HALİFELİĞİN KALDIRILMASI VE İZMİR İKTİSAT KONGRESİ

Yazar Hakkında Son YazılarıAbout Sinan KAHYAOĞLU15-TEMMUZ – 17 Temmuz 2017 LAİKLİK GÜNÜ – 10 Nisan 2017ANAYASA – 3 Nisan 2017ÇANAKKALE ZAFERİ – 20 Mart 2017İSTİKLAL MARŞI – 13 Mart 2017HALİFELİĞİN KALDIRILMASI VE İZMİR İKTİSAT KONGRESİ – 6 Mart 2017SABAHATTİN ALİ VE HOCALI KATLİAMI – 27 Şubat 2017KÖPRÜLÜ HAMDİ BEY – 20 Şubat 2017DEVE GÜREŞLERİ – 13 […]

HALİFELİĞİN KALDIRILMASI VE İZMİR İKTİSAT KONGRESİ

Sinan KAHYAOĞLU

About Sinan KAHYAOĞLU

 

 

Bu hafta tarihimizde önemli olaylar olmuştur. Bunlardan birincisi İzmir’de bir iktisat kongresinin toplanmış olmasıdır. Mudanya Ateşkes Antlaşmasının imzalanmasından sonra barış görüşmeleri başlamıştır. Bunun için heyetimiz Lozan’a gitmişken ülkenin kalkınması düşünülmeye başlanmış ve bunun için 17.Şubat ile 4.Mart.1923 tarihleri arasında İzmir’de ilk İktisat Kongresi toplanmıştır. 23.Nisan.1920 tarihinde açılan TBMM hükümeti içinde bakanlıklardan birisinin adı İktisat Bakanlığıdır. TBMM iktisadın önemini anlamıştı. Osmanlı’nın çökmesinin nedeninin  iktisadi olduğu kavranılmıştı. Kapitülasyonlar iktisadi esareti temsil etmekte idiler. Lozan’da görüşmelerde kapitülasyonlar üzerinde şiddetli tartışmalar olurken İzmir’de de iktisat kongresi toplanıyordu. Atatürk kılıç sallayan kolun yorulacağını ama üretim yapan kolun gün geçtikçe güçleneceğini ifade etmişti. Asıl mücadelenin iktisadi alanda olacağını belirtmekteydi. İktisat kongresi İktisat vekili Mahmut Esat Bozkurt’un daveti ile toplandı. Kongre İzmir’de Banka Han binasının salonunda toplanmıştı. Kongreye 1135 delege katılmıştır. Kongrede üretimin arttırılması görüşülmüştür. Liberal ekonomi modeli benimsenmiş ve özel sektör için çeşitli avantajlar kabul edilmiştir. Ucuz arsalar, makine ithalatında gümrük muafiyetleri ve sermaye için Sanayi Maadin Bankasının kurulması kararlaştırılmıştır. İzmir’de daha sonra 2.nci kongre 1933 yılında toplanmış ve devletçilik prensibi kabul edilmiştir. 3.ncüsü 1983, 4.düncüsü 1992 ve 5.ncisi ise 2004 yılında toplanmıştır.

Diğer bir önemli olay halifeliğin kaldırılması ve Tevhidi Tedrisat kanununun kabul edilmesidir. Halifelik peygamberimizin vefatından sonra onun yerine devlet başkanlığı için ifade edilen bir kavramdır. Peygamberimizden sonra Ebubekir ilk halife seçilmiş ve böylece halife adındaki devlet başkanlığı başlamıştır. Halife hem devlet başkanı hem de peygamberin vekilidir. 661 yılında Hz.Ali’nin öldürülmesinden sonra Emevi saltanatı kurulmuş ve bu saltanat sahiplerine de halife adı verilmiştir. 750 yılında Emevilerin yıkılıp yerine Abbasilerin kurulması ile halifelik Abbasilerin eline geçmiştir. Kurtulan Emevi hanedanları ise İspanya’ya kaçmışlar ve orada halifeliklerini ilan etmişlerdir. Abbasi halifeliğinin siyasi tarafı Selçuklu sultanı Tuğrul Bey tarafından 1040 yılında ortadan kaldırılmış ve halife sadece dini lider durumuna indirgenmiştir. 1258 yılında Abbasi halifesi Moğol hakanı Hülagu tarafından idam edilmiştir. Bu durum halifeliğin otoritesini daha da sarsmıştır. Bu arada İran taraflarında birde şia imamlığı ortaya çıkmıştır. Böylece İslam dünyası üç dinsel başlı bir hale gelmiştir. 1492 yılında İspanya’da siyasi birlik sağlandıktan sonra İspanya krallığı Endülüs

Emevi Devletini yıkmış ve Müslümanları İspanya’dan çıkarmıştır. Endülüs Emevi Devletinin yıkılması ile Emevi halifeliği de sona ermiştir. Moğollar tarafından Bağdat’ın ele geçirilmesi ve Abbasi halifesinin asılmasından sonra Abbasi halife soyu da Mısır’a kaçarak oraya sığınmıştır. Memlük Devleti kontrolünde varlığını 1517 yılına kadar sürdürmüştür. Burada da halifeliğin görevi dinseldir. Siyasi bir görevi yoktur. 1517 yılında Yavuz Sultan Selim’in Mısır’ı fethetmesi ile halifelik Osmanlı himayesine geçmiştir. Fakat kutsal emanetlerin İstanbul’a taşınması ile Osmanlı padişahları halife olarak kabul edilmiştir. Böylece halifelik ilk defa Arapların dışında başka bir ulusa geçmiştir. Osmanlı padişahları ise 1774 yılına kadar halifelik ünvanını kullanmamışlardır. 1770 yılında Çeşme baskını olmuş ve Osmanlı donanması Rus donanması tarafından yakılmıştır. Bunun ardından başlayan savaş 1774 yılında Küçükkaynarca anlaşması ile sona ermiştir. Bu anlaşmada Osmanlı’yı parçalamak isteyen Rusya Osmanlı topraklarında yaşayan Ortadoksların haklarını dile getirmiştir. Rusya’nın hami olarak Osmanlı hristiyanlarınını haklarını araması üzerine Osmanlı padişahı da halife ünvanını kullanarak Rusya topraklarındaki Müslümanların haklarını aramıştır. Böylece halifelik ilk defa gün yüzüne çıkmıştır. Rusya’ya karşı halifelik zaman zaman kullanılmıştır. 1900 yılında Ertuğrul gemisinin Japonya seferinde de halifelik kullanılmıştır. Hindistan ve Endonezya Müslümanlarını etkilemiştir. 2.Abdülhamit İslamcılık siyaseti doğrultusunda halifeliği ön plana çıkarmıştır. Fakat Arapların İngilizlerle anlaşarak isyan etmeleri yüzünden halifeliğinde bir işe yaramadığı görülmüştür. Halifelik son olarak 1.Dünya savaşı sırasında Cihad-ı Ekber ilan edilerek kullanılmaya çalışılmış ama buna Müslüman dünya olumlu bir tepki vermemiştir. Halifelik zayıfta olsa Hindistan ile Endonezya adalarında  etkili olmuştur. Oysa Arap dünyasında hiçbir karşılık bulmamıştır. Tersine halifeliği Araplardan Türklerin alması hiç kabul edilmemiştir.

1.Kasım.1922 tarihinde saltanat kaldırılmıştır. Vahdettin’in üzerinde sadece halifelik ünvanı kalmıştır. 17.Kasım.1922 tarihinde halife Vahdettin’in can güvenliğim yok diye İngilizlere sığınarak kaçması üzerine durum değerlendirilmiş ve 19.Kasım.1922 tarihinde gizli celse ile Abdülmecit halife seçilmiştir. Abdülmecit’in saltanat sevdası ve ülkenin laik bir sisteme doğru yürümesi yüzünden 4.Mart.1924 tarihinde halifelik kaldırılmıştır. Halifeliğin kaldırılmasından önce Şeriye ve Evkaf vekaleti ile Erkanı Harbiye vekaleti kaldırılmıştır. Şeriye ve Evkaf vekaleti yerine Diyanet İşleri Başkanlığı, Erkan-ı Harbiye vekaleti yerine ise Genelkurmay Başkanlığı kurulmuştur. Medreseler ve azınlık okulları da kapatılarak tüm eğitim kurumları, kabul edilen Tevhid-i Tedrisat kanunu gereğince Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlanmışlardır.

Halifeliğin kaldırılmasından sonra Hicaz kralı Hüseyin halifeliğini ilan etmiş ama ona en fazla karşı çıkan ise Suudi ailesi olmuştur. Başka halifelik iddiasında olanlar oldu ise de ciddiye alan olmamıştır. Saygılarımla.

Yorumlar

yorum

Gazetemiz Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir. Köşe yazılarının ve reklamların sorumlulukları sahibine aittir.
© Tüm hakları saklıdır.