PUTİN’İ DİNLEYECEĞİNE İÇERİDEKİ MUHALİF SESLERE KULAK VERSEN
İktidara geldiği günden bu yana Tayip Erdoğan ve AKP’nin en marifetli olduğu taraf zor duruma düştüğü zamanlarda gündemi değiştirmek için elinde çok güçlü argümanlarının olmasıdır.
Sokağa çıkıp da vatandaşlarla görüştüğünüz zaman tamamına yakını ekonomik kriz sonucunda yaşadıkları geçim sıkıntısını, işsizliği, enflasyonu, açlık sınırının altında aldıkları ya da alamadıkları ücretlerden bahsedecektir.
Halkın bir numaralı gündemi bu iken biz günlerdir yapay gündemlerle meşgul oluyoruz. Tam da AKP’nin istediği şekilde.
Bu yapay gündemin birinci maddesinde kanal İstanbul, ikincisinde ise Libya var.
Libya konusunda da halk ikiye bölünmüş durumda. Çoğunluk, Libya bizim vatan toprağımız değil, askerimizin orada ne işi var, Mehmetçiğimizin kanı neden orada dökülsün diyorlar. AKP ise bizim orada menfaatlerimiz var neden gitmeyelim diyor. Hatta partili cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan tarih bilgisinden yoksun bir şekilde Mustafa Kemal de oraya gitti, biz neden gitmeyecekmişiz deyip komik duruma düşmekten kendini alıkoyamıyor.
CHP askerimizin Libya’ya ne şekilde olursa olsun gitmesine karşı çıkıyor. Bence bu söylem yanlış bir söylemdir. Ülkenin menfaatleri sadece vatan toprakları içinde savunulamaz. AKP Hükümeti mevcut Libya hükümeti ile imzaladığı son anlaşmalar önemlidir ve doğrudur. Dolayısı ile bu anlaşmalar sayesinde Türkiye bölgesinde önemli ekonomik ve siyasi çıkarlar elde etmiştir. Benzer anlaşmaların Akdeniz ve Karadeniz’de sınırı olan diğer ülkeler ile de imzalanması aciliyet göstermektedir. CHP, AKP hükümetinin Libya’da öncelikle taraflar arasında ateşkesin sağlanması için caba göstermesini, Libya’da ulusal birliğin sağlanması ve yapılan anlaşmaların Libya’daki tüm tarafların da kabul etmesinin sağlanmasını ve bundan sonra ihtiyaç duyulursa Askerimiz çağrılırsa gidebileceğini söylemesi gerekirken sadece taraflar arasındaki ateşkesin sağlanması için uğraşılması ama askerin oraya gönderilmemesini istiyor. Tayip Erdoğan ise CHP ve Kılıçdaroğlu’nun önce diplomatik girişimler yapılıp ateşkesin sağlanması yönündeki açıklamalarına karşılık “sen ne anlarsın politikadan, darbecilerle görüşme mi olurmuş dedikten 1 gün sonra Putin’den aldıkları talimatla birlikte alışkın oldukları gibi 180 derece çark edip Libya’da çatışan taraflar arasında ateşkes ilan edilmesi çağrısında bulundular. Hatırlarsınız daha önce de Kafdafi’yi devirmek için mnce NATO’nun orada ne işi var demişti ama birkaç gün sonra NATO’nun emrine savaş gemilerini verip söylediğinden çark etmişti. AKP en başta Libya’da küçük bir bölgede sıkışıp kalan ve Müslüman Kardeşler örgütünün bir parçası olan, gerici hükümeti destekleyeceğine CHP’nin önerisini ilk başta dikkate alıp sonradan attığı adımları ilk baştan atsa en azından Putin’in elinde oyuncak olmadıklarını göstermiş olurlardı.
Tayip Erdoğan her defasında biz Libya’da Birleşmiş Milletlerin tanıdığı merkezi hükümeti destekliyoruz ve anlaşmayı da onlarla yaptık diyor. Madem Birleşmiş Milletlerin resmi muhatap aldığı hükümeti sen de muhatap alıyorsun o zaman sana sormazlar mı Suriye’de de Birleşmiş Milletler Esat Hükümetini resmen tanıyor ve onu muhatap alırken sen neden yıllardır Esat hükümetini yok sayıyorsun?
Yıllarca ABD’nin taşeronluğunu yapıp Suriye’yi paramparça yapacağına adam olaydın da ağabeylik yapıp Suriye’nin bütünlüğü sağlasaydın.
Gündemi değiştirmek için kullandıkları diğer güçlü argüman ise Kanal İstanbul.
Tayip Erdoğan ve şürekasının burada kanalı yapmak için öne sürdükleri gerekçelerin her biri diğerinden daha absürt. Ne boğaz trafiğinin artması, ne boğazda yaşanacak kazalar, ne bakanın yeğeninin karşıya geçmek için yarım saat harcaması, ne akademisyen olacak bir delinin Karadeniz’de bir patlama olursa kanala ihtiyaç olurmuş gibi saçma sapan açıklaması, ne de boğazdan geçmek bedavayken kanaldan geçecek gemilerden para kazanacağız gibi komik açıklamaların hepsi insanın aklıyla oynamak demek.
En son Ulaştırma Bakanı buranın bir rant projesi olduğunu milyonların önünde itiraf etti. Biraz daha zorlarsak zaten bu projenin de ABD’nin Montrö’yü delmek için bir dayatması olduğunu açıklamalarına az kaldı. Ha gayret!
Libya’da CHP’yi dinlemeyip nasıl Putin’in dayatmasıyla CHP ile aynı söyleme geldilerse, Suriye’de olduğu gibi nasıl CHP’nin yıllardır söyledikleri bir bir doğrulandıysa şimdi de biraz akıllı olup CHP’nin ve milyonlarca aklıselim insanın söylemlerini dikkate alın da bu milletin gerçek gündemi olan ekonomik zorlukları nasıl aşacağız onun üzerine yoğunlaşın.
tamerkayikci@yahoo.com

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz