" />
bayan escort kuşadası
bursa escort
ümraniye escort
escort izmir
USD
3,4982
EURO
4,1826
ALTIN
145,9520

KIVILCIM

Bir kıvılcım düşer önce Büyür yavaş yavaş Bir bakarsın volkan olmuş Yanmışsın arkadaş Yılmaz Güney’in yazdığı ve Melike Demirağ’ın şarkı haline getirdiği bu dizeleri bilmeyenimiz yoktur. Her şey bir kıvılcıma bakıyor. Bir ormanın yanması bir kıvılcımın çıkmasıyla oluyor Bir dünya savaşının başlaması bir kıvılcıma bakıyor Bir aşkın başlaması gözlerde yakalanan bir kıvılcıma bağlı Dünyanın gidişatını […]

KIVILCIM
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Bir kıvılcım düşer önce
Büyür yavaş yavaş
Bir bakarsın volkan olmuş
Yanmışsın arkadaş
Yılmaz Güney’in yazdığı ve Melike Demirağ’ın şarkı haline getirdiği bu dizeleri bilmeyenimiz yoktur.
Her şey bir kıvılcıma bakıyor.
Bir ormanın yanması bir kıvılcımın çıkmasıyla oluyor
Bir dünya savaşının başlaması bir kıvılcıma bakıyor
Bir aşkın başlaması gözlerde yakalanan bir kıvılcıma bağlı
Dünyanın gidişatını değiştirecek bir buluşun keşfedilmesi beyinde birden kıvılcımlaşan bir fikre dayanıyor
Kıvılcım dendiğinde akla hemen bir anda ortaya çıkmış gibi bir algı bırakıyor. Kıvılcım çakılıyor, alevleniyor ve büyüyor, her tarafı sarıyor.
Oysa o kıvılcımın çakması için muhakkak belirli bir ısıya, kıvama ulaşması gerekiyor ki gerekli ortamı bulduğunda o kıvılcım çıksın ve yayılmaya başlasın.
Çıkan kıvılcımın da ne yöne yayılacağını niyetlerimiz belirliyor.
İyilik ya da kötülüğün
Sevgi ya da nefretin
Yapma ya da yıkmanın
Yaratma ya da yok etmenin
Hepsi de bir kıvılcımın içinde gizli.
Birinci dünya savaşının bütün koşulları gerçekleşmiş, başlaması için sadece bir yerde kıvılcıma ihtiyaç duyulmaktaydı. O kıvılcım Saraybosna’da Sırp prensin öldürülmesiyle yakıldı. O esnada dünyayı paylaşan büyük devletler savaşın değil de barışın yollarını açık tutsalardı, kazanan savaş değil insan uygarlığı olacaktı.
Kadın ile erkek arasında başlayan duygusal bir yakınlaşmanın kıvılcımla beraber alev alması hayat boyu bir beraberliğe yol almasına neden olurken bir taraftan da bu ilişki içinde nefretin, tartışmanın tohumlarının da atılmasına neden olur.
İçinizde neyi beslediğiniz önemlidir. Sevgiyi besliyorsanız sevgi nefreti besliyorsanız nefreti büyütmüş olacaksınız. Hangi yönde beslerseniz o yönde yoğunluk oluşacak ve kıvılcım o yoğunluk üzerinden patlayacaktır.
Bir Zen öyküsü bu durumu açıklamak için güzel bir örnek;
Bir samuray, Zen üstadı Hakuin’in karşısına dikilip şu soruyu sormuş:
“Gerçekten de cennet ve cehennem var mıdır?”
Üstat onun kim olduğunu sorduğunda, bir Samuray olduğunu söylemiş. Bu söz üzerine Hakuin dudak bükmüş. “Öncelikle kendine bir bak! Hangi efendi senden doğru dürüst bir hizmet umabilir! Daha çok bir dilenciyi andırıyorsun!”
Sinirden kıpkırmızı kesilen samuray kılıcını çekmiş. Bu arada Hakuin hiç susmak bilmiyormuş. “Vay! Kılıcı da varmış; ama o kadar beceriksize benziyorsun ki, nasıl olsa kafamı kesemezsin!”
Kanı beynine sıçrayan samuray kılıcını kaldırmış, ustaya vurmaya hazırlanmış.
O anda Hakuin sakince, “İşte cehennemin kapıları böyle açılır” demiş.
Üstadın serinkanlı tavrına şaşıran samuray, kılıcını kınına sokmuş ve saygıyla eğilmiş.
Üstat sözünü şöyle bitirmiş:
“Cennetin kapıları da böyle açılır!”
Öyküde de gördüğümüz gibi söylediğimiz her bir söz ya da davranış iyilik ve ya kötülük yönünde bir kıvılcımın oluşmasına neden oluyor. Yüreğinizde hangisini beslemek istiyorsanız ona yoğunlaşın.
tamerkayikci@yahoo.com

Yorumlar

yorum

Gazetemiz Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir. Köşe yazılarının ve reklamların sorumlulukları sahibine aittir.
© Tüm hakları saklıdır.