" />
kuşadası escort
bursa escort
ümraniye escort
escort izmir

  İSTEMİYORUZ!

Bu memlekette asgari ücret 1404 TL. Asgari ücret, açlık sınırının 1.432 TL yoksulluk sınırının 4.665 TL olduğu ülkemde;  asgari ücretle geçinen milyonlarca insan, açlık ve yoksulluk sınırının ne olduğunu, ne anlama geldiğini bile bilmeden geçinmeye çalışıyorlar. Onlara göre açlık sınırı nedir? Yoksulluk sınır nedir? bu kavramlar onlar için hiçbir anlam taşımıyor. Onların tek dertleri vardır. […]

  İSTEMİYORUZ!

Bu memlekette asgari ücret 1404 TL. Asgari ücret, açlık sınırının 1.432 TL yoksulluk sınırının 4.665 TL olduğu ülkemde;  asgari ücretle geçinen milyonlarca insan, açlık ve yoksulluk sınırının ne olduğunu, ne anlama geldiğini bile bilmeden geçinmeye çalışıyorlar.

Onlara göre açlık sınırı nedir? Yoksulluk sınır nedir? bu kavramlar onlar için hiçbir anlam taşımıyor. Onların tek dertleri vardır. Evlerine alın teri ile kazandıkları bir lokma ekmeği götürmekten başka şeyleri düşünmeye ne imkânları vardır ne de zamanları.

Sabah karanlığı evlerinden bir lokma ekmek için çıkar, bin bir zor şartlar altında gücü yettiğince işvereni olabildiğince memnun edebilmek için canını dişine takar çalışır akşam olunca yüzünün akı ile evinin yolunu tutar. Hafta sonu gelir kendisine ayıracak bir zamanı bile bulamaz. Çünkü haftanın yorgunluğunu pazar gününü evinde dinlenerek geçirir. Yöremizde Pazar günleri öğle saatlerinden sonra kırık dökük arabası olan ailesini alır dağlara piknik yapma bahanesi ile temiz hava almaya şehrin yoğunluğundan yarım günlüğüne de olsa uzaklaşır.

Çalışan kesimin günlük ve genel yaşam tarzı bundan ibaret olup hayatları tek düze sürer gider.

Çalışanların dünyasında ne haftada bir gün dışarda bir yemek, ne ailecek bir sinemaya gitmek, ne eve giren günlük gazete, ne hiç olmazsa ailede bir fert ayda bir kitap, ne yaz sezonunda tatil bunların hiç biri yoktur onların yaşamında.

Tüm bu olumsuz şartları oluşturan bahsettiğimiz çalışan kesimmiş gibi sosyal yaşamın gereklerinden olan bu saydıklarımızdan mahrum kalıyor.

Onlara bu olumsuz şartları sağlayan kimdir nedir diye sorarsan kader demekten başka bir şey diyemezler. Oysa onlara bu olumsuz şartları hazırlayan seçim günü geldiğinde memlekete ve halka hizmet etme amacıyla ortaya çıkan siyasilerdir.

Bu siyasiler ne yapar da bu olumsuz şartlar meydana gelir bir göz atalım.

1-) bu siyasiler seçim öncesi önce bir partiden aday olurlar. Sonra binlerce Türk lirası harcayarak milletvekili seçilirler.

2-) bir kez seçildiler mi yaptıkları ilk iş kendi özlük haklarını sınırsız hale getirerek devletin sağladığı en geniş haklara sahip olurlar.

3-) özlük haklarını sınırsızca ve hoyratça oluşturduktan sonra sıra maaşlarını düzenlemeye gelir. Maaşlarını 2016 yılı Aralık ayı itibarı ile 17.000 TL iken birde önceden milletvekilliğinden emekli ise 8.500 TL de oradan (önceden emekli milletvekili olanlar) 25. 500 TL alırlar. Sadece maaşla bitse iyi bir de aşağıdaki tabloya bakın öyle karar verin.

Vefat etmiş olan milletvekili yakınlarına 12 ay yardım ödenmektedir.  Bu da yaklaşık 204.000 TL’ye tekabül etmektedir.

Yurtiçi ve yurt dışında görev yapan milletvekilleri almış oldukları maaşlarının yanında yolluk ve yevmiye almaktadırlar.

Milletvekili görev yaptığı süre boyunca kırmızı pasaport hakkına sahiptir.

Kamu kurum ve kuruluşlarına bağlı sosyal tesislerden ve konuk evlerinden hiçbir ücret ödemeden faydalanabilmektedirler. (alıntı)

 

4-) daha bitmedi tüm bu hakları aldıktan sonra son günlerin flaş harcaması *Aylık 1.200 milyon TL bulan iletişim giderleri, yurt içi yurt dışı en lüks sağlık giderleri devlet tarafından ödenen sınırsızlığa kavuşurlar.

5-) sonra iş danışman almaya gelir. Her milletvekili 3 adet danışman 6.150 TL ile 4.645 TL arası değişen maaşlar ile danışman alabilir. *Geçmiş başbakanımızın kızı danışman olarak çok yüksek danışmanlık maaşı aldığını duymuştuk. (yalancının yalancısıyız)

Tüm bu hakları, yüksek maaşları, yüksek gelirlere, geniş olanaklara kavuşup her istediklerini alırken ülkenin ekonomik durumu hiç akıllarına gelmez. Ama işçi, emekli, esnaf, çalışan kesim temel yaşam haklarının ihtiyacı için küçük bir istekte bulunsa hemen kemerleri sıkalım edebiyatını yaparak kırk dereden kırk sel getirirler.

Oysa onlara sınırsız olan bu imkânları sunan temel yaşam haklarını karşılamak için kazançlarına küçük bir rahatlama isteyen vatandaşın vergileri ve üretime katıkları değer ile sağladıklarını unuturlar. Yıllardır bu durum süregele devam eder durur. Birileri gerçekleri gün yüzüne çıkarıp dile getirmeye kalkışsa; hemen, kışkırtıcı bölücü ya da devlet büyüklerine karşı gelen kişi olarak yaftalıdırlar.

Vatandaş yokluk, yoksulluk, açlık ile boğuşurken Ankara’daki efendilerin keyifleri yerindedir.

Kendi çıkarlarını garantiye alan, halkın yaşamına hiçbir katkı sağlamayan, Anayasa değişikliği için hayır çıkarsa ki çıkacak; bunda bir veya birkaç partinin payı değil; halkın, Atatürk’e olan sevgisi ve onun kurduğu Cumhuriyetin kıymetine bağlı olduğunu hiç kimse unutmamalıdır.

Vatandaş olarak bizler; her türlü geniş imkânları kendi çıkarları için çıkaran, *milyonluk iletişim gideri olan,* yüksek danışmanlık ücreti alan,  halkın açlıktan yoksulluktan çıkardığı feryada kulak vermeyen sözde milletvekillerini başımızda İSTEMİYORUZ

Yorumlar

yorum

Gazetemiz Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir. Köşe yazılarının ve reklamların sorumlulukları sahibine aittir.
© Tüm hakları saklıdır.