KÖPEKSİZ KÖYDE DEĞNEKSİZ DOLAŞANLAR

0
41

Bir mafya lideri çıktı bütün ülkeyi sarsan açıklamalarda bulundu. Bulunmaya da devam ediyor.

Sedat Peker’in anlattıklarının bu kadar etkili olması ve ithamda bulunduğu AKP’li kadroları darmadağın etmesinin nedeni kendisinin de çok yakın zamana kadar o kadroların içinde yer alması, AKP’nin içini çok iyi bilmesinden kaynaklanıyor. Yoksa Sedat Peker’in şu ana kadar söylediklerini ve hatta çok daha fazlasını muhalefet partileri zaten söylüyordu ama halk, onlar zaten muhalif, bunları söylemeleri normal deyip üzerinde durmuyordu. Kendisinin ihanete uğradığını söyleyip şimdiye kadar söylediklerinin de başka kaynaklar tarafından doğrulanması üzerine milyonlarca insan bir anda gözünü Sedat Peker’e çevirdi. Yayınladığı görüntüler birkaç saat içinde milyonlarca izlenme rekorunu kırmaya başladı.
AKP iktidarı altında kendini 20 yıldır mengene gibi sıkıştırılmış hisseden halkımız bu sıkışmışlıktan Sedat Peker aracılığıyla kurtulacağını, onun bu iddiaları yüzünden bu ceberut iktidarın yıkılabileceğini düşünmeye başladı. Bir bakıma Sedat Peker günümüzün Robin Hood’u haline getirildi.
En son yayınladığı 9. Videosunda aslında bir derece de Robin Hood’luk yaptı. Belediyelerdeki ihalelerde dönen yolsuzlukları açıklayıp buralardan çalınan halkın parasının halka dağıtılmasıyla çalışanların, emeklilerin, çiftçilerin çok daha fazla gelire kavuşacaklarını anlattı. Haksız mı? Sonuna kadar haklı!
Kamu ihalelerinde maliyetin kat kat üzerinde şişirilmiş bir rakam ortaya çıkarıldığını, ihaleyi alan şirketlerin de buradan kazandıklarını birçok siyasetçiye pay ettiklerini bilmeyenimiz yok. 1 liraya yapılacak bir işi 10 liraya kazanan şirket bu paranın yarısını alıp hiçbir iş yapmadan bu ihaleyi taşeron firmaya devrediyor. Taşeron firma da alt taşeronlara devrederek o da yolunu buluyor. Aradaki 9 lira haksız yere birilerinin cebine giriyor. Sedat Peker belediyelerdeki ihaleleri kastederek bu ithamda bulundu. Siz de diğer kamu kurumlarını hesaba katıp yukarıda anlattığımız şekilde işleyen sistemden yapılan vurgunları ve bu halkın neden açlık sınırının altında çalışmaya mahkum edildiğini ya da milyonlarca insanın neden işsiz şekilde dolaştığını düşünün.
Bu halkın bankası olan Ziraat Bankasından halkın parasını alıp zorla bu ülkenin en büyük medya grubuna çöreklenen Demirören grubunun bu parayı geri ödemediğini açıkladı. Ziraat bankasına da ticari sır denip utanmazca açıklama yaptırtıyorlar ve halkı bilgilendirmiyorlar. Köpeksiz köyde değneksiz geziyorlar adeta.
20 yıllık iktidarlarında FETÖ ve PKK ile işbirliği yaptıktan sonra en son ortak mafyanın ortaya çıktığını görüyoruz. Mafya aracılığıyla insanların mal varlıkları, paraları el değiştiriliyor ve AKP kadroları bunun içinde yer alıyor. Sedat Peker’in iddialarındaki en korkunç olanlardan bir tanesi bu konudur. Uluslararası kara para aklayıcısı bir dolandırıcı İçişleri bakanının koordinatörlüğünde yurt dışına kaçmayı başarıyor. Bu bakan da hala koltuğunda bir şey olmamış gibi oturabiliyor. Bunu gören yabancı yatırımcı sizce bu ülkeye yatırım yapar mı? Ya da yatırımı olan yabancı bu ülkede kalmaya devam eder mi?
Bütün bu gelişmeler sonucunda çoktan harekete geçmesi gereken yargıdan tık yok. Çünkü cumhuriyet savcısı hüviyetlerini çoktan yitirmişler ve Tayip Erdoğan’ın savcısı konumuna gelmişlerdir. Oradan talimat gelmediği sürece de hareket etmeyeceklerdir. O savcılar, yargıçlar bu cumhuriyetin bekçileridir ama mafya babaları onları da otellerine bağlamış, istedikleri gibi at koşturuyorlar. Eli kolu bağlanmış, talimat gelmeden harekete geçemeyen bir yargı sisteminin varlığı bir devlet krizidir.
Kısacası her yerden pis salyalar akıyor. Tıpkı Marmara denizini saran salyalar gibi her tarafımızı sarıp bizi soluk alamaz hale getirdiler. Tekrar soluk alabilmek için bu ülkenin çok acil olarak siyaset, ticaret mafya düzeninden kurtulması ve bunun için de çok acil olarak sağlıklı bir erken seçim yapılması gerekiyor. Gecikilen her bir gün bu ülkenin çok daha geriye gitmesi demektir.
tamerkayikci@yahoo.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here