Yapılan araştırmalara göre dünyada en fazla küfürlü konuşan ülke Türkiye olmuş. Bu haberi duyunca pek şaşırmadım. Çünkü sokağa adım atar atmaz girdiğimiz her noktada küfür karşımıza çıkıyor. Durum öyle bir noktaya geliyor ki bazen çok yakın görünen iki dost bile birbirine küfürler ederek şakalaşma yoluna gidiyor.

Kimine göre küfür adamına göre değişir der. Öyle bir küfür eder ki adamın ağzına yakışıyor deyip küfrü neredeyse masum bir olaya çevirir. Bazen de küfürle hiç alakası olmayan bir kelime ya da cümle bazı kişiler kullanınca küfürden beter görünür.

Ne olursa olsun, yakışsa da yakışmasa da küfür hiçbir zaman masum gösterilecek bir olay değildir. Türk Dil Kurumunda Küfür kelimesi sövgü olarak gösterilmiş. Sövmek kelimesinin karşılığında da onur kırıcı, çoğu basmakalıp kaba sözler söylemek olarak açıklanmış. Kısacası küfür onur kırıcı bir olaydan ibaret ve hiç kimse de böyle bir şeyle karşılaşmak istemez.

Küfretmekte Dünya lideri bir ülke olarak demek ki insanların kalbini en çok kıran ülkeyiz. Bu konuda nam salan bir ulus olarak ne yazık ki sadece küfretmek konusunda değil insanların onurlarıyla, namuslarıyla da oynamakta üstümüze başka bir ulus tanımıyorum.

Özellikle sosyal medyanın tüm hayatımızı sarmasıyla beraber insanlar karşılarında görmedikleri bir insan için çok rahat onu karalayıcı, onurunu kırıcı sözler söylemekten geri kalmıyor. Yüz yüze geldiğinde söyleyecek iki kelime bulamayan vatandaş sosyal medyadan etmediği küfrü, söylemediği yalanı, iftirayı bırakmıyor. Bu iki kelimeyi bir araya getiremeyip konuşamayacak düzeyde olan vatandaş, ülkenin yetiştirdiği gözde insanlarını eğer beğenmiyorsa hiç ağza alınmayacak küfürleri sıralayıp duruyor.

Son günlerde medyadan takip ettiğimiz kadarıyla ülkenin yetiştirdiği özellikle değerli kadın sanatçıları, politikacıları, politikacı eşlerini hedef alan çok çirkin saldırılarla karşı karşıyayız. Eşi hapiste olan bir kadına edepsizce saldırmak en aşağılık bir insana dahi yakışmaz. Ona sahip çıkan başka bir kadın politikacıya da aynı şekilde saldırmak bu işin toplumsal bir yara olduğunu ve acilen toplumun ruhsal sağlığını, ahlaki yapısını iyileştirecek önlemlerin alınması gerektiğini gösteriyor.

Durum öyle bir noktaya geldi ki AKP’li Mahir Ünal kendi yandaşlarına Twitter’daki hesaplarının yanına yeşil top koymalarını söyledi ve yeşil topun da “etik değerlere uyacağım” “milli hesap” anlamında olduğunu belirtti. Gelgelelim yukarıda bahsini ettiğimiz kadınlara yönelik en aşağılayıcı küfürler, ithamlar bu yeşil top konmuş hesaplardan geldi ve gelmeye de devam ediyor. Hatta Mahir Ünal’ın kendisi kendi hesabından rakip parti CHP hakkında yalan haber yayınlamaktan çekinmedi. Hani balık baştan kokar misali en başta kendi koyduğu kurala uymayan zavallı bir insan konumuna düştü. Milli hesap demekten milletin ahlakına, namusuna saldırmak olarak anlıyorsanız belki bu anlayış Mahir Ünal’ın partisini temsil ediyor olabilir ama milletin genelini temsil etmediği açık.

Hafta içinde de Twitter’in merkezinden yapılan açıklamada Türkiye’de 7 bin üzerinde hesabın AKP adına trollük yaptığı saptandığından bu hesapların kapatıldığını uyurdu. 7 binin üzerinde bir sayı çok ciddi rakam. Bu hesapların ne amaçlarla kullanıldığını çok iyi biliyoruz. Birisi adına karalama yapılacaksa tek merkezden verilen bir komutla bütün bu trol hesaplar o kişinin ya da kurumun üzerine saldırıyor ya da yargıda olan bir dava için karar vericileri etkilemek için hemen devreye giriyorlar. Bu hesaplardan kendilerine muhalif gördüğü herkes için bütün bel aşağı küfürler, çirkin ifadeler kullanılıyordu. Hala da geride kalan hesaplardan bu çirkin paylaşımlar yapılmaya devam ediyor.

Hepsi yalan, hepsi iftira, hepsi ahlaksız paylaşımlar. Kendilerine dindar, muhafazakar diyen AKP’lilerin binlerce trol hesap oluşturması ne kadar ahlaki? Bu hesaplar ile rakiplerini aslı astarı olmayan yalanlarla, küfürlerle korkutmaları ne kadar insanlığa yakışır? Binlerce trol hesap kullanıcısının devletten ne kadar para aldığı ve aldıkları bu paraların milletin parası olduğu için ne kadar helal olduğunu biliyorlar mı? Açıkçası benim ödediğim vergi ile bana küfür edenlerin maaşları ödendiği için kendi adıma aldıkları bu paraların bir kuruşunu dahi helal etmiyorum.

tamerkayikci@yahoo.com

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz