" />
bayan escort kuşadası
bursa escort
ümraniye escort
escort izmir
USD
3,4982
EURO
4,1826
ALTIN
145,9520

ŞAİRHANE; ŞAHİN AYDIN

Şairhanemizde bu hafta; adam gibi adam, özü sözü bir, soyadı gibi gerçek bir aydın, tanışmış olmaktan büyük bir onur ve gurur duyduğum dostum Şahin Aydın’ı ağırlıyoruz. Peki, kimdir Şahin Aydın? Şahin Aydın 1966 yılında Sivas’ın Divriği ilçesi Karaağaçlı köyünde doğdu. İlköğrenimine 5 yaşında doğduğu yerde başladı. Orta öğrenimini Ankara da tamamladı. Bu dönemde (10 yaşında) […]

ŞAİRHANE; ŞAHİN AYDIN
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Şairhanemizde bu hafta; adam gibi adam, özü sözü bir, soyadı gibi gerçek bir aydın, tanışmış olmaktan büyük bir onur ve gurur duyduğum dostum Şahin Aydın’ı ağırlıyoruz.

Peki, kimdir Şahin Aydın?

Şahin Aydın 1966 yılında Sivas’ın Divriği ilçesi Karaağaçlı köyünde doğdu. İlköğrenimine 5 yaşında doğduğu yerde başladı. Orta öğrenimini Ankara da tamamladı. Bu dönemde (10 yaşında) bağlama ile tanıştı. Zamanın ozanlarından etkilenen ve bağlamaya olan ilgisinin artması onu içten içe bağlama ve bu kültürün yoğun olduğu kurum ve topluluklara yönlendirdi.

 

Aşık VEYSEL, Davut SULARİ, Ali İzzet ÖZKAN, Aşık DAİMİ, Feyzullah ÇINAR, Mehmet Ali KARABABA, Arif SAĞ, Yavuz TOP, Musa EROĞLU gibi ustalardan oldukça etkilendi. Lise öğrenimini Divriği lisesinde tamamladı. 1980 – 1982 Yılları arasında Almanya’da yaşadı. Bu sürede batı müziği ile tanışmış olup soru işaretleri ile tekrar Türkiye’ye döndü. 1983 yılında Arif SAĞ müzik kursunda daha bilinçli ve notalı eğitime başladı. Kısa bir süre sonra (9 ay) bu kurumda asistan eğitmen olarak derslere girmeye başladı ve Arif SAĞ gibi büyük ustadan oldukça etkilendi ve kendisinden eğitim aldı.

1985 yılında İTÜ Türk müziği devlet konservatuarına girdi okul döneminde 1985-1986 yılarında Ezgi müzik evini kurdu. 1990 yılına kadar bu kurumda müdür ve eğitmenlik yaptı.1990 yılında konservatuardan 1992 yılında konservatuarın yüksek lisans bölümünden mezun oldu.1985 – 1990 yılları arasında İTÜ Türk müziği devlet konservatuarı korosunda ve Arif SAĞ müzik kursu Gönülden Gönüle halk müziği korosunda bağlama çalarak eşlik etti.

 

1990 yılında gönülden gönüle halk müziği korosunun şefliğini yapmaya başladı. 2001 yılında koro şefliğinden ve Arif SAĞ müzik kursundan ayrıldı.1990’lı yıllarda Yavuz TOP halk müziği eğitim merkezinde canlardan canlara grubu ile (Şahin AYDIN, Naci DÜZEL Kemal KAPLAN, Metin KARATAŞ) ile halk müziği tavırları hakkında Yavuz TOP’un desteği ile 5 yıllık bir çalışma yaptı. 1990’lı yıllarda ilk koro çalışması olan canlardan canlara grubunda yer aldı.

 

1993 yılında ilk solo kaseti olan “Gel Ey Dostum” adlı albümünü çıkardı.1996 da “Deyişlerle Muhabbet” adlı koro çalışmasını ve 1998 de ikinci solo albümü olan YEDİN OGUL BENİ YEDİN’i çıkartı. 1999-2000-2001’de Türkülü yürekler grubu ile 3 albüm çalışması yaptı. 1989 yılında kasetlerde bağlama çalmaya başladı. Bir çok kasete (500’e yakın) bağlama, şelpe, cura ve vokal olarak eşlik etti. 30’a yakın kasete yönetmenlik yaptı yurtiçi ve yurt dışında birçok konserlere ve dinletilere katıldı. Halk müziğinde icracı ve eğitmen olarak müzik hayatını sürdürmekte, müziğimizin gelecek kuşaklara daha doğru elden ulaşması için prensip olarak kabul ettiği eğitmenliğine ASEM (Avcılar) Müzik kursunda iki yıl süreyle sürdürdü. (2001-2003) 2003 yılında Türkü yolunda adlı koro çalışması ile tekrar Türkü yolunun yolcularına merhaba dedi. 2003 yılında kendi adına açmış olduğu ŞAHİN AYDIN MÜZİK EĞİTİM MERKEZİ’nde birçok alanda Bağlama, Piyano, Gitar, Keman, Ud, Nefesli Sazlar, Şan, Konservatuar hazırlık, Halk oyunları gibi dallarda eğitim vermeye devam etmekte. Halk müziği ile ilgili Türküler -Deyişler -Semahlar adlı bir kitap çalışması bulunmaktadır. Koca çınarın dallarının geceye kafa tutuşu gibi inadına Türkü yolunda yeni yolcularla tanışmaya, kültürü paylaşmaya ve kültürümüzü vazgeçilmezler arasına sokmaya devam etmektedir.

 

DERMANI NEDİR

 

Bağladım gönlümü dostun yoluna,

Bu yolda yolcular nerde hani?

Hak dedim kelepçe vurdum koluma,

Mızrabım tezenem perdeler hani?

 

Dergâha yüz sürdüm ağlattın beni,

Susuz derelerde çağlattın beni.

Münkirin elinde dağlattın beni,

Bu gönül yaramın dermanı nerde?

 

Nedir, nedir, nedir, dermanı nedir?

Bu gönül yaramın fermanı nedir?

 

Haykırdı perdeler suskun sazımda,

Özümü buldum ben alın yazımda,

Pirin dergâhında hoş avazında,

Mümin olan dostlar nerdeler hani?

 

Cemler kuruldu pişti bu canlar,

Mümin olanlar dost ceminden anlar,

Deyişler, beyitler, semah çalanlar,

Türküler yok olurken nerdeler hani?

 

Hani, hani, hani, nerdeler hani?

Türkü dostu olan dostlarım hani?

Şahin AYDIN

 

YANDI GÖNÜL NARA YANDI

Mızrap tele hasret kaldı,

Leyla göle gönül saldı,

Ferhat Şirin diye yandı,

Yandı gönül nara yandı.

 

Sevgi ise insan sevmek,

İnsan sevmek gönül vermek,

Gönül vermek hakka ermek,

Yandı gönül nara yandı.

 

Aalı saçın tel tel etti,

Kerem sevdasından gitti,

Yusuf zindanlarda yattı,

Yandı gönül nara yandı.

 

Nara yanan gönül oldu,

Sevdam baharında soldu,

Ömrüm de sonsuz bir yoldu,

Yandı gönül nara yandı.

 

Türkülerim şahtan yana,

Nesimi’den Pir sultan’a,

Sivas’ta yanan canlara,

Yandı gönül nara yandı.

 

GÖNÜL VERME

 

Kirpiklerini ok edip vurdun sinemden,

Leyla’nın aşkıyla yanan çöle dönderdin,

Ceylan gözlerine vurulup ölmeden,

Ağustosta susuz kalmış göle dönderdin.

 

Gönül verme gönül verme,

Sen bana bir ömür verme,

Sebebimsin be vicdansız,

Geri deönme geri dönme.

 

Yıkılsın gönül sarayın,

Gamzen oku seni seni sinenden vursun,

Konuşan dillerim sussun sussun lal olsun,

Sazımda inleyen sarı tele dönderdin.

 

Tarayıp zülfünü canım açtın yellere,

Mecnun edip beni saldın çöllere,

Riyakâr sevdanla düştüm dillere,

Kurumuş çaylarda sele dönderdin.

 

GARİBİN YÜZÜ GÜLLER Mİ?

 

Esme seher yeli dalım kırarsın,

Sende benim gibi yanar ağlarsın,

Tabip olup yaralarım sararsın,

Garibin yüzü güller mi şu yalan dünyada?

 

Geçti garip ömrüm daha nem kaldı,

Aktı gözyaşlarım ummana vardı,

Dostum dediklerim canımı aldı,

Garibin yüzü güller mi şu yalan dünyada?

 

Bülbüllere gülünü har eylersin,

Bakma şu garibe baksan neylersin,

Bir sözünle bin dertleri söylersin,

Garibin yüzü güller mi şu yalan dünyada?

 

 

Çok sevilen Şahin Aydın’a sevenlerinin de yazdığı şiirler de vardır.

İşte size iki örnek;

 

 

HOCALARIN HOCASI,

 

Güneş doğup batıyor, yıllar gelip geçiyor

Hep ders alıyor insan, en doğruyu seçiyor

Türküdür benim yolum, düşmanlığı bilemem

Hocaların adını, aklımdan hiç silemem

 

Ders aldığım bir dolu, öğretmen var hoca var

Kimi iyi niyetli, kiminin bilgisi dar

İçlerinde çok azı, gerçekten kıymet bildi

Kendini beğeneni, unuttu aklım sildi

 

Hele bir tanesi var, her zaman saygı duydum

Anlattığı bilgiyi, hem öğrendim hem uydum

Bağlamaydı elinde, en büyük silah olan

Bir kötülük görmedik, duymadık yalan dolan

 

Büyüklenme kibir yok, aksi günü bilinmez

Öğrettiği bilgiler, yüreklerden silinmez

Yönlendirir koroyu, elinde ki batonu

Bir işaretle söyler, gireceğimiz tonu

 

Herkesin üstündeydi, o dikkatli gözleri

Bir kez olsun kırmadı, incitmedi sözleri

Hiç kimseyi üzmedi, kaçırmadı tadını

Koromuzda ki dostlar, unutmadı adını

 

Bizlerle ilgilendin,

Hem sevdin hem de saydın

Hocaların hocası,

Üstadım Şahin Aydın…

Elif TARHAN

 

 

ŞAHİN HOCA

 

Sevdasını sevdamızdan bildiğim

Canların içinde can şahin hoca

Zalim hançer vurdu yıkıldı bendim

Akar gözlerimden kan Şahin Hoca

 

Var mı bizim gibi içmeden kanan

Sevda yollarında sevdaya yanan

Can içinde kalmış cananı canan

Gidip deryalara dal Şahin Hoca

 

İrfan meclisinde sermaye sevgi

Kurulur evrenin zerrede dengi

Arife ne gerek bellidir rengi

Böyle bir noktaya yan Şahin Hoca

 

Ne sağımız belli ne de solumuz

Cahiller elinde kalmış yolumuz

Onun için kırık kalkmaz kolumuz

Unutma bunları an Şahin Hoca

 

Bilirim ki sevdan derindir derin

Bükülmez bileği minderde erin

Mehmet’in gönlünde bellidir yerin

Değişmeden böyle kal Şahin Hoca

Mehmet ASLANTÜRK

12.şubat 2008

 

Yorumlar

yorum

Gazetemiz Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir. Köşe yazılarının ve reklamların sorumlulukları sahibine aittir.
© Tüm hakları saklıdır.