" />
bayan escort kuşadası
bursa escort
ümraniye escort
escort izmir
USD
3,5192
EURO
4,1818
ALTIN
146,5166

   SAĞLIKLI NESİLLER İÇİN ÖZGÜR KADIN ŞART

Gelecekte sağlıklı bir toplum yaratmak istiyorsak sağlıklı nesiller yetiştirmeniz gerekiyor. Geleceğe yapılacak en büyük yatırım budur. O nesilleri yetiştirmen ilk adımı ailede olacak ve ailedeki en büyük sorumluluk da kadınlarımız üzerinde olacaktır. Dolayısıyla kadınlarımızı ne kadar iyi yetiştirirsek, onları bilgi, kültür ve görenek açısından ne kadar çok donatırsak onların yetiştirecekleri çocuklar da o kadar iyi […]

   SAĞLIKLI NESİLLER İÇİN ÖZGÜR KADIN ŞART
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Gelecekte sağlıklı bir toplum yaratmak istiyorsak sağlıklı nesiller yetiştirmeniz gerekiyor. Geleceğe yapılacak en büyük yatırım budur.

O nesilleri yetiştirmen ilk adımı ailede olacak ve ailedeki en büyük sorumluluk da kadınlarımız üzerinde olacaktır. Dolayısıyla kadınlarımızı ne kadar iyi yetiştirirsek, onları bilgi, kültür ve görenek açısından ne kadar çok donatırsak onların yetiştirecekleri çocuklar da o kadar iyi yetişmiş olacaktır. Bu açıdan düşündüğümüzde kadınlarımıza pozitif ayrımcılık yapmak mecburiyetindeyiz.

2010 yılında AKP ile Gülen Cemaati elele verip esas değiştirmek istedikleri maddeleri garantiye almak için onun yanında garnitür olarak koyup anayasada yaptıkları değişiklikler ile kadınlara pozitif ayrımcılığı anayasa koymuşlardı ama o değişiklik sadece kağıt üzerinde kaldı. O zamandan bu yana bırakın pozitif ayrımcılık yapmayı var olan haklarını bile kadınlarımız yitirmeye başladılar.

Kadınlarımız doğası gereği doğurgandır, üretkendir. Ürettikleri müddetçe mutlu olurlar. Onları üretime kazandırmak, çalıştıkları süre içinde rahat ortamda iş hayatına devam etmesini sağlamak sosyal bir devletin birinci sorumluğudur.

Medya kanallıyla her gün onlarca kadının yaralandığını, öldürüldüğünü görüyoruz. Kadınlarımıza karşı yapılan bu kıyımdan daha önemlisi onlara karşı uygulanan eşitsiz tutumdur. Aynı işi yapmalarına rağmen erkeğin kadından fazla maaş alması adaletsizliğini tamamen ortadan yok etmemiz gerekiyor.

Eğitim gören 100 kadından sadece 2 tanesi yüksek öğrenim görüyor. 6 ve daha yukarı yaştaki her 100 kadından 25’i okur-yazar değil. Kadın nüfusun sadece yüzde 12’lik bir kesimi ortaokul ve daha üstü eğitim almış.

Türkiye’de 850 kaymakamın sadece 17’sini kadınlar oluşturuyor. Hakim ve cumhuriyet savcısı içinde kadın oranı yüzde 18.

Ülkemizde kadının işgücüne katılım oranı 1998’de yüzde 35 civarındayken, bugün yüzde 25’e düşmüş durumda.

İnsanın gerçek özgürlüğü onun ekonomik yönden kendi ayakları üzerinde durması, kimseye borçlu olarak yaşamamasından geçer. Ülkemizde kadının iş yaşamına katılımı batılı toplumlara göre çok az. Bu demektir ki Türk kadını ekonomik yönden ya kocasına ya da bir aile büyüğüne bağımlıdır. Bu şekilde bağımlı olan bir kişi özgür olarak karar alıp onu yerine getiremez. Özgür bir şekilde karar alamayan, aile içinde söz sahibi olamayan kadın ne eşine, ne kendisine ne de çocuklarına karşı gerektiği şekilde yardımcı olamaz. Bu nedenle kadının iş yaşamına katılım oranının hızla batılı ülkeler seviyesine çekmemiz gerekiyor.

Kadın üzerinden topluma dayatılan en büyük baskı da kadının türban görüntüsü altında özgürlüğünün alınmasıdır. Geçmiş yıllara oranla bugün bu konu daha az tartışılsa bile iktidar tarafından topluma dayatılan türban günden güne devletin her kademesini de egemenliği altına almaya başladı. Önce okullarda, sonra devlet dairelerinde, polis teşkilatında ve en son olarak da silahlı kuvvetlerde türbanın serbest bırakılması, türban kullanmayanlar üzerinde uygulanan mobing ile onların işinden soğutulması kadının özgürleşmesi olarak görülemez. Devlet aracılığı ile laikliğin köküne dinamit konması ve devletin günden güne dinselleşmesinin etkilerini en çok kadınlarımız üzerinde gösteriyor.

Türk kadını dünyadaki birçok çağdaş ulus kadınından çok daha önce çağdaş değerlere sahip oldu. Mustafa Kemal Atatürk gibi gerçek bir liderin eşliğinde sosyal ve siyasi yaşamda, zihniyet değişikliğinde hak ettiği değeri Cumhuriyetin kuruluşuyla elde etti. Ne yazık ki Cumhuriyetin kuruluş felsefesindeki o çağdaş algıyı içselleştirememiş gerici takımı daha ilk günden mücadele etmeye, verilen bu hakları budamaya çalıştı ve geldiğimiz noktada bunda da önemli derecede yol kat etti. Bütün bu gerici takıma rağmen Cumhuriyetin aydınlanmacı felsefesini içselleştirmiş milyonlarca insanımız sahip olduğu bu değerlere sonuna kadar sahip çıkmasını bilecektir.

Bugün Dünya Emekçi Kadınlar günü olarak dünyanın her yerinde kutlanıyor. Kadınlarımızın sorunlarının dile getirilmesinin sadece bir günle sınırlı kalmayacağını temennisiyle evde, tarlada, devlet dairesinde, fabrikada, mağazada ve daha birçok iş yerinde çalışan tüm kadınlarımızın gününü kutlarım.

Yorumlar

yorum

Gazetemiz Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir. Köşe yazılarının ve reklamların sorumlulukları sahibine aittir.
© Tüm hakları saklıdır.