" />
bayan escort kuşadası
bursa escort
ümraniye escort
escort izmir

   KOCAMAN BİR HAYIR

Ülkenin kaderini belirleyecek halk oylamasına dört gün kaldı. Bir taraf devletin tüm olanaklarını arkasına alarak evet için bastırıyor diğer taraf ise elindeki kısıtlı, mütevazi olanaklarla her şeye rağmen hayır peşinde koşturuyor. Bu yönden düşündüğümüzde bile böyle adaletsiz bir halk oylamasına insanın hayır demesi geliyor. Evet kampanyasını yürütenler devletin uçağıyla, arabasıyla, parasıyla her yere uçup giderken […]

   KOCAMAN BİR HAYIR

Ülkenin kaderini belirleyecek halk oylamasına dört gün kaldı. Bir taraf devletin tüm olanaklarını arkasına alarak evet için bastırıyor diğer taraf ise elindeki kısıtlı, mütevazi olanaklarla her şeye rağmen hayır peşinde koşturuyor.

Bu yönden düşündüğümüzde bile böyle adaletsiz bir halk oylamasına insanın hayır demesi geliyor. Evet kampanyasını yürütenler devletin uçağıyla, arabasıyla, parasıyla her yere uçup giderken meydanları zoraki topladıkları memur, öğrenci, işçi tayfasıyla doldurup mümkün olduğu kadar kalabalık göstermeye çalışıyorlar.

Evet cephesine göz attığımızda karşımıza çok ilginç durumlar çıkıyor.

İlk başta yaptıklarımız yapacaklarımızın garantisi diyorlar. İçinde bulunduğumuz durama baktığımızda ekonomisi sinyaller veren, iç barışı çöken, komşularla ilişkiler bağlamında tüm dünya ile kavgalı bir dış politika, olağanüstü hal altında yönetilen bir ülke ile karşı karşıyayız. 15 yıldır Cumhuriyet tarihinde başka bir partiye nasip olmayan büyük imkanlarla ülkenin başında bulunan AKP’nin getirdiği ülkenin son haline baktığımızda geçmişiniz garantiniz ise batsın o garantiniz diyesi geliyor.

Bal gibi CİA’nin adamı olduğunu bildiğiniz FETÖ ile bu ülkeyi yıllarca ortaklaşa yönetip Ergenekon, Balyoz ve Casusluk davalarıyla hem orduyu çökerttiniz hem de tüm kozmik bilgileri kendi savcılarınız aracılığıyla elin oğluna vermekte sakınca görmediniz. Sadece bunun için kocaman bir Hayır!

Anayasa değişikliği ile getirilmek istenen düzenlemeleri kendi seçmenine bile anlatmakta zorlandıkları için kampanyalarında yalan yanlış bir sürü şeyler söylüyorlar. Rejim değişmiyor diyorlar.

Oysa bal gibi değişiyor.

En başta meclis bir figüran haline getiriliyor. Meclisin yürütme üzerinde hiçbir etkisi kalmıyor aksine yürütme yasamayı istediği gibi şekillendiriyor. Yürütme kendi başına bağımsız bir organ görüntüsüyle ve kimseye hesap verme mecburiyeti olmadan ülkeyi yönetecek. Sadece bunun için bile kocaman bir Hayır!

Yargı bağımsızdı şimdi de tarafsız olacak diyorlar.

Tarafsız dedikleri o yargı eliyle binlerce insan Ergenekon, Balyoz davalarından suçsuz yere Silivri zindanlarında tutuldu. Bugünkü en büyük evetçi de ben bu davaların savcısıyım dedi. Altına kendi zırhlı arabalarını verdiği FETÖ’cü savcılar yurtdışına kaçarken bizim ki de savcılıktan tek adamlığa terfi etmenin peşine düşmüş durumda. Tek adamlığı sayesinde de yüksek yargının tamamını yürütmenin başı olarak belirleme yetkisini eline almaya çalışıyor. Kendine en büyük fren mekanizması olarak gördüğü yargıyı böylece tamamen bertaraf etmenin peşinde. Sadece bunun için bile kocaman bir Hayır!

En büyük yalanları ise ülke çift başlılıktan kurtulacak diyorlar.

Bugünkü parlamenter sistemimizde çift başlılık görünmüyor ama mevcut sistemi anayasanın tüm emredici hükümlerine rağmen çiğneyip, yürütmenin başı başbakanı yok sayıp hayır her şey benden sorulur diyen ve olmayan yetkilerle ülkeyi yönetmeye çalışan bir zihniyetle karşı karşıyayız. Aslında getirmek istedikleri yeni sistemle şimdiye kadar yetkisi olmadığı halde varmış gibi davranıp ülkeyi tek adam zihniyetiyle yönetenin ileride karşılaşacak tüm yargısal hükümlerden kurtulması için bütün koşullar fazlasıyla zorlanmış durumda. Sadece bunun için bile kocaman bir Hayır!

Meclisin fesinden tutun da kendisinin yargı önüne çıkarılmasını önleyen birçok değişiklik halk oylamasına sunulmuş durumda. Beğenmediği meclisi istediği zaman fes edecek, kendinin belirlediği meclis grubunun da kendisini yargıya götürmesini bekleyecek. Yazdıkları bu maddeyi bile okumaktan, anlamaktan aciz durumdalar ve yok böyle bir şey diyorlar. Sadece bunun için bile kocaman bir Hayır!

Mustafa Kemal Atatürk elindeki tüm kısıtlı olanaklara, ülkenin ekonomi ve kültür altyapısı müsait olmamasına rağmen demokrasinin yollarını açmak için elinden gelen her şeyi yaptı. Oysa şimdi yarım yamalak devam eden bir demokrasiyi tamamen yok etmek için önümüze getirilen bu ucube anayasa değişikliğine, çocuklarımızın geleceği, ülkenin geleceği için kocaman bir Hayır!

tamerkayikci@yahoo.com

Yorumlar

yorum

Gazetemiz Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir. Köşe yazılarının ve reklamların sorumlulukları sahibine aittir.
© Tüm hakları saklıdır.