel baskıya, çıkarcılığa yöneltmiş, toplumdaki tüm haksızlıkları çekinmeden dile getirmiştir.

28 Ocak 1953’de İstanbul’da öldü.

KAYNAK ; http://www.antoloji.com/neyzen-tevfik

 

SEVDA VADİSİ

Sevda vadisine düştüm

Gamlıyam şahım Ali

Kimsesiz kaldım karanlık

Gün be gümrahım Ali

Doğmuyor mihr-i ümidim

Çıkmıyor mahım Ali

Gelmiyor mu kulağına

Ahlı eyvahım Ali

 

Merhamet et herşeye agahım Ali

Var mı senden başka söyle irticagahım Ali

 

Bir günahkar insanım ben

Yok yüzüm peygambere

İstemem bir türlü gitmek

Böyle huzur mahşere

Tesadüf eylerim derken

Belki bir gün rehbere

düşmüşem elsiz ayaksız

Bak aslan-ı haybere

 

Çıkmıyor bir an ciğerden

Geldi sevda hançeri

Hakkın aşkına esir ol

Duğum günlerden beri

Zikreylerim ismini ben

Gal-u beladan beri

O kadar yandım yakıldım

Unuttum her yeri

 

 

KOŞMA

 

Dudağında yangın varmış dediler,

Tâ ezelden yayan koşarak geldim.

Alev yanaklara sarmış dediler,

Sevdâ seli oldum; taşarak geldim.

 

Kapılmışım aşk oduna bir kere,

Katlanırım her bir cefâya, cevre

Uğraya uğraya devirden devre

Bütün kâinatı aşarak geldim.

 

Yapmak, yıkmak senin bu gamlı ömrü.

Ben gönlümü sana verdim götürü.

Sana meftûn olduğumdan ötürü

Sarhoş oldum Neyzen, coşarak geldim.

 

ANLADIN MI?

Hicran destanını kendinden oku,

Mecnun’dan duyup da rivayet etme.

Aşkın Leyla’sını gördünse söyle.

Söz temsili bulup hikayet etme.

 

Yüz bin Leyla doğar alemde her gün,

Senin aradığın zevk, sefa düğün.

Tutacağın işi önceden düşün;

Daha ilk adımda nedamet etme.

 

Sevdanın oduna pek güvenilmez,

Tutuşurşan eğer kolay sönülmez.

Bu yolun hükmüdür geri dönülmez,

Canına kıymazsan seyahat etme.

 

İyi bak kabına, olmasın delik,

Boşuna taşırsın,gider gündelik.

Anında olmalı, ettiğin iyilik,

Alem duysun diye, inayet etme.

 

Kabe’den maksadın varmaktır yara,

Kör gibi tapınma, kara duvara,

Hızır’ı ararsan kendinde ara,

Bulamadım gibi rezalet etme.

 

Muhabbet herkesin aklını çelmez,

Gönül viranesi kolay düzelmez.

Alemden çekinme bir zarar gelmez,

Sen kendi kendine hıyanet etme.

 

Şen şatır gönlüne hicran dolmasın,

Gençliğin gülşeni gamla solmasın.

Neyzen gibi aklın yarda olmasın,

Özründen çok büyük kabahat etme.

 

 

HÜSEYİN EROĞLU

Yorumlar

yorum

Gazetemiz Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir. Köşe yazılarının ve reklamların sorumlulukları sahibine aittir.
© Tüm hakları saklıdır.