" />
bayan escort kuşadası
bursa escort
ümraniye escort
escort izmir
USD
3,5498
EURO
4,2067
ALTIN
149,5120

15-TEMMUZ

Bu hafta kanlı bir darbe girişimi olan 15.Temmuz’un yıldönümü. Bundan dolayı bu haftaki sohbet konumuz bu darbe ve bu tür darbeleri oluşturan şartlar üzerinde olacaktır. Önce tarihsel sürece bakalım. İslam dünyasında tarikatlar sürekli sorun oluşturmuşlardır. Hz.Muhammed döneminde tarikat diyen bir örgütlenme görülmezken, peygamberimizin ölümünden sonra İslam dünyasında tarikatlar türedi. Tarik yol demektir. Tarikatta güdülen ve […]

15-TEMMUZ
Yazı fontunu küçültür Yazı fontunu büyütür

Bu hafta kanlı bir darbe girişimi olan 15.Temmuz’un yıldönümü. Bundan dolayı bu haftaki sohbet konumuz bu darbe ve bu tür darbeleri oluşturan şartlar üzerinde olacaktır. Önce tarihsel sürece bakalım. İslam dünyasında tarikatlar sürekli sorun oluşturmuşlardır. Hz.Muhammed döneminde tarikat diyen bir örgütlenme görülmezken, peygamberimizin ölümünden sonra İslam dünyasında tarikatlar türedi. Tarik yol demektir. Tarikatta güdülen ve sürülen yol demektir. Tarikatta bir tarikat şeyhi vardır. Tarikata katılanlar şeyhin mürididirler. Haftanın belli günlerinde tarikatın merkezinde toplanarak zikir ayini yaparlar. Müridler şeyhin her dediğini yaparlar. Şeyhi ilahi önder olarak kabul ederler. Bazı tarikatlar çok çeşitli törenler düzenlerler. Tarikatın müritleri şeyhe maddi yardımlarda da bulunurlar. Şeyh gelen yardımlarla debdebeli bir hayat sürer. Şeyh ölünce yerine oğlu veya başka bir yakını geçer ve o tarikatı yönetmeye başlar. Zaman zaman tarikatlar arasında da sürtüşmeler olur. Böyle durumlarda bir tarikat diğer tarikatı sapkınlıkla suçlar. Tarikatların başka bir derdi de devlet ile iyi geçinmektir. Çünkü devletin izin vermediği tarikatlar büyüyemez. Bazı tarikatlar ise dış ülkelerin gizli servisleri ile içli dışlı olurlar ki bu tür tarikatlar dış ülkelerin çıkarlarına hizmet eder duruma gelirler. Devlet nazarında itibar kazanan tarikatlar kazanamayan tarikatları ezer. Devlet katında itibar kazanan tarikatlar zaman içinde devlete sızmaya başlar. Devlete iyice yerleşen tarikat zaman içinde devleti kontrol etmeye başlar. Bu duruma gelen bir tarikat devlet ile sürtüşmeye başlar ve fırsat bulursa devleti ele geçirir.
Emperyalist devletler İslam dünyasındaki bu tarikatları iyi bildiklerinden işlerine gelecek tarikatları desteklerler ve o tarikatların devlete sızmalarına destek olurlar. Sürekli bu tür tarikatları çıkarları doğrultusunda kullanırlar. Irak’ta bir kadiri tarikatı olan Kimnizani tarikatı ABD ve İsrail gizli servisleri tarafından kontrol altına alınmış ve sıradan bir tarikat olan bu tarikatı hızla Irak devletine sızdırmıştır. Zaman içinde tarikat o kadar güçlenmiş ki Saddam Hüseyin’in oğlu ve karısı dahi bu tarikata girmiştir. Ordu komutanları da tarikata katılmışlardır. Tarikatın şeyhi ise hiçbir şekilde basın önüne çıkmamış ve demeç vermemiştir. ABD 2003 yılında Irak’a saldırdığında bu tarikat şeyhi müridi olan komutanlara savaşmamalarını söylemiştir. Koca Irak ordusu şeyhin emrine uyarak savaşmadan ülkeyi teslim etmişlerdir. ABD bu saldırısı sonucunda çok kısa bir süre içinde Irak’a zorlanmadan ele geçirmiştir. Saddam Hüseyin ülkesinin Kimnizani tarikatı tarafından ele geçirildiğini saldırıdan 3 ay önce ancak anlayabilmiş ama iş işten geçmiştir.
Ülkemizde tarikat yönünden çok zengin bir ülkedir. Osmanlı döneminde tarikatlar kendi aralarında dahi sık sık çatışmışlardır. Bu tarikatlardan Nakşibendi tarikatı devlete sızmayı başarabilmiştir. Nakşibendi tarikatı kökünü Ahmet Yesevi’ye dayayarak kendi meşruluğunu ileri sürmüştür. 1925 yılında Musul meselesi gündemde iken Şeyh Said ayaklanmıştır. Şeyh Said bir tarikat şeyhidir. Ayaklanmanın bastırılması yüzünden Musul meselesi lehimize çözülememiştir. Ayaklanma bastırıldıktan sonra Ulu önder Mustafa Kemal ülkede tarikatları yasaklamıştır. Tekkeler ve zaviyeler kapatılmış ve türbedarlık şeyhlik gibi ünvanlar kaldırılmıştır. Ulu önder “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir. İlim ve fen haricinde mürşit aramak dalalettir” demiştir. Fakat bu tür tarikatlar gizli gizli faaliyetlerine devam etmişlerdir. 1950 yılında çok partili sistem ile iktidar değiştikten sonra ülkede seçim kazanmak için tarikatlara göz yumulmuş ve tarikat şeyhlerinin oluru alınarak oy oranları arttırılmıştır. Böylece tarikatlar hızla güçlenmeye ve çoğalmaya başlamışlardır. Tekkeler yine gayri resmi açılmış ve faaliyetlerine başlamışlardır. Bu durum gittikçe artmıştır. Tarikatlardan Nur tarikatı çok önemli mesafe almıştır. Nur tarikatının bir kolu olan Fettullah Gülen cemaatı ise dış ülkeler ile ilişki içine girmiştir. Fettullah Gülen Papa ile görüşmüş ve İslam dünyasının lideri pozisyonunda hareket etmiştir. Daha sonra ülkede pek çok özel okul ve dersane açmıştır. Onun bu faaliyetlerine ülkeyi yönetenler ses çıkarmamışlardır. Fettuhlah Gülen bu arada özellikle ABD ve İsrail gizli servisleri ile ilişkiler kurarak tüm dünyada okullar açmaya ve oralarda faaliyet göstermeye başlamıştır. Ülkemizde ise müritlerine özellikle devlette adliye, emniyet, eğitim ve askeriyeye sızmalarını salık vermiştir. Fakat ordu her yıl yapılan YAŞ toplantısında bu tür faaliyetlere bulaşmış ve orduya sızmış personelini ihraç ederek kendini bu tür sızmalara karşı korumuştur. 2002 yılında seçimle iktidara gelen AKP ise bu ihraçlara şerh koyarak bu tür sızmaların kolaylaşmasına zemin hazırlamıştır. Emniyette, yargıda, eğitimde ve orduda yeterli güce erişen FETO elemanları artık devletin tamamen ele geçirilmesine karar vermişlerdir. Bunun için 15.Temmuz.2016 tarihinde ordudaki elemanları ile bir darbe girişiminde bulunmuşlardır. Bu darbe girişimi sırasında kurulduğu günden bu yana hiç saldırıya uğramamış TBMM’sini de bombalamışlardır. Ayrıca sivil vatandaşlar üzerine ateş açılarak ölümlere neden olmuşlardır. Ordu içindeki Atatürkçü subayların ve halkın karşı çıkmaları ile darbe önlenmiştir. Darbenin önlenmesinden sonra soruşturmalar başlamış ve suçlular yakalanarak gerekli cezalar verilmiştir.
Bir ülkede tarikatlara yol vermenin nelere mal olacağı 15.Temmuz darbe girişimi ile görülmüştür. Bundan dolayı devlet tarikatların faaliyetlerine bir sınırlama getirmeli ve devlete sızmalarına engel olmalıdır. Saygılarımla.

Yorumlar

yorum

Gazetemiz Basın Meslek İlkelerine uymaya söz vermiştir. Köşe yazılarının ve reklamların sorumlulukları sahibine aittir.
© Tüm hakları saklıdır.