KÖRFEZ BASININI BİR ARAYA GETİRDİ

Espri tabi ki. Evet, geçen yazımda 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü de Covid-19 engeline takılacak diye hayıflanmıştım, yanılmışım. Bizim belediye başkanımız Hasan ARSLAN hemde tam gününde yalnız olmadığımızı hissettirip bir araya gelmemizi sağlayarak günümüzü kutladı.
Edremit belediye meclis salonunda korona tedbirleri alınarak maske-mesafe kuralına uyup hep birlikte günümüzü kutladık. Başkan önce özel olarak hazırlattığı yiyecek ve içecekleri bizlere ikram etti, diş kiramızı da hediye ederek güzel bir jest yaptı. Biz ikramlarımızı yerken O da hayata geçirdiği projelerini ve yapacaklarını görüntüleriyle bir bir anlattı. Zaman zaman gazetecilerin ‘’Geç kalıyoruz, gazete çıkartacağız’’ serzenişlerini de gülümseyerek geçiştirdi. Gün, toplu çekilen anı fotoğrafıyla sona erdi. Sağ ol Başkan.
Her ne kadar basın mensupları ‘’Başkan Gazeteciler Günü’nde bizi esir aldı’’ esprisi yaptıysa da herşey çok güzeldi.

YAVRULARIMDAN ‘’MESLEĞİNİN DUAYENİ ANNEMİZİN GAZETECİLER GÜNÜ KUTLU OLSUN’’ MESAJI

Malum 10 Ocak günü Pazar sokağa çıkma yasağı var ve tabi ki araçlar çalışmadı. Sağolsun oğlum o gün tesadüf nöbetçi değildi ‘’Annem ben seni götürürüm’’ dedi. Belediye önünde aracımızdan inmeden kapı açıldı. Gazetemin müdürü Ateş beni ‘’Gel prenses’’ diye karşıladı, çok mutlu oldum. Akşamda gelinim kızım ve oğlum güzel bir sürprizle günümü kutladılar. Çok çok mutlu oldum.
Bu arada gün boyu ve gecesi dünürümden, arkadaşlarımdan, sevenlerimden güzel kutlamalar aldım. Sağolsunlar.

GAZETECİ
Bir süre önce bir gazetede bu başlıkta bir yazı dikkatimi çekmiş bir solukta okumuştum. Manisa da bir yerel gazetenin Bülent HOŞGÖNÜLLÜ isimli köşe yazarının yazısının diğer bütün gazetecilerinde okuması dileğiyle aynen köşeme aktardım;

Gazeteci
Ne? Ne zaman? Nerede? Nasıl? Neden? Kim?
Sorularıyla toplumun yanıt aradığı olaylara cevap getiren kişidir. Gazetecinin beyninin dehlizlerinde kuşku, şüphe dolaşmalıdır. Elbette demiyoruz paranoyak olsun. Soru işaretleri, acaba kuşkuları, karanlıkların şifre kırıcılarıdır. Hayatta hiçbir şey sonsuza kadar sır kalmaz. Sırları ifşa eden, gizemi çözen insanlardır. Gazeteciler kamu görevi yapan, kamuoyuna gerçekleri sunan insanlardır. Senin benim gibi iki eli, iki gözü, iki kulağı, iki ayağı, iki böbreği, iki de bir siyasetin ve iş dünyasının kirli çamaşırlarını ortaya çıkaran etten kemikten sinirden yaratılmış canlılardır.
Gazetecileri kurttan, aslandan, ayıdan, köpekbalığından daha tehlikeli görenler her türlü pis işlere girmiş insan müsveddeleridir. ‘’Katli vaciptir’’ denilerek bomba ile havaya uçurulanlar ile arkadan sıkılan kurşunla öldürülen gazeteciler ile doludur basın tarihi. Ölümle kol kola yaşarlar, kefenlerine kan değil mürekkep bulaşmıştır. Her gazeteci potansiyel bir avdır!
Devletler, siyasiler, yeraltı dünyası, gazeteciler susturulursa toplumun sağır, dilsiz, kör olacağını bilirler. Bunların ereklerinde topluma 3 maymunu oynatmak var ‘’duymayacaksın, görmeyeceksin, konuşmayacaksın’’.
İşte gazeteci bu yüzden toplumun sağlıklı yaşam uzmanıdır. Yazmasa kim öğrenir? Çizmezse kim görür? Yaşam hep karanlık hem zulüm hep baskı. Demiri kesen kılıçtan, çeliği büken bilekten, savaş araçları olan tank, top, uçak ve gemilerden daha güçlüdür kalemin gücü. Yazdın mı 7.6 ile yer sarsılır. Çizdin mi gök çöker! Ama ölüm karşısında diz çökmez gazeteci.
Sanmayın; Neden? Niçin? Ne? Ne zaman? Nerede? Nasıl? Kim? soruları öksüz kalacak. Elbet ! bir gazetecinin bedeninde yeniden hayat bulacak… Gazeteciler öldürülse de soruları ölümsüzdür.

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü tüm gazetecilerimize kutlu olsun.

Hoşça kalın, sağlıkla kalın.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here