İşe biraz da mavra katarak, adı Edremit Belediye Başkan adaylığı için geçen Hasan Arslan’a röportaj konusunda takılıp duruyordum.

Sonunda hem isyan, hem de pes etti…

“Tamam, kurultaydan sonra yapalım” dedi.

“Eyvallah başkan” dedim.

Ve kurultay sonrasına sözleştik.

Önümüzde 2 haftadan biraz fazla zaman olmasına rağmen, ben şimdiden dersime çalışmaya başladım.

Umarım, Sevgili Arslan da dersine çalışır da, şöyle kallavi bir röportaj çıkar ortaya.

EYY TAYFUN GERKUŞ!

Hasan Arslan’dan röportajın sözünü aldık.

Biraz nazlandı, biraz mızmızlandı ama sonuna delikanlı yanı ağır bastı da kabul etti.

Peki ya Tayfun Gerkuş’a ne demeli…

Sanki Cumhuriyet Halk Partisi’nin Edremit İlçe Başkanlığına değil de…

Manavların…

Kasapların…

Kırtasiyecilerin…

Emlakçıların…

Oda başkanlığına seçilmiş gibi!

Sanki görüş ve düşüncelerini kamuoyuna en iyi şekilde anlatması gereken o değil de bizmişiz gibi, hala daha ayak sürtmeye devam ediyor…

Vallahi Tayfun hocam, şahsınıza saygım sonsuz, ama siz böyle devam ederseniz, Yusuf Sel’i geçtim Enver Enligün’ü bile çoook ararlar çok!

METİN TUNÇER FARKI…

Edremit Belediye Başkanı Kamil Saka’nın yanında 3.5 sene bir fiil çalıştım.

Hem de çok yanındaydım.

Hemen yanı başında…

Birisi kalkıp bana, Kamil Saka’nın belediye içerisindeki en doğru hareketi nedir diye sorsa…

On defa…

Yüz defa…

Bin defa…

Metin Tunçer’i başkan yardımcısı yapmasıdır derim!

Başkan Bey bu kararı vermekte 4 sene kadar geç kalmış olsa da…

Metin Tunçer’in Edremit Belediyesi’ne önemli şeyler katacağını düşünüyorum…

Sadece Tunçer’in varlığı yeterli mi derseniz…

Elbette değil.

Ancak, olsun. Buna da şükür.

HAZIR EDREMİT BELEDİYESİ’NDEN BAHSETMİŞKEN!

Hazır Edremit Belediyesi’nden bahsetmişken, devam edelim…

Geçtiğimiz günlerde CHP’li Ömer Faruk Gültekin, Kadir Koşma ve Atakan Yüksel ile gerçekleştirdiğimiz röportaj esnasında da kısmen değinmiştim.

Konuklarıma sorduğum bir soruyu, kendim de yanıtlamıştım…

Demiştim ki:

* Edremit Belediyesi’nin çok ciddi vizyon problemi var.

* Başkan Saka’nın tamamen güveneceği iyi bir idareci ekibi yok…

* Belediyenin en acilinden kurumsal bir kimliğe ihtiyacı var…

* Sistem yok… Günlük gelişmeler üzerinden idarecilik yapılmaya çalışılıyor…

* Meclis üyeleri keyifsiz…  Alt personelin yüzde 80’i, müdürlerin yüzde 90’ı keyifsiz… İnsanların çalışma heyecanları, basiretsiz birkaç idareci yüzünden yerle yeksan olmuş durumda…

* Kraldan çok kralcıların egosu tatmin olacak diye, personelin birçoğu istim üstünde…

* Belediye içerisindeki görev değişiklikleri personelin canına tak etmiş durumda…

* Başkan Saka Güre’deki as elemanlarının hepsini Edremit’te de sahaya sürmüş durumda. Ancak, onlar da insan… 4 senede yoruldular, deyim yerindeyse; analarından emdikleri süt burunlarından geldi… (Neden? Çünkü sistem sıkıntısı var.)

* Belediyenin içerisi kaynıyor… Hem de fokur fokur kaynıyor… Dedikodunun… Arkadan iş çevirmenin… Kuyu kazmanın… Ne haddi var ne de hesabı…

* Bazı müdürler “sıra ne zaman bana gelecek?” korkusu yaşarken… Bazıları “Makam”a yalakalık peşinde… Bazıları ise oturdukları koltuktan güç alarak Başkan Saka’ya en büyük zararı veriyor… Bazılarının ise dünya umurunda değil: belediye yansa, odalarındaki özel eşyalarını alıp çıkacaklar… Ve bazıları da, buram buram 2019 sıkıntısı çekiyor. Olur da Başkan giderse, bize ne olacak derdinde…

Özetle…

Bana kızacağını…

Bu yazıyı okuduğunda ağız dolusu sinkaflı sözcükler sarf edeceğini biliyorum…

Son derece samimi duygularla, tam tersinin olmasını isterdim ama…

Olmadı be abi…

Bu gömlek, galiba biraz büyük geldi!

BİRAZ DA KENDİMDEN BAHSEDEYİM…

29 yaşında bir gazeteciyim. Bu mesleğe ve mesleğin reflekslerine gönül vermiş birisiyim. Mekteplisi olsam, bu kadar heyecanla bu işi yapar mıydım? Bilmiyorum…

Bir yazı yazıyorsun, herkes kendi penceresinden okuyup, kişisel çıkarına bakıyor. Oysa bir gazeteci, konumu ve mevkisi ne olursa olsun, birilerinin çıkarı için değil, okurunun çıkarı için gazetecilik yapmalı. En azından, doğru olanı budur…

Neyse, konuyu dağıtmayalım. Yazının konusunun ne olduğuna önem vermeden, hemen her yazıdan sonra birileri arıyor mutlaka. Belki samimiyetimize güvendiklerinden, belki de kendi gevşekliklerinden hemen geliyor o soru: “doğru söyle, kim yazdırttı bu yazıyı sana…” Haydaaa diyorum içimden, sen de mi Himmet abi?

Şakası bir yana, her gazeteci bir şekilde bu durumu yaşıyor sanırım. Her yazdığımızı, birileri yazdırıyor zannediyorlar. Bizim o yazıyı düşünüp kaleme alabilecek bir beyne sahip olmadığımıza kanaat getirmiş olmalılar! Ulan düşünce özürlüsü diyorum içimden, bizim işimiz bu (gerçekten gazetecilik mesleğini yapanlar için söylüyorum. Maddi çıkarı için kalemini satan kepazelere değil) zaten. Yazı yazmak, araştırmak, yorumlamak, fotoğraflamak, vs vs vs… 8 sene önce, yine bu gazetede yazarken, o zaman ki patronlardan Ensar Aytekin’e kalıyordu ihale… Sonraları Haber İDA Gazetesi’nde Ümit Yaşar Babürşah’a kaldı… Şimdilerde de Engin İpek’e ihale etmeye çalışıyorlar… Bu işin cilvesi ya patronlarımın hepsinin Karslı olması ya da benim insanlara o güveni verememiş olmamdan kaynaklanıyor diye düşünüyorum! Halbuki, vicdanım son derece rahat. Bugüne kadar ne yazdığım tek bir yazıyı birisinin emir eri olarak kaleme aldım, ne de yaptığım bir haber-röportaj karşılığında para talebim oldu. Hakkında iyi-kötü yazdıklarım da, röportaj yaptıklarım da aha orada duruyor, gidip isteyen sorabilir… Röportaj yaptığımız kişi gazete almak isterse, öder ücretini muhasebeye, alır faturasını ve gazetesini, o ayrı…

Bir gazeteci, kendi düşünceleri ile haber yap(a)mayacaksa veya yaptığı habere bir fiyat koyacaksa adı neden “gazeteci”dir. Ona olsa olsa “dalkavuk” veyahut “yavşak” denir, ki denmelidir de…

Neyse…

Biraz boyumdan büyük laflar etmiş olabilirim ama ne yapayım “ben de böyle seviyorum“.

Uzun zamandır içimde bir ukde idi bunu paylaşmak. Sonunda paylaşabildim de biraz olsun rahatladım.

BU ARALAR EN MERAK ETTİKLERİM… TOP 10 LİSTESİ

– CHP kongrelerinde Edremit ve Balıkesir’de desteklediği adaylar kaybeden Kamil Saka nasıl bir halet-i ruhiye içerisinde, merak ediyorum…

– CHP’nin 2019’da belediye başkan adayı kim olacak, merak ediyorum…

– Cahit İnceoğlu mutlu mu mutsuz mu, merak ediyorum…

– Tuncay Kılıç yeniden siyaset sahnesine aktif olarak dönecek mi, merak ediyorum…

– Yazılarımı okuyanlar arkamdan nasıl konuşuyor, merak ediyorum…

– Mart 2019 grubunda ben yokken ne gıybetler dönüyor ve beni gruptan unfollow edenlerin vicdanları sızlıyor mu, merak ediyorum…

– İsmail Aynur gerçekten Altınoluk’a yeniden belediye başkanı olabilecek mi, merak ediyorum…

– Hiç içmediğim muzlu sütün tadı nasıl, merak ediyorum…

– Kamil Saka ve Hasan Arslan birbirlerini gördüklerinde içsesleri ne diyor, merak ediyorum…

– Tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan, merak ediyorum…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz