Gün geçmiyor ki kuşlar ağlamasın yakılan ağaçların ardından; kah yazlık site, kah maden, kah taş ocağı için…

Gün geçmiyor ki kuşlar ağlamasın kesilen ağaçların ardından; kah yakıt, kah kağıt, kah yol, kah tarla, kah maden için…
Gün geçmiyor ki kuşlar ağlamasın giden ağaç, kuruyan su, kirlenen hava, zehirlenen toprakların ardından…

Gün geçmiyor ki insanın insana yaptığı kötülükten daha fazlasını doğaya yaptığını yazmasın gazeteler, göstermesin televizyonlar…

Ben söyleyecek söz bulamam ve Özdemir Asaf yetişir imdadıma:
Ağaçlar çizerdim, yeşillenirdi;
Çizdiğim ağaçlara çizdiğim kuşlar gelirdi.
Ormanlar düşünürdüm, uyurdum,
Düşündüğüm ormanlarda kaybolurdum.
Anı kuyularından çekmek bir yudum acı su,
Bir yudum acı su, çekmek anı kuyularından, soğuksu.
Bilmedim bu, ya bir korkunun duygusu,
Bilmedim bu, ya da bir duygunun korkusu.
Kent dayanıyor bahçenin duvarlarına,
Yeni bahçeler çiz, gözlerinin kuşlarına.
Hazır kent dayanmışken bahçene
Kuşlarını gözüne sal, götür ağaçlarına.
Umudu tazeler şairler, besler sanatçılar ve sürdürür güzel insanlar; yeryüzündeki tüm kötülüklere inat…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz