" />
bayan escort kuşadası
bursa escort
ümraniye escort
escort izmir
USD
3,4982
EURO
4,1826
ALTIN
145,9520

YSK YASALARI TANIMAK ZORUNDADIR

16 Nisan Pazar günü yapılan Anayasa Referandumuna ilişkin YSK nın aldığı  “Mühürsüz zarf ve pusulaları geçerli sayan” kararına tepki gösteren CHP Balıkesir Milletvekili ve PM Üyesi , Türkiye’nin en güvenilir kurumlarından biri olan YSK ne yazık ki, AKP ile bir olarak seçimleri şaibeli hale getirmiştir” dedi. YSK Başkanının kendi ifadesiyle AKP temsilcisinin başvurusu üzerine, 298 […]

YSK YASALARI TANIMAK ZORUNDADIR
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

16 Nisan Pazar günü yapılan Anayasa Referandumuna ilişkin YSK nın aldığı  “Mühürsüz zarf ve pusulaları geçerli sayan” kararına tepki gösteren CHP Balıkesir Milletvekili ve PM Üyesi , Türkiye’nin en güvenilir kurumlarından biri olan YSK ne yazık ki, AKP ile bir olarak seçimleri şaibeli hale getirmiştir” dedi. YSK Başkanının kendi ifadesiyle AKP temsilcisinin başvurusu üzerine, 298 Sayılı kanunun 98 . maddesi yok sayılarak, 1946 dan bu güne yapılan özgür seçimlerin üzerinde 16 nisanda şaibe yaratılmıştır. Bu hukuk devletine aykırıdır. TSK başkanı kendini yasamanın yerine koyarak, 10 dakikada kanun yapar hale gelmiştir, buna asla hakkı yoktur” diyerek konuşmasını sürdüren Tüm, CHP Bandırma İlçe örgütünde düzenledi Basın toplantısında şöyle dedi;

BALIKESİR HALKINA TEŞEKKÜR EDERİM

Öncelikle, Pazar günü yapılan Anayasa Oylamasında, çok büyük bir katılım sağlayarak, %54 lük bir HAYIR oranı ile, Demokrasinin ve Parlamenter sistemin yanında yer alan ,Tüm Balıkesir Halkına en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Türkiye’nin , güvenilir kurumları vardı, bunlardan bir tanesi de , Yüksek Seçim Kuruluydu. 1946 dan beri, ufak tefek sıkıntılar dışında Türkiye ‘de seçimlere genel anlamda dürüst yapılmıştır. Her türlü adaletsiz ve eşit olmayan propaganda yöntemlerine karşın, seçim günü  oy sayımlarına yurttaşlarımız hep güvenmiştir.

YSK REFERANDUMU ŞAİBELİ HALE GETİRDİ. YASA TANIMIYOR

Ancak 16 Nisan da yapılan  seçimleri YSK Şaibeli hale getirmiş, Yurttaşların güven duygusunu yok etmiştir. Demokrasi yok sayılmış hukuk katledilmiştir. Bu resmen bir irade hırsızlığıdır. Adaletin öldüğü gündür. Hukuk devletinin en önemli özelliği, her kurum ve kuruluşun yetkisini, yasalardan almasıdır.

Hiç  bir kurum veya kişi, dayanağını kanundan almayan bir yetkiyi kullanamaz. Kullanırsa bu hukuk devleti olamaz. Bakınız 298 sayılı seçim kanunun  8.4.2010 tarihinde 5980 sayılı yasa ile  yeniden düzenlenen 98. Maddesinde diyor ki; “üzerinde ilçe seçim kurulu ve sandık kurulu mührü bulunmayan, zarflar geçersiz sayılır. Yasa maddesi hiçbir yoruma meydan vermeyecek kadar açık ve nettir.  Hukuk devletinde, Yüksek Seçim Kurulu gibi yüksek mahkeme olarak kabul edilen bir  kurul yasa tanımamazlık yapabilir mi? Kanun maddesini , aldığı bir kararla yok saya bilir mi?

TÜRKİYE HUKUKSUZLUĞA MAHKUM EDİLEMEZ

Ne yazık ki tüm dünyanın gözleri önünde bu kararla daha anayasa maddeleri yürürlüğe girmeden, diktatörlük ilan edilmiştir. AKP ,Temsilcisi ile YSK başkanı  birlikte  Seçimleri şaibeli hale getirmişlerdir. Demokrasi şu ana kadar  insanlık tarihinin bulduğu en çoğulcu, en özgürlükçü yönetim şeklidir. Yasaları ve Kuralları  olan bir sistemdir. Yasalar ve Kurallar, atı alıp Üsküdar’ı geçerek ihlal edilemez. Geçmişte , her başları sıkıştığında AİHM’in, AB’nin ve diğer tüm batı kurumlarının kapısını çalan, AKP anlayışı, şimdi hukuksuzluk  var diyen, Uluslararası kuruluşlara, sizin ne haddinize  diyerek,  Türkiye’yi Hukuksuzluğa Mahkum edemez. Bu kabul edilecek bir anlayış değildir. Umudumuz ve beklentimiz, YSK , Hukuka aykırı olan bu kararını derhal geri çekerek oyları yeniden saymalı, Milli İradenin üzerine koyduğu ipoteği kaldırmalıdır. Halkın iradesi olarak sandığa yansıyan her sonuca bizler saygılıyız.  Bizim Amacımız, sandığa atılan her oyun, sandıktan da atıldığı şekliyle çıkmasıdır.

Milli İrade böyle tecelli etmelidir.  Hukuksuz kararlarla, sonuç değiştirmek, en başta Milli İradeye haksızlıktır. Aylardır, il il ilçe  ilçe köy köy gezerek emek harcayan, alın teri döken emeklere saygısızlık etmek ,emek hırsızlığıdır. Türkiye yi bu ayıpla yaşamaya mahkûm etmek, hiç kimsenin hakkı değildir. Referandum sonuçları ile ilgilide, kısa bir değerlendirme yapacak olursak,

 

 

EKONOMİK ÖZGÜRLÜĞÜ OLANLAR HAYIR DEDİ

Her türlü, baskı ve engellemelere karşın Halkımız büyük bir mücadele örneği göstererek bizim düşüncemize göre HAYIR dedi. Bakınız birkaç noktayı dikkatinize sunmak istiyorum. Türkiye’nin Başkenti, Bu diktatörlüğe Hayır dedi. Ekonomik Başkentimiz, İstanbul, Turizmin  Başkenti Antalya, Tarımın Başkenti Adana,  HAYIR dedi. Türkiye’de 5 büyük kentimizden 4 Hayır dedi, biri ise, başa baş bir sonuç çıkardı.

Bir diğer açıdan ele aldığımızda, ekonomik anlamda daha özgür olan, yurttaşların oturduğu kentler Daha çok demokrasi talep ederek Hayır dedi. Ancak Ekonomik olarak, daha düşük gelire sahip olan, işsizliğin daha yoğun olduğu dolayısı ile sosyal yardımlara daha çok muhtaç olan kesim ise evet dedi.

Tüm bunlarla birlikte, özellikle doğu illerimizde Terör söylemi gündeme taşınarak, Hayır diyeceklere, terörle bağlantı algısı yaratıldı.

SANDIĞA İPOTEK KOYULDU

Bu oylama güç dengesinin eşit olmadığı, devlet olanaklarının sonuna kadar kullanıldığı, bu yetmezmiş gibi özel sektörün ve yandaş medyanın tüm olanaklarının seferber edildiği bir baskı referandumudur.

Tüm bunlara karşın Halkın iradesine sandıkta ipotek koyulmuştur. Sonuç ne olursa, olsun Bizler demokrasi yolunda verdiğimiz mücadeleden asla vaz geçmeyeceğiz. Bizleri hileli Sandık sonuçları ile sahte Mühür oyunları ile asla teslim alamayacaklar.

Ülkenin yarıdan fazlasının Hayır dediği Başkanlığa, diktatörlüğe geçit vermeyeceğiz. Bundan sonra ki mücadelemiz, bu anlayışı Türkiye’nin başından uzaklaştırmak olacaktır.  Atı alıp Üsküdar’ı geçenler bilmelidirler ki, Üsküdar Halkı onlara geçit vermedi  bundan sonrada vermeyecektir.

Buradan Tüm yurttaşlarıma sesleniyorum, Demokrasi ve özgürlük mücadelesinde, her zaman omuz omuza olacağız. Ve bu mücadeleden mutlaka, demokrasi ,özgürlük, hep birlikte Halkımız galip çıkacaktır .Asla umutsuzluğa, karamsarlığa kapılmadan, mücadelemize koyduğumuz yerden devam edeceğiz. En büyük tehlike, umutsuzluktur. Asla Umutsuzluğa kapılmayacağız

Yorumlar

yorum

Gazetemiz Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir. Köşe yazılarının ve reklamların sorumlulukları sahibine aittir.
© Tüm hakları saklıdır.