ÇÖKME

0
38

Bir mafya lideri çıktı ulaslararası kara para aklayıcısı olarak itham edilen bir iş adamının oteline mafyavari yöntemlerle çöküldüğünü açıkladı. Sonrasında her şey çorap söküğü gibi gelmeye başladı. Kimisi ülkenin en ünlü marinalarından birine çökmüş. Kimisi devletin parasıyla ülkenin en büyük medya kuruluşuna çökmüş. Gözü yiyen gözünü kestirdiği yere çökmeye başlamış. Nasıl olsa ülkede hak hukuk adalet denen bir şey kalmamış.

Ülke gündemini belirleyen mafya liderinin açıklamaları ile gazeteci kılıklı kimilerinin mafyacılığa, kimisinin ajanlığa soyunduğunu, kara para aklayıcı işadamının otelinde bedavadan keyif çattığını da öğrendik. Tabii o keyifler çatılırken ne gibi bağlantıların yapıldığını da merak etmiyor değiliz.
Bizim hukuk sistemimize çökmüşlerin marifetiyle yurtdışına kaçan meşhur kara para aklayıcımızın gittiği yerde ABD’nin marifetiyle yakalanması ve mahkeme önüne çıkarılmasıyla beraber ilk isteği beni memleketimim hakimlerine teslim edin demesi oldu. Ne de olsa memleketin adalet sistemine çökülmüş, gücü yeten istediği kararı mahkemeden çok rahat çıkarmaya başlamış. Adam memlekete gelirsem en kısa zamanda zaten serbest kalırım şeklinde düşünüyor. Haksız da sayılmaz!

Memleket dahilinde üstüne çökülmeyen kurum kalmadı zaten. Kurumların tepesinde de millet aç susuz, işsiz güçsüz kıvranırken birçok kamu kurumundan ayrı ayrı maaş alan bürokratlar doldu. Bu bürokratların maaşları da bırakın bir işçi ya da memur maaşını mübarek cumhurbaşkanının maaşıyla yarışır oldu. Çift dikişli bu bürokratların yoksulluk sınırı en az 10 asgari ücretlinin toplamından aşağı düşmüyor. Bu bürokratların ortak bir özelliği de hepsinin geçmişinin AKP’de olması. Ya eski bir AKP’li milletvekili, ya bakan ya da belediye başkanı.
Kurumlara çökülür de devlete çökülmez mi? İktidara geldiği ilk günden bu yana bilerek ve isteyerek devletin her kurumunu şimdi terör örgütü olarak gördüğü FETÖ’ye teslim eden bir AKP var karşımızda. 15 Temmuz darbesinden sonra ne istediniz de vermedik diyen Tayip Erdoğan bunun en büyük ispatlayıcısı değil mi? Devletin tepesine çöken bu FETÖ devletin her aracını kullanarak ülkenin bütün kalelerini, bütün tersanelerini işgal etmedi mi? Kimin adına yaptı bunu? Tabii ki iplerinin bağlı olduğu ABD tarafından. 1 Mart tezkeresinin mecliste ret edilmesinin acısını ABD FETÖ aracılığıyla Balyoz ve Ergenekon kumpasları aracılığıyla Türk Ordusuna ağır yaralar aldırmadı mı? 17-25 Aralık soruşturmalarına kadar FETÖ’ye methiyeler düzen, hasretinden prangalar eskiten AKP’liler bugün hala hiçbir şey olmamış gibi yerlerinde durmaya devam etmiyor mu? 17-25 Aralık her ne kadar bir FETÖ organizasyonu olsa da sonuçta orada açıklanan belgeler, görüntüler hepsi gerçek. Para sayma makineleri, içi dolarlarla dolu ayakkabı kutuları, kol saatleri, parayı sıfırla ses kayıtlarını bu hak unutmadı, unutmayacak. Yargının üzerine çökülmesiyle bugün aklandığını zannedenler bağımsız yargı karşısında tabii ki bir gün hesabını verecekler.

FETÖ’den ağzı yanınca bundan ders çıkarırlar zannettiğimiz AKP’liler bu kez FETÖ’den boşalan yerlere başka tarikatların, cemaatlerin çökmesine yol vermiş durumda.
Devlet kurumlarında yükselmenin nedeni liyakata dayalı olması gerekirken AKP’ye sadakatla bağlı olanlar bütün köşe başlarını tutmuş durumda. Devletin her köşesine liyakatsızlık çökmüş vaziyette. Bunun sonucu olarak da her taraftan balonun patlaması gibi çürümüşlük, bilgisizlik akmakta.
15 Temmuz darbesini, Corana belasını fırsat bilip ülkede tüm özgürlüklerin üstüne çökülmüş, halk artık nefes alamaz hale gelmiş durumda. O kadar ki kafalarındaki gerici zihniyeti Corana tedbirlerinin arkasına gizleyerek fakat hiçbir bilimsel açıklaması olmayan, halkın biraz nefes almasını sağlayacak olan eğlenceler, müzik gösterileri bile bu halka fazla görülüp kısıtlama getirildi. Gece yarısı 12’ye kadar bulaşmayan virüs bu saatten sonra nasıl bulaşacaksa! Amaç eğlence kültürünü, içki içilen mekanların geleceğini baltalamak. Kısacası karanlık ülkenin üzerine bir kabus gibi çökmüş durumda.

Turistlerin gelmesi için kendi halkını aşağılarcasına turistle “yüz yüze gelecek olan herkes aşılanacak” diyen bu ilkel zihniyet sayesinde eğlence kültürünün yasaklanmasıyla hangi turistin gelmesini bekliyorsunuz!

Ülkem günden güne daha da karanlığa bürünüyor. Bunun dip noktası neresi belli değil. O dip noktasını bulmasına gerek kalmadan ülkemin bir an önce aydınlığa kavuşturulması gerekiyor. Bunun için de en başta adil olarak yapılacak seçimlere çok ihtiyaç var. Umarım o seçimlere kadar ülkemin karanlığına neden olanlar yangından mal kaçırırcasına bu ülkeyi daha da soyup soğana çevirmezler. Çünkü daha şimdiden kendi yandaş şirketlerine, uluslararası şirketlere ülkemin geleceğinin en az 30-40 yılını ipoteklediler.
tamerkayikci@yahoo.com

TEILEN
Önceki İçerikYEMEK
Sonraki İçerikSAPANLA KUŞ AVLAMAK

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here