Dün Cumhuriyetin ilan edilmesinin 96’ncı yılını kutladık.
Ülke genelinde son yıllarda cumhuriyetin değeri bir kez daha anlaşılmaya başlanmış olmalı ki kısa süre öncesine kadar Cumhuriyet Bayramı’nı kutlamaktan, gazetelere, televizyonlara kutlama mesajları vermekten, videolar yayınlamaktan itina ile uzak duran kuruluşlar birbiriyle yarışırcasına bu aktiviteleri yapmaya başladılar.
Olumlu bir gelişme tabii ki.
Ulusal bayramların amacına uygun bir şekilde kutlanması halkın birlik ve beraberliğini artırmasına, tarihin bir kez daha hatırlanmasına ve yeni nesiller üzerinde de izleyeceği yol için iyi bir örnek olması açısından birçok katkısı vardır.
Yakın zamana kadar ulusal bayramları ve Mustafa Kemal Atatürk’ü anmaktan kaçan kişi ve kuruluşlar ne oldu da şimdi bunları kutlama yarışına girdiler?
Bu soruya cevap vermeden önce Cumhuriyet ile neler değişmiş, ne getirmiş ona bakalım ve sorumuzu ondan sonra cevaplayalım.
Cumhuriyet ile beraber egemenlik artık bir ortaçağ kalıntısı olan padişahtan alınıp halka, ulusa verildi.
Cumhuriyet ile beraber insanlarımız padişahın bir kulu olmaktan çıkarılmış, her biri kendi kararını kendisi verebilen, hür bir birey konumuna getirilmiştir.
Cumhuriyetin doğasında yer alan laik bir sistem ile insanlar üzerindeki dini baskı kaldırılmış ve din insanların vicdanına bırakılmıştır. Bu öylesine önemli bir konudur ki din kullanılarak bir toplum ortaçağ karanlığına itilmiş, cahil bırakılmış, bu sayede bir toplum tarikatlar, şeyhler vasıtasıyla çok rahat sömürelebilmiştir.
Cumhuriyet ile ortadan kaldırılan bu din bezirganları ne yazık ki ortamı müsait bulduklarında tekrar gün yüzüne çıkmayı başarmışlardır. Özellikle çok partili yaşama geçtikten sonra sağ partilerin dini kullanarak sürekli oy koparmaya çalışması, tekrar yeşeren tarikatlara ses çıkarmaması ve hatta onların önünü açması bildiğimiz gerçeklerdir. Hatta o dini yapılanmalar son yıllarda ve özellikle AKP iktidarı ile öyle bir duruma geldiler ki iktidarın gizli koalisyon ortağı haline gelmeyi başardılar ve kendilerini güçlü gördükleri anda da hükümeti devirmek için darbe teşebbüsünde bile bulundular.
Cumhuriyetin getirdiği değerlerden günden güne uzaklaşarak ülkenin geldiği son hali gören insanımız Cumhuriyetin değerini daha iyi anlamış, Mustafa Kemal Atatürk’ün imkanı olmasına rağmen tek kişi iktidarını değil de parlamenter bir sistemi benimsemesindeki yüceliği görüp bugün ona duyduğu saygıyı artarak göstermeye başlamıştır.
Yazımızın başında Cumhuriyet özgür birey olmamızı sağladı demiştik. Mustafa Kemal bunu “Cumhuriyet, irfanı hür, vicdanı hür, fikri hür bireyler ister” şeklinde telaffuz etmiş, bu özgür bireylerin yetişmesi için de çağın gereklerine uygun eğitim sistemini uygulamaya sokmuştur.
Köylünün uyanması için kurulan köy enstitüleri, öğretmen okulları, üniversite reformu hep bunun içindir. Fakat halkın uyanmasını istemeyen, onu cahil bırakarak sürekli sömürmek peşinde koşanlar bu modern eğitim yuvalarını da bir bir yok ettiler ya da işlevsiz hale getirdiler. Çünkü işlevsiz hale getirilen bu okullarda laik sistemin ihtiyacı olan düşünen, bağımsız bireyler yetişmeye başlamış ve kendilerini sömüren sistemin varlığını sorgulamaya başlamışlardı. Bunun içindir ki bu okullar yerine imam hatipler ikame edilmeye, tarikatlar pıtrak gibi bitmeye başladı. Özgür birey yerine tarikatların etkisene giren insanlarımız düşünmeyi değil, kendisine dayatılan ve mutlak itaat etmesi beklenen kullar haline getirilmeye başlandı. Böylece sömürü düzeni sorgulanmayacak, yapılan ahlaksızlar, sömürenin yaşadığı şatafatlı hayat görmezlikten gelinecek ve bu düzen takdiri ilahi olarak görülmesi sağlanacaktı.
Bunu başardılar da!
Bugün milyonlarca işsiz insan, asgari ücretin de altında aldığı ya da asgari ücretle geçinen yine milyonlarca insan hala bu düzeni alkışlıyorsa ve bundan medet umuyorsa işte bunun nedeni düşünmeyen, her şeye itaat etmesi öğretilen nesiller yüzündendir.
Bütün bunlara rağmen suyun hafifçe oksijen alıp kendisini temizlediği gibi yaşadığımız iletişim çağında dünyada yaşanılan yenilikleri ilelebet saklayamayacaklarına ve yeniliklerin her zaman karanlığı deldiğini düşünerek günümüzün din bezirganlarının da çöpe atılacağını aklımızdan çıkarmayalım.
Unutmayalım! Cumhuriyet özgür birey ister. Özgürlüğüne düşkün, tüm vesayetlerden kurtulmuş, birey olmanın sorumluluğunu kavramış, vicdanı hür insanlar ister. Cumhuriyetin gerçek değerini kavramış herkesin Cumhuriyet Bayramı Kutlu Olsun!
tamerkayikci@yahoo.com

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz