" />
bayan escort kuşadası
bursa escort
ümraniye escort
escort izmir
USD
3,4982
EURO
4,1826
ALTIN
145,9520

Şairhane; YUSUF BENLİ

  Şiarhanemizde dostlarımızı ağırlamaya devam ediyoruz. Geçen hafta Şairhanemizde yer verdiğimiz Şahin Aydın ve Sevgili Makbule Oral’la birlikte Çamcı Köyündeki ilk Güz etkinliğimizde bizleri yalnız bırakmayarak büyük destek olan dostum Akademisyen Sanatçı Yusuf Benli’yi sizlerle buluşturuyoruz. Bu vesile ile kendilerine çok teşekkür ediyor, yaptığı çalışmalarla kültürümüze büyük katkıları olacağına inanıyorum.   Yusuf Benli, 1966 yılında […]

Şairhane; YUSUF BENLİ
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

 

Şiarhanemizde dostlarımızı ağırlamaya devam ediyoruz. Geçen hafta Şairhanemizde yer verdiğimiz Şahin Aydın ve Sevgili Makbule Oral’la birlikte Çamcı Köyündeki ilk Güz etkinliğimizde bizleri yalnız bırakmayarak büyük destek olan dostum Akademisyen Sanatçı Yusuf Benli’yi sizlerle buluşturuyoruz. Bu vesile ile kendilerine çok teşekkür ediyor, yaptığı çalışmalarla kültürümüze büyük katkıları olacağına inanıyorum.

 

Yusuf Benli, 1966 yılında Amasya’da dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Amasya’da tamamladıktan sonra, lise öğrenimini tamamlamak üzere İstanbul’a geldi. 1990 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Temel Bilimler lisans bölümüne kabul edildi. “Deyiş, Semah ve Saz Ezgilerinin Bağlama Düzeninde İcra Özelliklerine Göre Notaya Alınması” isimli bitirme çalışmasıyla 1995 yılında Temel Bilimler Bölümü’nden mezun oldu. Mezuniyetinin ardından Özel Yusuf Benli Müzik Eğitim Merkezini kurdu. Bu merkezde kişisel ve sanatsal çalışmalarını sürdürerek, birçok bağlama öğrencisi yetiştirdi. 2012 Yılında Haliç Üniversitesi Türk Müziği Konservatuarı’nda yüksek lisansını bitirdi. Ardından yine aynı üniversitenin sanatta yeterlilik programını da bitirerek doktorasını tamamladı. Halen Amerikan İndiana Üniversitesinde “POST DOKTORA”sına devam etmektedir. Yusuf Benli Müzik Eğitim Merkezi’ndeki ve akademik ortamlardaki çalışmalarını sürdürmekte, alan araştırmaları yapmakta, yurt içinde ve yurt dışında sanatsal ve bilimsel çalışmalarına devam etmektedir.

Sanatçı ve ozanları yaşadığı çağın tanığı, yaşadığı toplumun düşünen beyni, çarpan yüreği, haykıran dili olarak yorumlayan Yusuf Benli, duyarlı sanatçı olarak bu anlamda da onurlu bir duruş sergilemektedir.

Yusuf Benli’nin Bu alandaki çalışmaları da internet haber sitelerinde “YUSUF BENLİ’DEN MÜZİKLİ MANİFESTO” başlığı ile haber olarak yel almıştır.

http://www.cumhuriyet.com.tr/video/video/683254/Yusuf_Benli_den_muzikli_manifesto.html

http://www.birgun.net/haber-detay/yusuf-benli-den-sarkili-manifesto-bir-gideriz-bin-geliriz-148038.html

 

http://www.yonhaber.com sitesinde yer alan Erdal Emre imzalı haberi sizinle paylaşıyorum;

 

YUSUF BENLİ’DEN MÜZİKLİ MANİFESTO

Bu birkaç paragraflık bu girişi yazmamıza, Halk Müziği sanatçısı, bağlama ustası, sanat-siyaset ilişkisi üzerine akademik çalışmalar yapan Yusuf Benli’nin yeni çalışması vesile oldu. Sözü, müziği ve klip görüntüleri ile tam bir uyum ve bütünlük içinde olan bu eser son günlerde “Atatürkçülük tekrar yükselişe geçiyor” başlığı ile yapılan tartışmalara da ışık tutuyor.

 

Bu eser aynı zamanda “yaşadığımız bu ortamdan nasıl çıkarız?” sorusuna Yusuf Hoca’nın kendi adına verdiği müzikal bir yanıt, bir çıkış manifestosudur.

 

BİRER BİRER GİDİP BİNER BİNER GELDİLER

 

Özgürlüğe giden yolda

 

Kimse döndüremez bizi

 

Yüreğimiz çarpar solda

 

Kimse yıldıramaz bizi

 

Kurşun kar eylemez bize

 

Zulmedenler gelir dize

 

Ölümü almışız göze

 

Bir gideriz bin geliriz

 

Türkiye’de Cumhuriyeti’nin kuruluşuna da ruhunu veren aydınlanmacı, ilerici düşünce gücünü köklerinden alır. Bu kökler bir yanıyla Yunus Emre, Mevlana, Hacı Bektaş gibi Anadolu tasavvufunun felsefi ve hümanist yapısına, diğer yönüyle de özellikle Hallac-ı Mansur ve Pir Sultan Abdal’da somutlaşan egemenlere karşı direniş geleneğine dayanır. Nitekim, kuşaklar boyu dillerden düşmeyen “Bir gideriz bin geliriz” dizesi bu direniş geleneğinin ödünsüz savunucusu Hasan Hüseyin Kormazgil’in Acıyı Bal eyledik şiirinin bir dizesi…

 

Evet, tam da bu…

 

Egemenlerin olduğu yerde acı vardır. Ancak acıyı bal eyleyenler direnebilir. Yusuf Benli işte bu eşsiz dizeyi güncelleyerek gençlerin kulaklarına haykırıyor. Sadece bir slogan ya da bir retorik olarak değil, yaşadığımız günlerin gerçek bir ifadesi olarak. 1990’lardan itibaren Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Turan Dursun, Bahriye Üçok öldürüldü. Ergenekon sürecinde uğradıkları baskı ile ölüme sürüklenen İlhan Selçuk, Türkan Saylan ve daha niceleri… Ama bugün milyonlarca genç statlarda, meydanlarda, sosyal ortamlarda “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” demekte ve İzmir Marşı söylemektedir. Daha bir kaç yıl önce suç delili olarak dava dosyalarına konulan Nutuk, en çok satan ve okunan kitaplar arasında bulunmaktadır.

 

Halka rehber aklı Kemal

 

Akla ziyan artık bu hal

 

Acil demokrasi derhal

 

Kimse durduramaz bizi

 

Hak evrensel sen de diren

 

Özgürlüğe çalar siren

 

Bilir bu yolda can veren

 

Bir gideriz bin geliriz

 

Solun, ilericilerin, Kemalistlerin… Kim kendisini nasıl tarif ediyorsa, en büyük sermayesi akıldır, akılcılıktır. O da içinde bulunduğumuz çağın koşullarını akıl süzgecinden geçirerek tarihin tekerini ileriye daha hızlı döndürecek yollar bulmaktan geçer. Bu anlamda İster Kemalizm, ister Cumhuriyet Devrimleri, isterse Atatürkçülük deyin, temelce aklın rehberliği yani çağdaşlıktır.  Toplumun özgürlük, demokrasi, hak taleplerini evrensel değerlerle buluşturabildiğimiz oranda yolumuza devam edebiliriz.

 

Şiddete boyun eğmek istemeyen kadın, yaşam biçimi dayatmasına karşı çıkan genç, ekonomik cendereye alınan esnaf, ele geçirilmiş devlet çarkında yok edilmeye çalışılan memur… Toplumun tüm kesimlerinin talepleri artık “acil demokrasi” sireni ile harekete geçmiştir. Bu durum, geçmişte devlet ve devlet kurumlarının uygulamaları ile özdeşleştirip olumsuz algı yaratılan Atatürkçülüğün halk katmanları arasından yeniden üretimine işaret etmektedir. Çünkü yapılan tüm baskılara karşı en birleştirici güç, en meşru  zemin ülkenin Kurucu Lideri ile Kuruluş Felsefesindedir. Toplum tekrar o zeminde buluşmaktadır.

 

Anadolu’dur adımız

 

Türkiye’dir soyadımız

 

Gazi Kemal Önderimiz

 

Kimse susturamaz bizi

 

Cumhuriyet eseriyiz

 

Devrimlerin neferiyiz

 

Halkın gerçek zaferiyiz

 

Bir gideriz bin geliriz

 

HANGİ TEMELLER ÜZERİNDESİN?

 

Anadolu, günümüze kadar taşıdığımız bin yıllık değerlerimizin toprağıdır. Türkiye ise bu toprağın çağımızdaki ortak adıdır. Mustafa Kemal Atatürk, Anadolu topraklarının ve insanlık birikimlerinden devrimler çıkaran önderdir. İşte bu tarihsel temellerin üzerinde yaşadıklarının bilincinde olanların ileriye doğru yürüyüşünü hiç kimse durduramaz. Laiklik, kadın erkek eşitliği, çağdaş eğitim, örgütlü toplum olmadan demokrasinin de olamayacağı son 15 yılda yaşananlar ve en son 15 Temmuz’daki kalkışma herkese göstermiştir.

 

TOPLUMUN AYNASI OLARAK SANATÇI

 

Hep söylenegeldiği üzere sanatçı toplumun aynası, çağının tanığıdır. Anadolu halk kültüründen süzülen bilincini sanat yeteneği ile birleştiren Yusuf Benli günümüz gençliğinin kulaklarına da hitap edebilecek düzenlemelerle sanatsal yolculuğunu sürdürürken her durakta yeni ürünler vermeye devam edecek. Sanatçının elinde bağlama, gitar, flüt, keman, piyano iç içe ve uyum içinde bu toprakların türküsüne daha asırlar boyu ses verecektir.

 

Ellerine, yüreğine, bilincine sağlık Yusuf Hocam…”

 

 

ALBÜMLERİ;

GÖNÜLDEN SÜZÜLEN TÜRKÜLER

“Gönülden Süzülen Türküler” adını taşıyan temel ve çıkış noktası olan bu cümleyi ise şöyle açıklıyor sanatçı: ‘binlerce ozanın yaşadığı bu topraklarda, onurunu türkülerle aramak aydınlık bir geleceğin ön koşulu olsa gerek. Çünkü geçmiş geleceğin aynasıdır.’

 

UYAN HALKIM

Unuttuğumuz, kanıksadığımız, belki başımıza bir şey gelir korkusuyla görmezden geldiğimiz olayları gazete haberleri ve görsellerle besleyerek nitelikli bir protest eser meydana getiren öğretim görevlisi ve sanatçı Yusuf Benli, seçim öncesi toplumsal bir uyarıcı görevi görüyor. Türk siyasi tarihinin önemli kriz eşiklerinin adeta türkü ile analizinin yapıldığı eser, söz ve görsel unsurlarla geleceğin Türkiye sini aydınlatma yolunda şiddete başvurmadan, silahı çözüm olarak görmeden geçmişin karanlık dehlizlerine iyi bir yanıt, geleceğe de umut ışıkları taşıyor.

 

DÖNEN DÖNSÜN BEN DÖNMEZEM YOLUMDAN

 

Türk Halk Müziği sanatçısı Yusuf Benli “Uyan Halkım Halkım Uyan” eserinden sonra “Dönen Dönsün Ben Dönmezem Yolumdan” eseriyle tarihin ve günümüzün kesiştiği noktaları anlatıyor.

 

Türk Halk Müziği sanatçısı ve Haliç Üniversitesi Öğretim Görevlisi Yusuf Benli, 16. yüzyılda yaşamış halk ozanı Pir Sultan Abdal’ın “Dönen Dönsün Ben Dönmezem Yolumdan” şiirini besteleyerek Türk Halk Müziği severlerle buluşturdu.

DÖNEN DÖNSÜN BEN DÖNMEZEM

 

Koyun beni hak aşkına yanayım

Gelin canlar can yoldaşlar bir olalım.

Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan.

Gelin canlar can yoldaşlar bir olalım.

Yolumdan dönüp de mahrum mu olayım?

Dönen dönsün ben dönmezem,

Demokrasi, özgürlük, yolundan.

 

Kadılar müftüler fetva yazarsa

Gelin canlar can yoldaşlar bir olalım.

İşte kement işte boynum asarsa

Gelin canlar can yoldaşlar bir olalım.

Dönen dönsün ben dönmezem

Adalet İnsanlık yolundan.

 

Pir Sultan’ım arşa çıkar ünümüz,

Gelin canlar can yoldaşlar bir olalım.

Oda bizim ulumuzdur pirimiz.

Gelin canlar can yoldaşlar bir olalım.

Hakka teslim oldu garip canımız

Dönen dönsün ben dönmezem

Eşitlik barış yolundan

Halka teslim oldu garip canımız

Dönen dönsün ben dönmezem

Laiklik, cumhuriyet yolundan

 

Yusuf Benli’nin sözlerini kendi yazdığı türkü formunda besteleri de mevcuttur.

İşte onlardan birkaç örnek;

 

 

UYAN HALKIM, UYAN UYAN

 

Mağdurlar hep sana doldu

Uyan halkım, Halkım uyan

Uyan halkım, Uyan uyan

Tarih buna tanık oldu.

Uyan halkım, Halkım uyan

Uyan halkım,

Halkım uyan haydi haydi

Uyan halkım, Halkım uyan

Uyan halkım, Uyan uyan

 

 

Vururlar aydın yazarı

Ortalık bir can pazarı

Kiminin yoktur mezarı

Uyan halkım, Halkım uyan

Uyan halkım,

Halkım uyan haydi haydi

Uyan halkım, Halkım uyan

Uyan halkım, Uyan uyan

 

Dönen dolap büyük oyun

Uyamayın görün duyun

Bağımsızlığa baş koyun

Uyan halkım, Halkım uyan

Uyan halkım,

Halkım uyan haydi haydi

Uyan halkım, Halkım uyan

Uyan halkım, Uyan uyan

 

Sözüm size hepinize

Özgürlük yakışır bize

Sıra gelmeden de size

Uyan halkım, Halkım uyan

Uyan halkım,

Halkım uyan haydi haydi

Uyan halkım, Halkım uyan

Uyan halkım, Uyan uyan

 

Zulme karşı diren dayan

Yeter artık durma uyan

İşte her şey ayan beyan

Uyan halkım, Halkım uyan

Uyan halkım,

Halkım uyan haydi haydi

Uyan halkım, Halkım uyan

Uyan halkım, Uyan uyan

 

Zalimlerin dönmüş gözü

Görünmüyor gerçek yüzü

Mustafa Kemal’in sözü

Uyan halkım, Halkım uyan

Uyan halkım,

Halkım uyan haydi haydi

Uyan halkım, Halkım uyan

Uyan halkım, Uyan uyan

 

BUNA NASIL DERTTİR

 

Yüreğime ateş saldın,

Bu nasıl derttir sevdiğim.

Beni benden böyle aldın,

Bu nasıl derttir sevdiğim.

 

Yar yarasın bilir misin?

Bilsen derman olur musun?

Versem derdim alır mısın?

Bu nasıl derttir sevdiğim.

 

Beni derde salan yarim,

Aklım baştan alan yarim,

Aşkın sazın çalan yarim,

Bu nasıl derttir sevdiğim.

 

FELEK

 

Davacıyım ben felekten,

Neler çektim Neler çektim

Ben felekten neler çektim

Mahrum etti her dilekten

Neler çektim dost dost

Neler çektim Neler çektim

Ben felekten neler çektim

 

Felek dediğin hep zalımdır

Çektirdiği hep zulümdür

Mazlumun ahı ölümdür

Neler çektim dost dost

Neler çektim Neler çektim

Ben felekten neler çektim

 

Felek bizi etti talan

Geçti günler oldu yalan

Var mı burda baki kalan

Neler çektim dost dost

Neler çektim Neler çektim

Ben felekten neler çektim

Hazırlayan; Hüseyin EROĞLU

Yorumlar

yorum

Gazetemiz Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir. Köşe yazılarının ve reklamların sorumlulukları sahibine aittir.
© Tüm hakları saklıdır.