" />
bayan escort kuşadası
bursa escort
ümraniye escort
escort izmir
USD
3,5094
EURO
4,1890
ALTIN
145,7987

Şairhane; ŞEKİP ŞAHADOĞRU

Şairhanemizin bu haftaki konuğu; Âşık Şekip Şahadoğru.   Âşık Şekip Şahadoğru, 1932 yılında Çorum’un merkeze bağlı Evci Ortakışla köyünde doğdu. Babası Âşık Hasan’dır. Annesi Sultan’dır. Savurgan Oğulları namıyla yörede söylenirler.   8 yaşında iken babası tarafından saz dersi almaya başlamıştır. Âşık Hasan ancak Şekip’in saz çalıp âşık olacağı için ona sazı öğretmiştir. İlkokulu köyünde bitirdikten […]

Şairhane; ŞEKİP ŞAHADOĞRU
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Şairhanemizin bu haftaki konuğu; Âşık Şekip Şahadoğru.

 

Âşık Şekip Şahadoğru, 1932 yılında Çorum’un merkeze bağlı Evci Ortakışla köyünde doğdu. Babası Âşık Hasan’dır. Annesi Sultan’dır. Savurgan Oğulları namıyla yörede söylenirler.

 

8 yaşında iken babası tarafından saz dersi almaya başlamıştır. Âşık Hasan ancak Şekip’in saz çalıp âşık olacağı için ona sazı öğretmiştir. İlkokulu köyünde bitirdikten sonra öğrenimini sürdüremedi. 1970 yılına dek köyde çiftçilikle uğraştı. Bu arada saz çalmayı öğrendi. Saz eşliğinde deyişler söylemeye başladı. Aynı yıl Çorum’a yerleşti. Burada şiirini geliştirecek bir ortam buldu. Kimi âşık şölenlerine katıldı.

 

Aşık Şekip Şahadoğru birçok ünlü aşıklar ile gezmiş dolaşmıştır. 396 şiir, deyiş, övgü ve nazire gibi eseri vardır. Aşığın 3 kız 2 oğlu vardır. Atatürkçü görüşe sahip Âşık Şekip, daima birlik ve beraberlik için şiirler yazmıştır. Kasetlerinde sesi yurdun her köşesinde dinlenmektedir. Radyo ve TV’de programlar yapmıştır.

Şekip Şahadoğru Temmuz 1995 de aramızdan ayrılır.

 

KAYNAK; http://www.turkuler.com/ozan/sekip.asp

 

 

Eserlerinden bazıları:

ŞİKÂYET OLMASIN

 

Şikâyet olmasında bak ne haldeyim

Yoksa unuttun mu da beni bilmem el gibi

Gece gündüzde durmaz ahuzardayım

Sazımda sızlayanda sırma tel gibi

 

Kar mı yağdı da güvendiğim dağlara

Sam mı değdi de mor sümbüllü bağlara

Diyemiyomda bağlanmışım ağyare

Çiğnetirsin beni ele yel gibi

 

Niçin o sarp yere yuvanı kurdun

Kuru petek gibi balsız mı kaldın

Bir kez koklamadım da sarardın soldun

Poyraz eli de değmiş gonca gül gibi

 

Elestim özmümden de sana ikrarım verdim

O günden bugüne de sözümde durdum

Yetiş şekip’ine de gayri müşkülde kaldım

Fiskeden bulanan da ufak göl gibi

 

 

 

ARASIN

 

Yaprağım sararıp gülüm solarken

İhtiyarlık yakamızdan sararken

Senelerdir ben o yari ararken

Bundan sonra yar da beni arasın

 

……………………………

 

İçim ateş doldu yanar dağ gibi,

Yaprağı sararmış viran bağ gibi

Hak yolunda ölü gezdim sağ gibi

Şekip seni bilmeyenler karasın

 

BİRER BİRER

 

Küçük yaşta düştüm aşk ateşine

Çekiyor çöllere yol birer birer

Takılmışım bir ceylanın peşine

Söylesin derdimi dil birer birer

 

Aşıkın sazıdır aşkın silahı

Alır hedefine gül yüzlü mahı

Nice yıllar geçse biter mi ahı

Dokundukça ağlar tel birer birer

 

Gerçek aşık yaratılmış zar için

Soruyorum kendime var mıdır suçum

Dostun aşkı ile yandığım için

Gülüyorum halime el birer birer

 

Yalvarırım dilber naz etme bana

Ölürüm aşkınla ben yana yana

Gül bahçesi olmuşum şu cihana

Getirir kokumu yel birer birer

 

Hayalin şekip’in rehberi oldu

Derdine dermanı aşkında buldu

Bir kerem misali yandı kül oldu

Ateşi savurur kül birer birer

 

 

BAD-I SABAHTA BENDEN YARE HABERİ

 

Bad-ı sabahta benden yare haberi

Vahdet’ine daldı diye söyleyin

Hatırlayıp da yâr beni sorarsa

Can cananda kaldı diye söyleyin

 

Bazan rüzgar oldum estim savruldum

Yanar dağın da lavunda yavruldum

Senelerdir ateşiyle kavruldum

Çiçekleri de soldu diye söyleyin

 

Hak diye bağlanıp da ikrar verende

Ahu zar-ı maşkte dostu yarende

Şekip can gözüyle canan görende

O günlerde öldü diye söyleyin

Yorumlar

yorum

Gazetemiz Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir. Köşe yazılarının ve reklamların sorumlulukları sahibine aittir.
© Tüm hakları saklıdır.