MİDİLLİ’YE GİDİŞ VE GELİŞTE ÇEKİLEN EZİYET

Yazar Hakkında Son YazılarıAbout Nedim İnceSICAK ÇARPMASI – 12 Temmuz 2017AYTEN ÜNLÜCÖMERT – 7 Haziran 2017ZEYTİN KANUNU – 31 Mayıs 2017KUŞLAR YUVADAN UÇUYOR – 25 Mayıs 2017SAMAN NEZLESİ – 17 Mayıs 2017  İLETİŞİM VE İLETİŞİM KAZALARI – 10 Mayıs 2017MİDİLLİ’YE GİDİŞ VE GELİŞTE ÇEKİLEN EZİYET – 3 Mayıs 2017İZMİR KİTAP FUARI – 26 Nisan 2017OLANLAR […]

MİDİLLİ’YE GİDİŞ VE GELİŞTE ÇEKİLEN EZİYET

Nedim İnce

About Nedim İnce

İnsan çalışıyor olunca hafta sonuna bitişen resmi tatiller; gezi planı yapmak için bir fırsata dönüşüyor.

1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı’nın Pazartesi’ye denk gelmesi böyle bir fırsat yarattı ve burnumuzun dibinde olan Midilli’ye gezi planları yapıldı.

İlk defa gideceğimiz adanın bir tur şirketiyle gezilmesinin mantıklı olacağına karar verilerek uygulamaya geçildi.

Feribot sabah saat 9’da kalkıyormuş. Pasaport işlemleri için saat 8’de gelmemizi önerdi tur şirketi limana. Biz bir miktar daha erken gelmemize rağmen bir hayli uzamış bir kuyruğa eklemlendik.  Kısa bir süre içinde arkamızda uzayan kuyruğa baktığımızda ne kadar önde olduğumuza şaştık kaldık. Bunun üç günlük izine bağlı olduğunu düşündük.

Sabah 8’de kapılar açıldı ve 9’a doğru işlemlerimizi yaptırmış olarak gemide yerimizi aldık. Kuyruğun bitmesini beklendiği için ancak saat 10’u bir miktar geçe hareket edebildik; limandaki diğer firmanın feribotu ve deniz otobüsüyle birlikte

Deniz otobüsü fırladı gitti. Geride kalan iki feribotun, bir buçuk saatlik seyir sırasında, o anda anlam veremediğimiz amansız bir yarışa girdiğini gözlemledik.

Midilli’nin Mitillini limanına neredeyse her iki feribot aynı anda yanaştı ve yolcularını aynı anada indirdi. Acemilik işte, gümrük kapısına doğru yapılan deparın nedenini ilk başta anlamadık. Kuyruğun neredeyse en gerisinde kalıp yarısı Güneşin alnında yarısı da sıkışık bir vaziyette gümrük binasında üç buçuk saat pasaport kontrolünden geçmeyi bekleyince ve de birkaç kişi bu uzun bekleyiş sırasında kalabalık nedeniyle fenalık geçirince gemiden çıkıştaki deparın önemini kavradık.

Yunanlı görevlilere çok kızdık bu bekleme sırasında. Adalarını gezmeye geliyoruz, onlara döviz bırakacağız ama onlar yeterli memur görevlendirmeyerek bizi bekletiyor adeta eziyet ediyorlardı. Hatta protesto hakkımızı bile kullandık; zaman zaman alkışlarla ve ıslıklarla…

Sıra geldiğinde ise ‘bizi bir iki memurla burada rezil ediyorlar’ söylemlerimizin doğru olmadığını gördük; beş memur beş koldan harıl harıl kontrollerini yapıyorlardı. O an Ayvalık’tan ayrılırken üç pasaport kontrol görevlisi tarafından uğurlandığımızı anımsadık.

Adaya adım atınca, seyir sırasındaki feribotların yarışlarının yanı sıra, bazı yaşlı insanlara baygınlık geçirten, kalp krizine adeta davetiye çıkartan kuyruk eziyetinin nedenini de öğrendik tur rehberlerinden ve Yunanlı görevlileri protesto etmekte pek de haklı olmadığımızı görmüş olduk.

Ayvalık- Midilli- Ayvalık çalışan iki Türk Firmasının iki feribotu her gün sabah saat 9’da Ayvalık’tan aynı anda kalkıp akşam da Midilli’den saat 18’de yine aynı anda kalkıyorlarmış. Bu nedenle Midilli’ye ve Ayvalık’a da yolcularını aynı anda boca ediyor ve özellikle hafta sonu ve bayram tatillerinde bizim de yaşadığımız kuyruk eziyetinin biteviye yaşanmasına neden oluyorlarmış, üstelik de tüm şikayetlere rağmen ve üstelik de senelerce…

Tatile başlayan yaklaşık bin beş yüz kişinin önemli bir kısmının önceden dönmesi kuyrukta bekleme sürelerini azaltsa da dönüş yolculuğunda da benzer şeyleri yaşadık.  Feribotlar aynı anda kalktılar, seyir süresince yarıştılar ve Ayvalık’a aynı anda vardılar.  Limana birkaç dakika önce bağlanacağım ve de yolcuyu ilk defa ben indireceğim diye çok hızlı yanaşma manevraları yaptılar.

Acemiliği atmıştık, yanaşma manevraları sırasında depar hattında yerimizi aldık, kaptanımız bir iki dakika önce attı kapağı karaya ve bir koşu ön sıralarda yerimizi aldık ve de bunun avantajıyla fazla beklemeden işlemlerimizi bitirdik.

Gerek gezi süresince gerekse bu yazıyı kaleme alırken aklımın almadığı şey; her iki gemi firmasının, feribotlarını aynı saatlerde kaldırarak yolcularına senelerce neden bu aynı eziyeti yaşatıyor;  baygınlık geçiren insanlarda gördüğümüz gibi özellikle yaşlılarda  sağlık risklerine zemin hazırlıyor olmaları…

Yoksa yolcuların mazoşist olduğunu mu düşünüyorlar…

Korkarım yanılıyorlar…

‘Bir daha Midilli’ye gidip bu eziyeti çekmem, başkasına da önermem’ feryatları arşı bulmak üzere. Bu nedenle firmaların gemilerine yolcu bulamayacakları günler çok uzak değil gibi duruyor; üstelik her ay bir firmanın bir saat daha geç kalkmak gibi basit bir çözümü hayata geçirmedikleri için…

Midilli’ye tur götüren tur şirketlerinin de müşterileri azalınca ve belki de kalmayınca onlar da neden daha önceden bu sorunu çözmek için yeterince gayret etmedik diye hayıflanacaklar…

Ama iş işten geçmiş olacak…

Benden söylemesi…

Dr. Nedim İnce

Altınoluk / 02. 05. 2017

 

 

Yorumlar

yorum

Gazetemiz Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir. Köşe yazılarının ve reklamların sorumlulukları sahibine aittir.
© Tüm hakları saklıdır.