Şairhane; KUL SEFİLİ (ALİ TURALI)

Yazar Hakkında Son YazılarıAbout Hüseyin EROĞLUŞairhane; HACI TAŞAN – 13 Nisan 2017Şairhane; KUL SEFİLİ (ALİ TURALI) – 28 Mart 2017Şairhane; AŞIK İHSANİ – 6 Mart 2017Şairhane; YUSUF BENLİ – 25 Şubat 2017ŞAİRHANE; ŞAHİN AYDIN – 18 Şubat 2017Şairhane; ŞEKİP ŞAHADOĞRU – 13 Şubat 2017ŞAİRHANE; ABDAL MUSA SULTAN   – 3 Şubat 2017Şairhane; NEYZEN TEVFİK – 30 […]

Şairhane; KUL SEFİLİ (ALİ TURALI)

Şairhanemizde bu hafta Çorumlu Kul Sefili’yi ağırlıyoruz.

Asıl adı Ali Turalı olan Kul Sefili kendisini şöyle tanıtıyor; ”Çorum’un Sungurlu ilçesinin Beylice Köyünde 1964’te doğdum. Yoksul bir ailenin üçüncü ve son çocuğuyum. İlkokulu köyümde bitirdim, orta öğrenimime 1977’de Ankara Atatürk Lisesin de yatılı olarak başladım. Ortaokulu başarıyla bitirdim, liseyi de bazı siyasi nedenlerden dolayı bırakmak zorunda kaldım. Öğrencilik hayatımı da noktalamış oldum. Öğrencilik hayatım sona erdikten sonra, önce inşaatlarda amelelik, daha sonra usta olarak çalışmamı sürdürdüm. Ortaokul yıllarımda Halk şiiri tarzında şiirler yazmaya başladım. Şiire başlamam, etüt hocamızın duvar gazetesine asılması amacıyla herkesin kitap konulu bir şiir yazmasını istemesiyle başladı. Daha sonra da lise bir de edebiyat hocamızın mani yazmamızı istemesiyle pekişerek devam etti. Bu güne kadar bazı içerikler değiştirerek geldi.

O yıllarda, aşk ve güzellikler üzerine yazmaya çalışırken, daha sonraları siyasi bilincimi kazanmamla beraber sosyal açıdan toplumsal içerikli şiirler yazmaya başladım. Bu dönüşümde, Üstat Aşık İhsani’nin bende etkisi vardır. Genelde, kendine halk ozanıyım diyen kişide, sürekli tasavvuf içerikli veya aşk, sevda şiirleri üzerinde yoğunlaşıyorsa bunu ben eksiklik sayarım. Çünkü halk ozanı düzenle barışık olamaz, özelliklede böylesi kapitalist düzenle hiç mi hiç barışık olamaz. O nedenle halk ozanı, halkı düzene karşı savunmalıdır. Onun derdini, çilesini anlatmalıdır. Bende bunları Aşık İhsani de fazlasıyla gördüğüm için onu kendime rehber edindim. 1990 yılında Ankara halk ozanları derneğine üye oldum. İstanbul’a taşındıktan sonra irtibatım koptu. 2001 yılı içerisinde çok sevdiğim ozan arkadaşım Nesimi Şahindokuyucu’nun önerisi üzerine Halk Ozanları Kültür Vakfına üye oldum.

Mustafa Suphi isimli bir de oğlum var. Çalışmalarım devam etmektedir. Halk ozanlığı üzerine araştırmalarımda mevcuttur.”

KAYNAK;http://www.turkuler.com/ozan/kulsefili.asp

İşte şiirlerinden birkaç örnek;

ÖMRÜME DOYMADAN

Yaşım otuz saç ağardı

Ömrüm sana doyamadan

Her telinde hüsran vardı

Ömrüm sana doyamadan

 

Genç yaşta dişim döküldü

Sızıdan belim büküldü

Kuruyup kanım çekildi

Ömrüm sana doyamadan

 

Ağrılar çöktü dizime

Çizgiler indi yüzüme

Perde çekildi gözüme

Ömrüm sana doyamadan

 

Geçti yıllar düştüm yorgun

Aylarınan oldum dargın

Kul Sefili gider bir gün

Ömrüm sana doyamadan.

 

DURUR

Dört duvar var benliğimi çeviren

Bir yanı düzene çakılı durur

Çok soru var şu beynimi kemiren

Bir kaçı kafama takılı durur

 

Benliğim esirdir, bana yabancı

Sorular beynimi kemiren acı

Bu yorgun bedenim benden davacı

Her gün bir tarafı yıkılı durur

 

Beynimi kemirir düzenin kurdu

Dört duvar arası olalı yurdu

Türlü yönler ile bedenim yordu

Sanki limon gibi sıkılı durur

 

Beynime çelikten kapı koydular

Ne var diye içerisin oydular

Her gün akşam bir yanımı soydular

Bir yanımsa yine hep saklı durur

 

O saklı yanımı açamadılar

Bir adım öteye geçemediler

Orda ne var ne yok seçemediler

Yaşantımın orda bir “şekli” durur.

 

DEMOKRASİ DEDİĞİNİZ

Demokrasi demokrasi dersiniz

Sizin demokrasi bumudur beyler

Haşlayarak insan eti yersiniz

Sizin demokrasi bumudur beyler

 

Bazen çete, bazen “bizci” oldunuz

İşkence edene sözcü oldunuz

Hem yaktınız, hemi gözcü oldunuz

Sizin demokrasi bumudur beyler

 

İnsan olan insan yakıp haşlar mı?

Devlet olan vatandaşın fişler mi?

Demokrasi tek taraflı işler mi?

Sizin demokrasi bumudur beyler

 

Sokaklara akıttınız kanımı

Hücrelerde bıraktınız canımı

Bumu sizce demokrasi tanımı

Sizin demokrasi bumudur beyler

 

Beyler buna denemez demokrasi

İster Kul Sefile siz deyin asi

Gönlümdeki sosyalizm sevdası

Sizin demokrasi bumudur beyler.

 

ÖNDE ÖMRÜM

Geldik yolun yarısına

Misafirsin bende ömrüm

Konuşalım uzun uzun

Gidiyorsan sende ömrüm

 

Ömür yolcu musun yoksa

Zulüm halkasını taksa

Zincir boğazını sıksa

Nefes kalmaz tende ömrüm

 

Zulümden yılıp ta gitme

Beni per perişan etme

Bu yoldaşını terk etme

Böyle kara günde ömrüm

 

Kul Sefili alış buna

Yavaş yavaş geldin sona

Bir fırsat daha ver bana

Gitme gel sen önde ömrüm.

 

DEDİLER

Ben senin sevdandan divane olup

Dağları deldim de, Ferhat dediler

Mecnunun Leyla’yı sevdiği gibi

Çöllere düştüm kabahat dediler

 

Mecnunun çölünde kaldım bir zaman

Türlü hayallere daldım bir zaman

Yollarda bezirgân oldum bir zaman

Senin ki çekilmez hayat dediler

 

Keremdim, Aslıya vuruldum geçtim

İnce bellerine sarıldım geçtim

Aşkın şerbetini zehirden içtim

Korkma öldürmez ki bayat dediler

 

Garip, Şah Senemi aldı dolaştı

Beraberce nice sahralar aştı

Baktım limana bir gemi yanaştı

Dışarıya gitmez iç hat dediler

 

Sefili bu aşkın oldu hamalı

Bir tarafı yırtık biri yamalı

Seher vakti gördüm güzel cemali

Alda leblerinden sen tat dediler.

 

HÜSEYİ EROĞLU

Yorumlar

yorum

Gazetemiz Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir. Köşe yazılarının ve reklamların sorumlulukları sahibine aittir.
© Tüm hakları saklıdır.