Plastik 80’li yıllarda hızlı şekilde hayatımıza girdi ve kalıcı oldu. Ucuz üretim olması, pratik kullanımı olması, taşınabilirliği, kullanıp atılabilirliği ile tercih sebebi oldu. O yıllardan günümüze kanser vakaları da hızla arttı. Başta sadece marketlerde kullanılarak pazar filelerinin yerini alan torbalarla giriş yapan plastik malzeme, günümüzde evdeki kullanım gereçlerimizden toplu alanlarda paylaştığımız ortak araçlara kadar yayıldı. Parklarda çocuklar için yapılan oyun alanlarını gördünüz mü? Plastik kaydıraklar, plastik kuleler… O çocukların sağlığı için ne büyük tehlike olduğunu görmüyor muyuz bunların?

Bunların yanı sıra gıda ürünlerinde ambalaj olarak cam şişenin yerini alması sağlığımız açısından önemli bir tehdit oldu ama toplum ekonomik olanı sağlıklı olana tercih ediyor maalesef. Çünkü kendisini bu konuda bilinçlendiren yok. Zeytinyağını pet şişede ambalajlamak bu kaliteli ürünün kalitesini yok ettiği gibi zamanla plastik içerisindeki flatat maddesinin zararları da kendisini gösteriyor.

Ülkemizin önemli gıda uzmanları bu konuda uyarılarda bulunuyor. “Sıvı gıda ürünlerini, özellikler zeytinyağını pet ambalajda değil, koyu renk cam şişede alıp tüketin, zeytinyağının en büyük düşmanı ısı, ışık ve rutubettir” diyerek. Plastiğe esneklik ve yumuşaklık katması için kullanılan ftalatlar konusunda Mustafa Kemal Üniversitesi Kimya bölümünden Prof. Dr. Şana Sungur Ftalatın plastiğe nüfuz ettiğini insanlara da plastik ürünlerden çok rahat bir şekilde geçtiğini belirtiyor. Sungur, “Plastik ambalajlarda bulunan Ftalatlar yiyecek ve içeceklerle sürekli temas halinde bulunduğu için rahatlıkla gıdalara geçiyor. Gıdayla plastik ambalajın temas süresi uzadıkça Ftalatın etkisi de artıyor” diyor.

Bu tür kimyasallar; oyuncaklarda, alışveriş torbalarında, eldivenlerde, kişisel bakım ve kozmetik ürünlerinde (sabun, şampuan, oje vb.), ayakkabılarda, inşaat malzemelerinde ve tıbbi cihazlar ve malzemelerde (serumlar, kan torbaları, vb.), alüminyum folyolarda, deterjanlarda, kablo ve çatı izolasyonlarında, kırtasiye ürünlerinde (kalemler, silgi, boya malzemeleri, oyun hamurları, çantalar vb.), bebek araç ve gereçlerinde (emzik, biberon, alıştırma bardakları vb.) kullanılabilmektedir. Mutfak gereçlerimizde de olabildiğince ahşap gereçleri tercih etmeliyiz.

Bizler zeytinyağının atar damarı bir bölgede yaşayanlar olarak tüm ülkeye örnek olmamız gerekirken bu sağlıklı gıdayı ucuz olması adına sağlıksız hale getirmemeliyiz. Üretici de tüketici de bu konuda titiz davranmalı, bir Kuzey Ege’li olmanın bilinciyle çevremize yapacakları tavsiyelerde zeytinyağının mutlaka cam şişede muhafaza edilmesi gerektiğini belirtmeliyiz. Satış öncesinde pet şişede bekleyen zeytinyağının aldığı ısı ve ışık o güzelim yağın hem lezzetini bozmakta hem de kalitesini düşürüp ürünü sağlıksız hale getirmektedir. Bölgemizdeki gıda sağlığı ile ilgili kurumların bu konuda bilinçlendirme çalışmaları yapmaları güzel olmaz mı? Olur elbette ama bizler de bireyler olarak bu bilinçle hareket etmeli sağlığın her şeyden önemli olduğunu unutmamalıyız. Üç beş lira için kalıcı hastalıklarla hayatınızı tüketmeyin. Sağlıklı kalın, sağlıkla kalın.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here